Yan masada biri klavyede hızlı hızlı yazıyorsa, bende garip bir etki oluyor: Sinirlenmek yerine, “ben de çalışmalıyım” diyorum. Bu yazının konusu bu: Klavye sesi ile çalışmanın bende neden bazen işe yaradığı ve bazen yaramadığı.
Söylediklerim bir hekimin değil, bunu içeriden yaşayan birinin gözlemleri. Aşağıdakiler kendi deneyimim.
Kısaca: Klavye sesleri, birinin yanında çalıştığı hissini verebilen ve ritim sağlayabilen bir fon. Bazı insanlarda ASMR benzeri bir rahatlama hissi yaratıyor; bazılarında ise dikkat dağıtıyor. Kısık aç, deneyip karar ver.
ASMR nedir, klavye sesinde ne oluyor?
ASMR, bazı insanlarda hoş bir karıncalanma ya da rahatlama hissi bırakan seslere verilen genel bir ad. Fısıltılar, kâğıt sesleri, tuş sesleri gibi. Herkes bunu hissetmiyor, bu da normal. Ben klavye seslerinde karıncalanma hissetmiyorum ama sakin bir meşguliyet hissediyorum.
Bunun bilimsel açıklamasını bilmiyorum ve kendim uydurmak istemiyorum. İnternette ASMR üzerine çok iddia dolaşıyor; ben o iddialardan birini seçip sana satmayacağım. Sadece şunu söyleyebilirim: Tuş sesleri bende “başkası da iş yapıyor” hissi veriyor. Bu da kendime ait işi yapmak için bir tür yan masa efekti yaratıyor.
Klavye sesi bazı DEHB'lilere neden işe yarayabilir?
Temkinli konuşayım: Bende bu üç şey işe yarıyor.
- Ortaklık hissi. Yalnız çalışmak zorlaştığında, tuş sesi bir arkadaşın yanımda olması gibi hissettiriyor. Bu biraz body doubling mantığına benziyor; gerçek bir insanın yerini tutmuyor ama yaklaşıyor.
- Ritim. Yazı yazarken tuş ritmi, kendi cümlelerimi akıtmama yardım ediyor gibi.
- Küçük bir “başla” işareti. Sesi açınca bedenim klavyeye uzanıyor.
Bunların hiçbiri kesin bir bilgi değil, hepsi gözlem. “Bende böyle oluyor” demek istiyorum.
Klavye sesi ne zaman işe yaramaz?
Bu ses diğerlerinden daha “tartışmalı”, çünkü tuş sesleri insanlar arasında en çok bölünen seslerden biri. Bazıları bayılıyor, bazıları hiç sevmiyor. Benim listem:
- Kendi yazma temponla çakıştığında. Başkasının ritmi seninkinden farklıysa kafa karıştırıcı olabilir. Ben yazarken kendi tuşlarımın sesini zaten duyuyorum; üstüne bir de başka klavye gelince bazen ritim çakışıyor ve ben yazmak yerine seslerin uyumunu dinlemeye başlıyorum.
- Okuma yaparken. Tuş sesleri sabit bir ritim taşıyor ve okurken zihnim ritmi takip edebiliyor.
- Sesler sinirini bozuyorsa. Bazı insanlar mekanik klavye seslerine tahammül edemiyor. Bu bir eksiklik değil, bir tercih.
- Ses yüksekken. Kulaklıkla özellikle yüksek tuş sesleri keskin geliyor; kulağını yormayacak bir seviyede kal.
Kulağında rahatsızlık hissedersen sesi kapat ve devam ederse bir doktora danış. Bir de şunu ekleyeyim: Klavye sesini sevmiyor olman, bu yazıdaki diğer seslerden birini sevmeyeceğin anlamına gelmiyor. Dokuz sesin her biri farklı bir doku; biri uymazsa diğeri uyabilir.
MASA'da klavye sesi nasıl açılır?
Ortam panelinden klavye seslerini seç. Ses tarayıcıda üretiliyor, bir şey indirmene gerek yok. Başlangıçta sesi çok kısık tut; klavye sesi, öne çıkınca hızlıca rahatsız edici hâle gelebiliyor.
En çok işe yarayan karışımlarım:
- Klavye + yağmur: Yağmur zemin, tuş sesi hafifçe üstte. En sevdiğim.
- Klavye + kafe: Kafede laptopla çalışan insanların havası.
- Klavye + vantilatör: Düz bir zemin üzerinde ritim. Kodlama ya da yazı işleri için.
- Klavye + kahverengi gürültü: Sesi çok kıs; kahverengi gürültü tuşları yumuşatıyor.
Klavyeyi başka ritmik seslerle (gece treni, dalga) karıştırmamaya çalışıyorum. Bu konuda katı bir kural yok; sadece bende kulağın aynı anda iki ritmi izlemeye çalışıp yorulduğunu gördüm. İki ritim çakışınca beyin hangisini izleyeceğini seçemiyor ve ses bir anda yorucu oluyor.
Benim deneyimimde klavye sesi şu işlerde daha iyi çalışıyor:
- Yazı yazma, not düzenleme, özet çıkarma
- Form doldurma, e-posta cevaplama
- Tekrar ve düzenleme gibi “beyni çok yormayan ama başlaması zor” işler
Yeni bir konuyu ilk kez öğrenirken ya da zor bir problem çözerken ise genelde daha düz bir sese ya da sessizliğe dönüyorum. Bu ses beni hareket hâlinde tutuyor; dururken düşünmem gerektiğinde ise fazla “yapıyor” hissi veriyor.
İlk denemen için
Bir işi seç; mesela kısa bir e-posta ya da iki paragraf not. Sesi çok kısık aç, 15 dakikalık bir sayaç kur ve yalnızca o işe odaklan. Bu süre içinde dikkatin dağılırsa “Dikkatim dağıldı” düğmesine bas; kaldığın yeri, daha küçük bir sonraki adımı ve istersen 1 dakikalık bir nefes alanını gösteriyor.
Daha da “birlikte” hissetmek istersen ortak bir masaya otur. Ortak bir sayaç var; kamera ve mikrofon gerekmiyor. Masadaki katılımcılar şu an örnek katılımcılar, canlı masalar hazırlanıyor. Klavye sesi arka planda, masa da sessiz.
Kapanış
Bazı insanlar klavye sesini sevmeyebilir, bu çok normal; hatta gerçek hayatta başkasının klavye sesi seni çıldırtıyor olabilir. Bunun ses seçiminle bir ilgisi yok, kimse seni bu konuda yargılamıyor. Sessizlik, yağmur ya da kahverengi gürültü gibi başka seçenekler var. Önemli olan sesin seni çalışmaya yaklaştırması, uzaklaştırmaması. Bir ses seni uzaklaştırıyorsa kapat. Başka bir gün tekrar dene, ya da hiç deneme.