Evden çalışmak özgürlük gibi başlıyor, sonra bir gün fark ediyorsun ki öğlen olmuş ve hâlâ bir maile cevap vermemişsin. Ofisteki o “herkes çalışıyor” havası yok; masanın başında kimse yok, sadece sen ve sonu gelmeyen sekmeler.
Bir coworking alanına gitmek iyi gelir ama her gün mümkün değil. Online coworking, o masayı evine getiriyor.
Kısaca: İş odasına oturuyorsun, bu turda yapacağın tek işi yazıyorsun ve başkalarıyla aynı sayaçla çalışıyorsun: 25 dakika odak, 5 dakika mola. Toplantı yok, sohbet yok, kimse ne yaptığını görmüyor.
Neden başkalarıyla aynı anda çalışmak?
Çünkü başlamak kolaylaşıyor. Yanında biri sessizce çalışırken insan daha az erteliyor. DEHB dünyasında buna body doubling deniyor, ama DEHB'li olmasan da tanıdık gelebilir. Kütüphanede ya da kafede daha iyi çalışanlar ne demek istediğimi bilir.
Evden çalışanlar için küçük bir düzen
- Günün ilk turu, günün en sıkıcı işi. O mail, o fatura, o form. 25 dakika sonra bitmiş olur.
- Bir turda tek iş. “Projeyi bitir” değil, “sunumun ilk üç slaydı”.
- Molayı gerçekten ver. Sayaç mola dediğinde kalk, su iç, pencereden bak. Mola, sonraki turun yakıtı.
- Aklına gelenleri kenara yaz. Çalışırken aklına başka bir iş gelirse “Aklıma bir şey geldi” kutusuna yaz; sayaç durmaz, iş de kaybolmaz.
- Arka plan sesi. Kafe sesi coworking havasını iyi verir; klavye sesi de garip şekilde insanı yazmaya çağırıyor.
Kime uygun, kime değil?
Serbest çalışanlar, uzaktan çalışanlar, tez yazanlar, kendi işini kuranlar için. Toplantı ya da ekip iletişimi arıyorsan bu oda sana göre değil; burada kimse kimseyle konuşmuyor. Amaç sohbet değil, birlikte sessizce iş bitirmek.
Ders çalışan biriysen online kütüphane ya da online ders çalışma odası daha yakın gelebilir.
Bugünkü yapılacaklar listenden en küçüğünü seç ve bir tura otur. Gerisi sonra.