Kısa çalışma blokları ile YKS'ye hazırlanmak mümkün mü?

Uzun çalışma saatleri sana göre değilse kısa bloklarla YKS'ye hazırlanmak mümkün. DEHB'li bir beyin için küçük ve sık bloklardan oluşan düzeni anlatıyorum.

· · 4 dk okuma

Bir arkadaşım "Günde altı saat çalışmam gerekiyor ama iki saatten fazla dayanamıyorum" demişti bana. Bu cümlenin içinde bir suçluluk vardı; sanki iki saat yetersiz bir şeydi. Oysa mesele süre değil, o sürenin nasıl parçalandığıydı. Kısa çalışma blokları ile YKS'ye hazırlanmak, uzun saatler dayanamayan bir beyin için cezalandırıcı olmayan bir yol sunuyor.

Bu yazıda, büyük ve tek parça çalışma saatleri yerine küçük, sık bloklardan oluşan bir düzenin nasıl kurulabileceğini konuşmak istiyorum.

Kısaca: DEHB'li bir beyin için uzun, kesintisiz çalışma saatleri genellikle sürdürülebilir değil. Kısa çalışma blokları, aralarında net molalarla, aynı toplam süreyi daha az yorucu ve daha odaklı hale getirebiliyor.

Uzun çalışma saatleri neden bu kadar zor geliyor?

Dikkat, sabit bir kaynak değil; zaman içinde dalgalanan bir şey. İlk yirmi otuz dakika genellikle en güçlü olduğu dönem, sonra yavaşça düşüyor. DEHB'li bir beyinde bu düşüş daha hızlı ve daha derin olabiliyor. Bir saatin sonunda hâlâ masada oturuyor olman, o sürenin tamamında odaklı olduğun anlamına gelmiyor.

Uzun oturumların bir başka zorluğu da başlangıç korkusu. "Şimdi üç saat çalışmam gerekiyor" düşüncesi, kitabı açmadan önce bile yorucu bir ağırlık taşıyor. Bu ağırlık, başlama anını geciktiriyor ve bazen başlamayı tamamen imkânsız hale getiriyor.

Bir de şu var: uzun bir oturumun ortasında dikkat dağıldığında, geri dönmek küçük bir molaya göre çok daha zor. Telefona bakmak, pencereden dışarı dalmak ya da başka bir işe geçmek, uzun ve monoton bir sürede çok daha cazip hale geliyor.

Kısa çalışma blokları ile YKS'ye nasıl hazırlanılır?

Kısa blok düzeninin mantığı basit: çalışmayı büyük bir bütün olarak değil, küçük, net sınırları olan parçalar olarak görmek. Bir blok on beş dakika da olabilir, otuz dakika da; önemli olan senin için gerçekten sürdürülebilir bir uzunluk bulmak.

Bir blok düzeni kurarken şu adımları deneyebilirsin:

  1. Gerçekçi bir süre seç. Mevcut odaklanma süreni abartmadan, dürüstçe tahmin et.
  2. Bloğa tek bir net görev ver. "Matematik çalışacağım" değil, "bu bloğu on soru çözerek geçireceğim" gibi somut bir hedef.
  3. Zamanlayıcı kur. Süre dolduğunda otomatik olarak durman, bitirme kararını kendine bırakmaktan daha kolay.
  4. Blok bitince kısa bir mola ver. Molayı da zamanlayıcıyla sınırla.
  5. Birkaç blok sonra daha uzun bir mola planla.

Bu yapı, gün içindeki çalışmayı küçük, tamamlanabilir parçalara bölüyor. Her blok bittiğinde bir tamamlanma hissi yaşıyorsun ve bu his, bir sonraki bloğa başlamayı kolaylaştırıyor.

Blok uzunluğunu kendine göre ayarlamak

Herkesin ideal blok süresi farklı. Bazı günler yirmi dakika bile uzun gelebilir, bazı günler kırk beş dakika akıp gidebilir. Standart bir sayıya sıkı sıkıya bağlanmak yerine, kendi örüntünü gözlemlemek daha faydalı.

Bunu anlamanın bir yolu, bir hafta boyunca blokların sonunda kısaca not almak: Bu blokta ne kadar odaklı kaldım? Ne zaman dikkatim dağıldı? Bu notlar zamanla sana kendi ritmini gösteriyor. Belki sabahları daha uzun bloklar işliyor, akşamları kısa bloklar daha mantıklı oluyor.

Gün içinde de süreyi sabit tutmak zorunda değilsin. Zor ve yoğun bir ders için daha kısa bloklar, daha akıcı giden bir konu için biraz daha uzun bloklar kullanabilirsin. Blok süresi bir kural değil, bir araç; işine yaradığı kadar kullan.

Molaları moladan çıkarmamak

Kısa blok düzeninin en sık bozulduğu yer, molalar. Beş dakikalık bir mola, telefona bakarken kolayca yirmi dakikaya, hatta daha fazlasına uzayabiliyor. Bu durumda blokların avantajı kayboluyor.

Molayı koruma altına almanın birkaç yolu var:

  • Molaya da bir zamanlayıcı kur, sadece çalışmaya değil.
  • Molada telefon yerine kalkıp su içmek, pencereden dışarı bakmak gibi kısa, fiziksel bir şey yap.
  • Zamanlayıcı çaldığında "bir dakika daha" demeden masaya geri dön.

Bazı molalar uzamak isteyecek, bu çok normal. Önemli olan, bunun bir istisna olarak kalması; her molanın sınırsız bir mola haline gelmemesi.

Bloklar arasında ilerlemeyi görmek

Kısa blokların bir avantajı da ilerlemeyi somut hale getirmesi. Üç saatlik bir çalışmanın sonunda "ne yaptım ki" hissi yaşamak yaygın bir durum. Ama "bugün altı blok tamamladım" demek, aynı süreyi çok daha elle tutulur kılıyor.

Bir kâğıda ya da deftere her tamamlanan bloğu işaretlemek küçük ama etkili bir yöntem. Gün sonunda o işaretlere bakmak, ne kadar çalıştığını hissetmene yardımcı oluyor; özellikle de kendine karşı sert olduğun günlerde.

Bir günün kabaca nasıl görünebileceği

Kısa bloklarla çalışmak fikri soyut kalınca uygulaması zorlaşıyor. Bu yüzden tek bir kural koymak yerine, bir günün kabaca nasıl akabileceğine dair bir örnek vermek istiyorum. Bu bir program değil; kendi ritmine göre değiştirmen için bir çerçeve.

  • İlk blok: Güne en zor dersin en küçük parçasıyla başlamak. Mesela tek bir konu anlatımı ya da birkaç soru.
  • Kısa mola: Ekransız birkaç dakika. Su, pencere, kısa bir yürüyüş.
  • İkinci blok: Daha akıcı giden bir derste soru çözmek. Bu blok genelde daha kolay geçtiği için güne ivme katıyor.
  • Uzun mola: Yemek, dinlenme, telefonla geçecekse bile süresi belli olan bir ara.
  • Öğleden sonra blokları: Tekrar ve yanlış analizi gibi daha az enerji isteyen işler.
  • Günün sonu: Ertesi gün ilk blokta ne yapacağını tek satır olarak yazmak.

Bu akışın her gün tutması gerekmiyor. Bazı günler sadece iki blok olacak, bazı günler beş. Önemli olan, kısa blokların toplanarak bir güne dönüşebildiğini görmek.

Kendime not

Uzun saatler çalışabilmek bir başarı ölçütü değil. Önemli olan, o sürenin içinde gerçekten ne kadarının seninle birlikte geçtiği. Kısa çalışma blokları, büyük ve korkutucu bir çalışma gününü, art arda dizilmiş küçük ve yönetilebilir parçalara çeviriyor. Bugün sadece bir blok dene; on beş dakika, net bir görev, bir zamanlayıcı. Gerisi, blok bittiğinde nasıl hissettiğine bağlı olarak şekillenecek.

Sık sorulanlar

Kısa çalışma blokları gerçekten yeterli oluyor mu?

Çok şey bloğun uzunluğundan çok sıklığına ve kalitesine bağlı. Gün içinde arka arkaya birkaç kısa, odaklı blok, tek bir uzun ama dağınık oturumdan genellikle daha fazla iş çıkarıyor.

Blok süresini nasıl belirlemeliyim?

Standart bir süre yok. On beş dakikayla başlayıp zaman içinde ne kadar sürdürebildiğini gözlemlemek, baştan kırk beş dakikalık bir hedef koyup sürekli başarısız olmaktan daha sağlıklı bir yol.

Bloklar arasındaki molalar ne kadar olmalı?

Molanın da bir sınırı olması önemli; aksi halde beş dakikalık mola kolayca kırk dakikaya uzayabiliyor. Kısa bir zamanlayıcı kurmak, molanın molada kalmasına yardımcı olabiliyor.

Bu yazı kişisel deneyime dayanır, tıbbi tavsiye değildir. Tanı ve tedavi için bir psikiyatriste ya da doktora danış.

Bunlar da ilgini çekebilir