Ders çalışırken vantilatör açmak, bir dönem masaya oturunca ilk yaptığım şeylerden biriydi. Sıcak olduğu için açıyordum ama bir süre sonra anladım ki asıl sebep rüzgâr değil, sesti. Vantilatör çalışmayınca oda fazla sessizdi ve o sessizlikte kafamın içindeki sesler daha da yükseliyordu. Vantilatör sesi bu yüzden MASA'nın ortam seslerinden biri oldu.
DEHB ile yaşıyorum ama uzman değilim. Burada anlattıklarım kendi gözlemlerim.
Kısaca: Vantilatör sesi düz, sürekli ve sade bir uğultu; bazı insanlar çalışırken küçük sesleri örtmek için kullanıyor. Herkese uymaz, sessizlik tercih edenler de var. Kıs, dene, işe yaramazsa kapat.
Vantilatör sesinin bende yaptığı şey
Vantilatörün sesi yağmur gibi bir hikâye anlatmıyor, kafe gibi insanları çağrıştırmıyor, tren gibi bir ritim taşımıyor. Sadece orada. Bende bu “hiçbir şey olmayan ses” beynimin bir şeyi izleme ihtiyacını susturuyor. Başka bir deyişle, kulağıma bir şey vermiyor ama boşluğu da bırakmıyor.
Bir dönem bunu “dikkatim dağılmasın diye” yaptığımı düşünüyordum, ama aslında dağılan şeyin dışarıdan gelen ses değil, içerideki gürültü olduğunu fark ettim. Düz bir ses, içerideki gürültüye bir tür eşlikçi oluyor; onunla yarışmıyor.
Bunun nedenini bilmiyorum. Belki düzenli bir ses olduğu için, belki alışkanlık yüzünden. Bu yüzden kesin bir iddiada bulunmuyorum; “bende böyle” demek daha dürüst.
Vantilatör sesi ne zaman işe yaramaz?
Kendi tecrübemden birkaç not (hepsi “bende böyle”, kural değil):
- Tonu fazla sıkıcı olabilir. Düz sesler bazen beni uykuya çekiyor; öğleden sonra ders çalışırken bu tehlikeli olabiliyor.
- Yüksek olursa yorucu. Düşük frekanslı uğultu uzun süre yüksek seviyede dinlenirse bazı insanlarda baş ağrısına yol açabiliyor. Sesi kıs.
- Bazı insanlar için “ses kirliliği.” Eğer seslere hassassan ve fon sesi seni rahatsız ediyorsa, vantilatörü denemek zorunda değilsin.
- Gerçek bir vantilatör varken. Ortamda gerçek bir fan çalışıyorsa MASA'daki sesi üstüne eklemek gereksiz olabilir.
Kulaklık kullanıyorsan ses seviyesini düşük tut ve arada ara ver. Kulağında bir rahatsızlık hissedersen bir doktora danışmanı öneririm.
Vantilatör sesi ve diğer sesler arasındaki fark
Ortam seslerini bir ölçekte düşünebilirsin: bir ucunda tamamen düz sesler var (kahverengi gürültü, vantilatör), diğer ucunda küçük olaylar içeren sesler (kafe, kütüphane, klavye). Vantilatör, düz ucun en yalın örneği.
Kahverengi gürültü daha derin ve yuvarlak, vantilatör daha “hava” gibi. Aralarında seçim yapmak zorunda değilsin. Ben ikisini birbirine yakın seviyede açıp hangisinin daha sevimli geldiğine bakıyorum.
MASA'da vantilatör sesi nasıl kullanılır?
Çalışma odasına girince ortam panelinden vantilatörü seç. Ses tarayıcıda üretiliyor, bu yüzden bir şey indirmene gerek yok. İlk adım olarak sesi çok kısık aç.
Karıştırma fikirleri:
- Vantilatör + yağmur: Düz bir zemin üzerine hafif yağmur. Uzun okuma ve not çıkarma için.
- Vantilatör + klavye sesleri: Yazı yazarken ritim tutmak istediğimde.
- Vantilatör + şömine: Odayı biraz sıcak göstermek için; yaz aylarında beni şaşırtacak kadar iyi çalışıyor.
Bir karışımı önceden kararlaştırmak, “hangi sesi ne kadar açayım” diye vakit kaybetmeni önleyebilir. Fan sesini zemin yapıp üzerine tek bir ikinci ses eklemek çoğu zaman yeterli. Üç sesin üst üste binmesi, düz bir sesin en büyük avantajı olan sadeliği bozuyor. Sade bir ortamda çalışmayı seven biriysen, vantilatörü tek başına açıp bırakmak çoğu zaman yeterli. Seçtiğin karışıma birkaç dakika dokunmamak da güzel; ses ayarı bende kolayca bir kaçış yoluna dönüşüyor. “Önce sesi ayarlayayım” cümlesi, çoğu zaman “henüz başlamak istemiyorum” demenin sevimli bir yolu. Bunu fark etmek, kendimi suçlamadan sesi seçip işe dönmemi kolaylaştırdı.
Küçük bir başlangıç denemesi
Vantilatör sesi “başlama sesi” olarak da işe yarayabilir. Sesi aç, 15 dakikalık odak sayacını başlat ve masanda yalnızca bir iş bırak. Başlamak istemediğin günlerde bile bu kadarını yapabilmek benim için büyük bir kazanç oluyor.
Dikkatin dağıldığında “Dikkatim dağıldı” düğmesine bas. Ekran seni nerede kaldığına geri döndürüyor, daha küçük bir sonraki adım öneriyor ve istersen 1 dakikalık bir nefes veriyor. Bir de masa lambasını açıp ekranın geri kalanını karartabilirsin; düz bir ses ve loş bir ekran birlikte sade bir köşe oluşturuyor.
Ortak bir masaya oturmak da mümkün: ortak bir sayaç altında sessizce çalışıyorsun. Kamera ve mikrofon gerekmiyor; masadaki katılımcılar şu an örnek katılımcılar, canlı masalar hazırlanıyor.
Kendime hatırlatma
Bir de şunu ekleyeyim: Gerçek vantilatörün serinliği, hareketi ve vücuduna dokunuşu başka bir şey. MASA'daki vantilatör sesi serinlik vermiyor; sadece sesi taşıyor. Bunu bilmek, ona gereğinden fazla anlam yüklememi önlüyor. Ses bir araç, ben aracı ihtiyacıma göre kullanıyorum.
Bir sesi sevmek zorunda değilim. Vantilatör sesi bende güzel çalışıyor ama başka bir günde sessizlik daha iyi gelebiliyor. Ben ses seçimini bir “doğru cevabı bulma” işi olarak görmeyi bıraktığımdan beri rahatladım. Seçtiğim ses ne olursa olsun, masaya oturmuş olmam asıl kazanç. Bugün ne iyi geliyorsa onu kullanıyorum, yarın değişirse değiştiriyorum.