Yapay zekâ ile planlama yapmak: DEHB'de temkinli bir deneme

Yapay zekâ ile planlama yapmak DEHB'de işleri sıralamaya ve bölmeye yardım eder mi? Nerede işe yaradığını, nerede sınırlı kaldığını anlatıyorum.

· · 5 dk okuma

Kafamda otuz tane iş dönüyor. Hepsini bir sohbet kutusuna döküp “bunu bir sıraya koy” yazıyorum. Birkaç saniye sonra ekranda düzgün bir liste beliriyor ve içimde tuhaf bir rahatlama oluyor.

Yapay zekâ ile planlama yapmak bende büyük bir çözüm olmadı, ama bazı günler gerçekten işe yarayan küçük bir yardımcıydı. Bazı günler de beni başka bir tuzağa soktu. Bu yazıda neye yaradığını, nerede dikkatli olmam gerektiğini ve nasıl bir sınır koyduğumu abartmadan anlatmak istiyorum.

Kısaca: Yapay zekâ sohbet araçları, dağınık bir görev dökümünü gruplamak ve büyük bir işi küçük adımlara bölmek için yardımcı olabiliyor. Ama süre tahminlerinde ve görev sayısında yanılabiliyorlar, seni tanımıyorlar ve sohbet etmek başlı başına bir erteleme yoluna dönüşebiliyor. Bende işe yarayan: kısa tutmak, çıktıyı taslak saymak ve kişisel bilgi paylaşmamak.

Yapay zekâ ile planlama yapmak neye yarıyor?

Bende en çok işe yarayan üç şey var:

  • Dağınıklığı sıraya koymak. Kafamdaki görevleri düzensiz biçimde yazıp “bunları gruplara ayır” demek, listeyi bana yeniden göstermiş gibi oluyor.
  • Büyük işi küçültmek. “Bu işi on dakikayı geçmeyen adımlara böl” dediğimde, başlamak için ihtiyacım olan o ilk küçük adım çoğu zaman çıkıyor.
  • Başlangıç cümlesini bulmak. Bir e-posta, bir mesaj ya da bir plan taslağının boş sayfasıyla karşılaşmak yerine bir ilk taslağa bakıp onu düzeltmek benim için daha kolay.

Bunlar DEHB'de zorlanan alanlara, yani başlamaya, sıralamaya ve büyük işi parçalamaya dokunuyor. Ama araç bu zorlukları ortadan kaldırmıyor, sadece birkaçını hafifletiyor. Yapıyı araç kuruyor, işi ben yapıyorum.

Plan bozulduğunda yeniden düzenlemek

Bir günün ortasında planım dağıldığında bu araç bende ikinci bir işe daha yaradı: kalan işleri yazıp “bugün sadece asgari olanı bırak” demek. Dağıldığım zamanlarda hangi işin gerçekten bekleyemeyeceğini ayırmak zorlaşıyor ve dışarıdan bir ses bunu yapınca daha sakin bakabiliyorum. Yine de son kararı ben veriyorum. Bazen önerinin yarısını kabul etmiyorum, çünkü araç benim o günkü enerjimi bilmiyor.

Beyin dökümünü sıraya koymak

Bende en yararlı kullanım şekli şöyle işliyor:

  1. Aklımdaki her şeyi düzen gözetmeden bir kutuya yazıyorum. Cümle olması gerekmiyor, kelime kelime olabilir.
  2. Araçtan bunları en fazla üç gruba ayırmasını istiyorum: bu hafta, sonra, bırakabileceklerim.
  3. Gruplara bakıp araca değil kendime soruyorum: Bunlardan hangisi gerçekten bugün yapılabilir?
  4. Seçtiğim bir iş için “ilk beş dakikalık adım nedir?” diye soruyorum.
  5. Cevabı bir kâğıda ya da kendi listeme yazıp sohbeti kapatıyorum.

Beşinci adım benim için çok önemli. Çünkü sohbet penceresi bir listenin yeri değil; çalışacağım şey bir yerde görünür olmalı. Yoksa o sohbeti tekrar açıp bakmam gerekiyor ve bir kapı daha açılıyor.

Nerede yanılıyor, nerede ben yanılıyorum?

Bu araçlar bazen çok emin konuşuyor ve bu beni yanıltıyor. Yaşadığım ve dikkat ettiğim sorunlar şunlar:

  • Fazla iddialı planlar. Sohbet aracı ona söylediğim her şeyi bir güne sığdırabiliyor. Ben ise o kadar işi yapamıyorum. Bu, “planı yarıya indir” demeyi öğrenmemi sağladı.
  • Süre tahminleri. Bir işin ne kadar süreceğini bilmiyor. Verdiği süreyi bir fikir olarak alıp kendi tecrübemle ayarlıyorum.
  • Beni tanımıyor. O gün ne kadar yorgun olduğumu, hangi işin beni daha çok zorladığını bilmiyor. Bunu ona anlatmam gerekiyor.
  • Uydurma bilgi. Bazı araçlar olmayan şeyleri varmış gibi anlatabiliyor. Bu yüzden tarih, kural, ölçü gibi şeyleri bir de başka kaynaktan kontrol ediyorum.

Bir de ton meselesi var. Bazı araçlar coşkulu, motive edici cümleler kurmaya bayılıyor. “Harika bir plan, yapabilirsin!” gibi. Bu cümleler bende kısa bir hoşluk bırakıyor ama işi yapmıyor. Ben sade, duygusuz bir liste istediğimi ona açıkça söylüyorum.

Hata yalnızca araçta değil. Benim de bir eğilimim var: Araçla konuşmak keyifli olduğu için işe başlamak yerine plan üzerine sohbeti uzatıyorum. “Şunu da ekle, şunu da değiştir” derken saatler geçebiliyor ve hâlâ başlamamış oluyorum.

Kendime koyduğum sınırlar

Bu yüzden birkaç basit sınır koydum:

  • Zamanlayıcı. Planlama sohbetine on dakika veriyorum. Zil çalınca ne olursa olsun kapatıyorum.
  • En fazla üç iş. Araç ne kadar uzun liste verirse versin, günlük listem üç işi geçmiyor.
  • Çıktıyı taslak olarak görmek. Hiçbir cevabı doğru kabul etmiyorum. Süreleri, tarihleri ve adımları kendim gözden geçiriyorum.
  • Başlamak, plan değil. Sohbet bittiğinde bir işe başlıyorum, başka bir plan değil.

Bu araçlar benim için bir danışman değil, sadece bir araç. Kararı ben veriyorum.

Gizlilik ve araçların sınırları

Bu araçlara ne yazdığımı dikkatle seçiyorum. Kimlik bilgilerimi, sağlıkla ilgili ayrıntıları ve başka insanların özel bilgilerini yazmıyorum. Görevleri genel ifadelerle anlatıyorum: “doktor randevusu için hazırlık” gibi, ayrıntıya girmeden. Kullandığın aracın verileri nasıl işlediğini onun gizlilik ayarlarından ve koşullarından okumak da akıllıca.

Bir de sınır meselesi var: Bu araçlar bir psikiyatrist, psikolog ya da doktor değil. DEHB ile ilgili tanı, tedavi, ilaç gibi konularda onlardan karar çıkarmıyorum. Hangi yöntemin bana uygun olduğunu merak ediyorsam bunu bir uzmanla konuşuyorum. Kötü hissettiğim ve desteğe ihtiyaç duyduğum günlerde de bir sohbet kutusu değil, bir insan arıyorum.

Benim kullandığım basit istemler

Uzun komutlara gerek duymuyorum. İşime en çok yarayanlar şunlar:

  • “Aşağıdaki işleri en fazla üç gruba ayır, sadece grup adlarını ve işleri yaz.”
  • “Bu işi her biri on dakikayı geçmeyen adımlara böl.”
  • “Bugün için en fazla üç iş seç, kalanı yarına bırak.”
  • “Bu planı yarıya indir, daha gerçekçi hâle getir.”
  • “Bunu daha kısa yaz, tek bir paragraf olsun.”

Bu cümlelerin ortak noktası, aracı küçültmeye, sadeleştirmeye ve kısaltmaya yönlendirmeleri. Çünkü bende sorun genellikle az iş değil, fazla iş ve fazla ayrıntı oluyor. Plan ne kadar kısa olursa, onu yapma ihtimalim o kadar artıyor.

Bu araçları hiç kullanmamak da meşru bir seçim. Bazı insanlar için yeni bir araçla uğraşmak, kâğıt ve kalemle bir liste yazmaktan daha fazla yük getiriyor. Eğer bir süre denedikten sonra seni yoruyorsa, bırakmak bir başarısızlık değil; sadece bu araç senin için doğru olmayabilir.

Kendime not

Yapay zekâ ile planlama yapmak bende bir yardımcı, bir kurtarıcı değil. İşin en zor kısmı yani başlamak ve devam etmek hâlâ bana ait. Araç bana bu kısmı kolaylaştıracak küçük bir kaldıraç verebilir, o kadar.

Bir dahaki sefere aklında çok iş varsa, onları dök, üç gruba ayır ve sadece birini seç. Sonra sohbeti kapat. Plan değil, başlamak önemli.

Sık sorulanlar

Yapay zekâ araçları DEHB'de planlama için güvenilir mi?

Yardımcı olabilir ama hata yapabiliyor ve senin enerjini, hayatını bilmiyor. Ben çıktısını bir taslak gibi görüyorum, süreleri ve görev sayısını kendim kontrol ediyorum.

Yapay zekâ ile kişisel ya da sağlıkla ilgili bilgi paylaşmalı mıyım?

Ben paylaşmamayı tercih ediyorum. Kimlik, sağlık ya da başkalarına ait özel bilgileri yazmadan, görevleri genel ifadelerle anlatmak daha temkinli. Sağlıkla ilgili konular için doktora ya da psikiyatriste danışmak gerekiyor.

Yapay zekâ planlama koçluğunun ya da terapinin yerini tutar mı?

Hayır. Bir görev listesini düzenlemeye yardım edebilir, ama kişisel değerlendirme, destek ya da tedavi yerine geçmez. Uzun süren zorlanmalar için bir uzmana başvurmak daha doğru.

Bu yazı kişisel deneyime dayanır, tıbbi tavsiye değildir. Tanı ve tedavi için bir psikiyatriste ya da doktora danış.

Bunlar da ilgini çekebilir