Bir listeyi okurken "bu ben değil mi?" diye durduğun oldu mu? Unutulan randevular, yarım kalan işler, dinlerken dalıp gitmeler, bitmeyen "yarın başlarım". Belki bir video, bir yazı ya da bir arkadaşının cümlesiydi; içinde bir şey kıpırdadı. Şimdi de bu yazıya, tam olarak o sorunun peşinden geldin.
Yetişkinlikte DEHB'yi fark etmek, çoğu insan için sessiz ve karışık bir süreç. Kimsenin "işte şu an" demediği, parça parça bir anlama hâli. Bu yazıda hangi işaretlerin bir uzmana danışmayı düşündürebileceğini, hangilerinin tek başına bir şey söylemediğini ve kendini tanıma sürecinde nazik kalmanın yollarını paylaşıyorum. Tanı koymuyorum; sadece nasıl düşündüğümü ve neye dikkat ettiğimi anlatıyorum.
Kısaca: Yetişkinlikte DEHB işaretleri, uzun süre devam eden, farklı ortamlarda görünen ve hayatını belirgin biçimde zorlayan dikkat, organizasyon ve zaman zorluklarıdır. Bu işaretler tanı değildir; kendi kendine koyduğun etiket de tanı değildir. Tanıyı yetişkinlerde psikiyatrist koyar, o yüzden en sağlıklı adım bir uzmanla konuşmaktır.
Yetişkinlikte DEHB'yi fark etmek neden bu kadar zor?
DEHB uzun süre "hareketli çocukların sorunu" gibi düşünüldü. Bu yüzden yetişkinler, özellikle sessiz, dağınık ya da "fazla düşünen" görünenler, kendilerinde DEHB aramak aklına bile getirmedi. Uzun süre "tembel", "dalgın", "hassas" ya da "potansiyelini kullanmayan" gibi etiketler kullanıldı; DEHB akla gelmedi.
Fark etmeyi zorlaştıran başka şeyler de var:
- Telafi ve maskeleme. Pek çok yetişkin zorlandığı yerleri örtmenin yollarını bulmuştur; dışarıdan "idare eden" görünür.
- Başka durumlarla karışması. Kaygı, depresyon ve uyku sorunları DEHB'ye benzer görünebilir; ya da onunla birlikte olabilir.
- Başarılı olmak. İyi bir okul, iyi bir iş, "sorun yok" izlenimi veriyor; bedelini ise yalnızca kişi biliyor.
- Normalleşme. Hayatın boyunca böyleyse, "herkes böyledir" diye düşünmek kolay.
Bu yüzden bir işaret aramak yerine bir örüntü aramak daha yardımcı oluyor: Aynı zorluklar tekrar tekrar ve farklı yerlerde karşıma çıkıyor mu?
Yetişkinlikte DEHB işaretleri: hangileri bir uzmanla konuşmayı düşündürür?
Aşağıdakiler benim deneyimimde ve DEHB'li yetişkinlerin sıkça anlattığı durumlar. Hiçbiri tek başına bir tanı belirtmiyor; ama birkaçı birlikte, uzun süredir ve hayatını zorlayacak kadar yoğun yaşanıyorsa bir uzmana danışmak mantıklı olabilir.
- Sürekli süren dikkat zorluğu. Okuduğunu ya da dinlediğini kaçırmak, konuşmanın ortasında dalmak, işlere başlayıp yarıda bırakmak.
- Başlamakta ve bitirmekte güçlük. Önemli olduğunu bildiğin işi bile günlerce ertelemek, sonra son dakika baskısıyla yapmak.
- Zaman algısı sorunları. Sürekli geç kalmak, işin ne kadar süreceğini yanlış hesaplamak.
- Organizasyon ve eşya sorunları. Sık sık eşya kaybetmek, işleri sıraya koymakta zorlanmak.
- İç huzursuzluk. Yerinde duramama, zihinde sürekli bir koşuşturma, dinlenmeyi bilememek.
- Dürtüsel kararlar. Düşünmeden konuşmak, alışveriş yapmak ya da bir işe girişip sonra pişman olmak.
- Duygu dalgalanmaları. Küçük şeylerde hızlı sinirlenmek ya da hızla coşup hızla düşmek.
- Bu zorlukların uzun süredir var olması. Çocukluğa uzanan, "hep böyleydim" diyebildiğin bir hikâye.
Burada önemli olan, "hiç yaşamıyorum" ya da "çok yaşıyorum" ayrımı değil, bu şeylerin hayatında nasıl bir yük oluşturduğu. Kimse listeden "hepsi bende var" çıkmak zorunda değil; DEHB herkeste aynı görünmüyor.
Tek başına bir şey söylemeyen işaretler
Bir de dikkatli olmam gereken taraf var: Her zorluk DEHB'ye bağlanamaz. Aşağıdakiler başka birçok nedenle de olabilir:
- Unutkanlık ve dağınıklık. Stres, uykusuzluk, kaygı ya da yoğun bir dönem bunu artırabilir.
- Odaklanamamak. Depresyonda, yoğun bir üzüntüde ya da tükenmişlikte de yaşanabilir.
- Erteleme. Mükemmeliyetçilik ya da başarısızlık korkusundan da kaynaklanabilir.
- Huzursuzluk. Kaygı bozukluklarında da yaygın.
Bu yüzden "bunlar bende var, demek ki DEHB'yim" demek yerine "bunlar bende var, bunların nedenini bir uzmanla konuşmak istiyorum" demek daha güvenli bir çerçeve. İlkinde kapanan bir kapı, ikincisinde açık bir yol var.
"Bu bende var mı?" sorusunun tuzakları
Sosyal medya ve internet testleri bu sürecin hem faydası hem tuzağı. Faydası: "Yalnız değilmişim" demek. Tuzağı: Kendi hikâyeni uzak bir şablona sığdırmak.
Benim kendime koyduğum birkaç kural:
- Testler tanı değildir. Bir online test sonucu, en fazla "bir uzmana bakılabilir" diyen bir işarettir.
- Videolardaki listeler genel cümlelerdir. "Hiç dinlemiyorsun gibi görünüyorsun" cümlesine pek çok insan "evet" diyebilir.
- Etiket almak ile anlamak aynı şey değil. Önemli olan bir isim bulmaktan çok, yaşadığım zorluğun nedenini ve destek yollarını öğrenmek.
Bir de şu: "Bende DEHB var" cümlesine hızlıca varıp sonra uzmanda çıkan farklı bir sonuca kırılmak da mümkün. Bu yüzden meraklı ama açık kalmayı seçiyorum.
Uzmana gitmeden önce neleri hazırlamak işe yarar?
Randevu kısa sürebiliyor ve o kısa sürede kendini anlatmak, özellikle dikkatin dağınıkken, zor olabiliyor. Bu yüzden önceden küçük bir hazırlık rahatlatıyor:
- Zorlandığın üç dört somut durumu yaz: iş, okul, ev ya da ilişkilerden birer örnek.
- Bu zorlukların ne kadar süredir sürdüğünü ve çocukluğa uzanıp uzanmadığını düşün.
- Uyku, ruh hali ve kaygı konusunda yaşadıklarını da söyle; çünkü bunlar değerlendirmenin bir parçası.
- Ailende benzer zorluklar yaşayan biri olup olmadığını not et.
- Düzenli kullandığın ilaç ya da takviye varsa doktoruna söyle.
Hazırlık, her şeyi mükemmel anlatmak için değil; "Ne diyeceğimi unuttum" paniğini azaltmak için. Not kâğıdını randevuya götürmek hiç ayıp değil.
Fark ettiysem ne yapabilirim?
Eğer bir şeylerin sana uyduğunu düşünüyorsan, şu sırayla ilerlemek bana makul bir yol gibi geliyor:
- Bir süre gözlemle ve not al. Hangi durumda, ne zaman, ne kadar zorlanıyorsun? Kısa notlar, randevuda anlatmayı kolaylaştırır.
- Çocukluğa nazikçe bak. Eski karnelerde, aile anılarında benzer örüntüler var mıydı? Anı uydurmadan, yalnızca hatırlayabildiğin kadarıyla.
- Bir psikiyatriste randevu al. Yetişkinlerde DEHB tanısını psikiyatrist koyar. Randevuda yaşadıklarını, nasıl etkilediğini ve ne zamandır sürdüğünü anlat.
- Yanında güvendiğin birini getirmeyi düşün. Bazen başkası, senin göremediğin örüntüleri görüyor.
- Sonucu yargılamadan karşıla. Hangi sonuç çıkarsa çıksın, zorluklarının gerçek olduğu ve destek hak ettiğin değişmiyor.
Eğer bu süreçte çok bunalıyorsan, umutsuzluk hissediyorsan ya da kendine zarar verme düşüncelerin varsa, beklemeden bir ruh sağlığı uzmanına başvur; acil durumda 112'yi ara.
Kendime not
Bir işaretin ya da bir listenin beni tanımlamasına izin vermek zorunda değilim. Onlar sadece bir kapıyı gösteriyor. Kapıdan geçmek istiyorsam, karşımda bir uzman ve daha net bir resim olacak.
Fark etmek bazen rahatlatıcı, bazen sarsıcı, çoğu zaman da ikisinin karışımı. Kendini bu karışıklık içinde sabırla bekletebilmek, belki de bu sürecin en güzel yanı.