Bir akşam ders çalışmaya oturamıyordum. Telefonda bir “study with me” videosuna denk geldim; birinin masası, kalem sesi, bir sayaç. Videoyu açtım ve kendi kitabımı açtım. İlk yarım saat gerçekten çalıştım. Sonra videonun altındaki yorumları okumaya başladığımı fark ettim. İşte o gün hem bu yöntemin gücünü hem de zayıf noktasını görmüş oldum.
Ben DEHB'li bir yetişkinim, uzman değilim. Burada kendi gözlemlerimi paylaşıyorum.
Kısaca: Birlikte ders çalışma, başkalarıyla aynı zamanda sessizce çalışmak. Study with me videoları bunun izleyerek hâli; MASA'da ise ortak bir masaya oturup ortak sayaçla çalışıyorsun. Kamera ve mikrofon gerekmiyor, puan ve seri yok.
Study with me nedir, neden bu kadar ilgi görüyor?
“Study with me” İngilizce “benimle çalış” demek. Genelde bir kişi masasında çalışırken kamerayı açıyor; izleyen de kendi işini yapıyor. Videoların çoğunda sayaç, sakin bir müzik ya da ortam sesi ve sessiz bir odada kalem sesi var.
Neden bu kadar sevildiğini düşünüyorum? Çünkü başlamak zor ve bir başkasının çalıştığını görmek, “ben de oturabilirim” demeyi kolaylaştırıyor. Bu, kamerasız bir yan masa gibi. Türkçe içerik arayanlar için ayrıca küçük bir rahatlık var: dil yakın, atmosfer tanıdık. “Study with me Türkçe” diye aradığında çoğunlukla sessiz, sayaçlı ve sakin müzikli çalışma videoları buluyorsun. Bu videolar kimine göre motivasyon, kimine göre sadece hoş bir arka plan. Ben ikisini de anlıyorum.
Video izlemek ile ortak bir masaya oturmak arasındaki fark
Benim tecrübem şöyle:
- Videoda başkası seni görmüyor. Sen onu izliyorsun, o sana bakmıyor. Bu hâl bazı insanlara yeterli, bazıları için biraz mesafeli.
- Videonun yan etkisi: Ekranda başka bir şey de var. Yorumlar, önerilen videolar, reklam. DEHB'li biri olarak bunların her biri küçük bir kapı.
- Ortak bir masada ekranda sayaç ve sessiz bir oda var; kaçacak başka bir yer yok. MASA'daki katılımcılar şu an örnek katılımcılar; canlı masalar hazırlanıyor.
Bu bir kıyas değil, bir tercih. Video seviyorsan devam et. Ama video izlerken dikkatin sık sık yan kapıya kayıyorsa, başka bir seçenek var.
Bir de şu var: Videoda çalışan kişinin hızı ve düzeni, bazen kendimi onunla kıyaslamama yol açıyor. “O üç saattir kıpırdamadan çalışıyor, ben neden yapamıyorum” düşüncesi çok kolay geliyor. Oysa video bir kurgu; o kişinin gününün tamamı değil. Ortak bir masada herkes kendi işinde ve kimsenin hızı görünmüyor; bu da kıyası azaltıyor.
MASA'da birlikte ders çalışma nasıl işliyor?
MASA'da “masa” dediğimiz ortak odalar var: ortak bir sayaç, sessiz bir masa. Konuşma, kamera, mikrofon yok. Masadaki katılımcılar şu an örnek (simüle) katılımcılar; canlı masalar hazırlanıyor. Sayaç 25/5, 45/15 ya da 50/10 döngülerinden biriyle ilerliyor.
Başlamak için üç yol:
- “Şimdi başla”: Senin için birkaç saniye içinde bir masa seçiliyor.
- Bölüm seçerek: YKS, LGS ya da Üniversite bölümlerinden birinde bir masaya oturabilirsin. LGS masaları çocuklar için güvenli: kamera ve sohbet yok.
- Tek başına odak sayacı: O gün insan istemiyorsan.
Masaya oturduktan sonra ortam panelinden dokuz sesten birini açabilirsin. Masa lambası ekranın geri kalanını karartıyor. Yapılacaklar listesine tek bir iş yazmak, ilk tur için yeterli.
Birlikte çalışmak DEHB'de neden işe yarayabilir?
Bu konuda büyük iddialarım yok. Yalnızca şunu gördüm: Yanımda birinin çalıştığını bildiğimde masadan kalkmak biraz daha zor oluyor. Başlamak daha kolay. Bu bir baskı değil, daha çok bir “eşlik”.
Bu yönteme DEHB çevrelerinde “body doubling” deniyor. Bu konuda ayrı bir sayfa var; ayrıntıyı oraya bırakıyorum. Şunu eklemem lazım: Bu yöntem herkese uymuyor. Bazı insanlar yalnızken çok daha iyi çalışıyor. Bu da tamamen geçerli.
Ben birlikte çalışmayı daha çok “başlama” anında seviyorum. İlk on beş dakika geçtikten sonra çoğu zaman kendi akışıma giriyorum ve ortak masayı unutuyorum. Yani birlikte çalışma bende bir itiş gibi işliyor; sonrasında yolu yine kendim yürüyorum.
Birlikte çalışırken küçük ipuçları
- Çok küçük başla. İlk tur 15 dakika. İlk tura 50 dakika koymak yerine sadece masada kalmayı hedefle.
- Tek iş seç. Ders çalışma listesinin tamamını değil, o turun işini.
- Telefonu uzağa koy. Ekran dışına, başka bir odaya, olabildiğince.
- Dikkatin dağılırsa. “Dikkatim dağıldı” düğmesine bas. Kaldığın yeri, daha küçük bir sonraki adımı ve 1 dakikalık nefes alanını gösteriyor. Utanmak gerekmiyor.
- Mola gerçek olsun. Su iç, kalk. Molayı sosyal medyaya dönüştürme.
- Küçük bir hazırlık yap. Oturmadan önce su, defter ve kalem hazır olsun. Masadan kalkma sebeplerini baştan azaltmak, sayaç başladığında işini kolaylaştırıyor.
- Ortam sesi seç ama fazla uğraşma. Yağmur, kahverengi gürültü ya da kütüphane gibi sakin bir ses yeterli; bir karışım seçip 25 dakika boyunca değiştirme. Sesi kısık tut.
Son söz
Birlikte ders çalışmak bir yöntem olmaktan önce, bir his: yalnız değilim. O his bazı günler çok işe yarıyor, bazı günler hiç. Ben iki durumu da kabul ediyorum. Sen de masaya oturup sessiz bir odanın içinde, kendi işinle baş başa kalabilirsin. Ya da hiç oturmayabilirsin. Hangisini seçersen seç, bir günü de yargılamak zorunda değilsin.