Sınavın bir kısmı, sınav salonuna girmeden önce başlıyor. Çantanın hazır olup olmadığı, yola ne zaman çıkıldığı, sabah yenip yenmediği ve ilk soruya bakarken zihnin nerede olduğu, çoğu zaman konu bilgisi kadar belirleyici oluyor. Bunu, sınavlarda öğrenciyken ben de zor yoldan öğrendim.
Bu yazıda YKS sınav günü hazırlığını, DEHB'li bir beynin zorlanabileceği noktalara göre, küçük ve uygulanabilir adımlarla ele alıyorum. Kural, belge ya da sınav detayı vermiyorum; çünkü bunlar yıldan yıla değişebiliyor ve doğru kaynak ÖSYM'nin kendi duyuruları. Burada anlatacaklarım, sabahı nasıl biraz daha sakin yaşayabileceğinle ilgili.
Kısaca: YKS sınav günü hazırlığı, bilgi kadar sakin bir sabah kurmakla ilgili. Önceki akşam her şeyi hazırlamak, yola erken çıkmak, sade bir sabah akışı kurmak ve dikkatin dağıldığında ne yapacağını önceden bilmek, DEHB'li bir beyin için sınav stresini azaltabilir. Kuralları ve belgeleri ÖSYM'nin güncel duyurularından kontrol et.
YKS sınav günü hazırlığı DEHB'li biri için neden ayrıca önemli?
Sınav günü, rutinin dışında bir gün. Alışık olmadığın bir yer, erken bir uyanış, kalabalık bir ortam ve büyük bir baskı. DEHB'li bir beyin için bunların her biri ek bir yük getirebiliyor:
- Unutkanlık. Heyecan ve acele, eşyayı ve önemli şeyleri unutma ihtimalini artırabiliyor.
- Zaman algısı. "Daha vaktim var" hissi, yola çıkışı geciktirebiliyor.
- Duyusal yük. Kalabalık, ses, ışık ve alışılmadık bir sınıf, odağı yorabiliyor.
- Kaygı. Sınav kaygısı, dikkatin zaten zor toplandığı bir anda iyice yükselebiliyor.
- Karar yorgunluğu. Sabah ne giyeceğime, neyi yiyeceğime, ne zaman çıkacağıma karar vermek bile enerji alıyor.
Bunların hiçbiri "zayıflık" değil; sadece bu beynin sınav gibi yüksek baskılı bir günde nasıl yorulabileceğinin haritası. Haritayı önceden bilmek, sürprizleri azaltıyor.
Bu yüzden amacım, sınav gününü olabildiğince az karar, az sürpriz ve az acele içeren bir güne çevirmek.
Önceki akşam: her şeyi hazırlayıp kapatmak
Sınav sabahı verilecek kararların çoğunu bir önceki akşama taşımak, en işe yarayan şeylerden biri. Benim akşam hazırlık düzenim şöyle olurdu:
- Belgeleri ve kuralları kontrol etmek. Sınava giriş için gerekenleri ve sınavda nelerin serbest ya da yasak olduğunu ÖSYM'nin o yılki kılavuzundan ve duyurularından bir kez daha okumak. Ezberden ya da başkasının söylediğinden değil, resmi kaynaktan.
- Çantayı hazırlayıp kapının yanına koymak. Sabah "nerede bu?" diye aramamak için. Gerekli şeyleri bir yere topladıktan sonra çantayı açıp tekrar karıştırmamak.
- Kıyafeti seçmek. Rahat, katman halinde (salon sıcak ya da soğuk olabilir) ve dikişi, etiketi rahatsız etmeyen bir şey. Sınav günü yeni bir kıyafet denemek güvenli değil.
- Sabah yiyeceğini düşünmek. Alışkın olduğun, midene dokunmayan bir şey; yeni bir şey denemek için sınav günü uygun değil.
- Alarmları kurmak. Birden fazla alarm, ve bir yedek: yanındaki birinin seni araması gibi.
- Erken yatmayı denemek. Mükemmel bir uyku her zaman mümkün olmuyor; ama yatağa erken girip dinlenmek de bir hazırlık.
Bu listede "ne kadar çalışmam gerek" yok. Son akşam, bilgi yüklemek için değil, zihnimi sınav sabahına hazırlamak için.
Yolu ve zamanı önceden görmek
Sınav yerine nasıl gideceğini, kaç dakika süreceğini ve nerede biteceğini önceden bilmek, sabahın belirsizliğini ciddi biçimde azaltıyor. Mümkünse yolu önceden görmek, en azından haritada izlemek iyi gelebilir.
Zaman körlüğü olan biri olarak şunu öğrendim: Hesapladığım süreye mutlaka bir tampon eklemek gerekiyor. Yolda bir aksilik olacağını varsayarak çıkmak, sabaha sakin başlamamı sağlıyor. Sınav yerine erken varıp biraz beklemek, geç kalma stresinden çok daha az yorucu.
Yolda ve beklerken beni rahatlatan küçük şeyler: Sakin bir şeyler dinlemek (kuralların izin verdiği yerde), son dakika konu tekrarına girmemek, zihnimi bir kenara bırakıp sadece derin nefes almak. Son dakikada okunan bir konu çoğunlukla öğretmekten çok panik yaratıyor.
Sınav sabahı: sade bir akış
Sınav sabahı için sade bir akış belirlemek, "ne yapıyorum?" sorusunu ortadan kaldırıyor:
- Uyanmak, su içmek, hafif bir kahvaltı.
- Hazırlanmak, çantayı son kez kontrol etmek.
- Telefon ve eşyalarla ilgili kuralları önceden kılavuzdan okumuş olmak ve sabah sınavla ilgili sosyal medya akışlarına bakmamak.
- Yola çıkmak, tampon süreyle.
Düzenli kullandığın bir ilaç ya da tedavi varsa, sınav sabahı rutini konusunda doktoruna önceden danışmak en doğrusu; ben bu konuda hiçbir şey öneremem. Kendi başına değişiklik yapmamak da önemli.
Bir de aksilik ihtimali için küçük bir yedek plan düşünmek rahatlatıyor: Yolda bir gecikme olursa kime haber vereceğim? Bir eşyayı unuttuğumu fark edersem ne yapacağım? Bu soruların cevabını önceden bilmek, aksilik gerçekten çıkarsa paniğin ilk dalgasını yumuşatıyor. Her olasılığı hesaplamaya çalışmak da gereksiz; sadece en olası iki üç şeye bir cevap hazırlamak yeterli.
Sabahın tonu da önemli. Sabahın ilk saatlerinde "Başaramazsam ne olur?" diye düşünmek yerine, tek bir cümle seçmek bana yardım etti: "Bugün yapabildiğimi yapacağım." Kulağa basit geliyor, ama panik anında sade bir cümle bir çapa işlevi görüyor.
Sınav sırasında: dağılırsan ne olur?
Sınav sırasında dikkatin dağılacak. Bunu baştan kabul etmek, dağıldığında panik yapmaktan korur. Önemli olan dağılmamak değil; fark edip geri dönebilmek.
Küçük hatırlatmalar:
- Dağıldım, fark ettim, döndüm. Bu üç adımı kendi içinde cümleye çevirmek.
- Soruyu yeniden okumak. Zihin kaydığında soruyu baştan okumak, bir sıfırlama gibi.
- Zor soruyu işaretleyip geçmek. Takılıp zaman kaybetmek yerine sonraya bırakmak.
- Kısa bir nefes. Birkaç saniyelik yavaş bir nefes, bedeni yatıştırıyor.
- Kolay sorulardan başlayıp ivme yakalamak. İlk birkaç soru rahat gidince, zihin ısınıyor.
Bunların hiçbirini ilk kez sınav gününde denemek istemezsin. Deneme sınavlarında kısa bir strateji çalışmak, gerçek gün için hazırlık oluyor.
Sınavdan sonra
Sınav bitince cevapları hemen karşılaştırmak, birçok kişide gereksiz bir üzüntü ya da kaygı getirebiliyor. Benim için işe yarayan, sınavdan sonra bir süre sınavla ilgili hiçbir şey okumamak ve kendime küçük bir iyi davranmak: bir yemek, bir yürüyüş, bir sessizlik.
Eğer sınav günü ya da sonrasında yoğun kaygı, uykusuzluk, umutsuzluk ya da kendine zarar verme düşünceleri yaşıyorsan, beklemeden bir psikolog ya da psikiyatristle konuş; acil durumlarda 112'yi ara. Sınav sonucu, senin değerinin ölçüsü değil.
Kendime not
Sınav günü için en önemli hazırlık, beni yargılamayacak bir sabah kurmak. Eşyam hazır, yolum belli, kararlarım azalmış.
Orada bir şeyler ters giderse bile, hazırlığım boşa gitmiş olmayacak: Çünkü sakin bir sabaha giden her küçük adım, sınavın dışında da bir şey öğretiyor: Kendime biraz daha nazik davranmayı.