LGS deneme sonuçları: çocukla nazikçe nasıl konuşulur?

LGS deneme sonuçları geldiğinde ilk cümlen çok şey belirler. DEHB'li çocukla netleri suçlamadan konuşmak ve sonraki adıma birlikte bakmak için öneriler.

· · 5 dk okuma

Bir kâğıt eve gelmeden önce, çocuğun yüzü genellikle eve gelir. Kapıdan girerken omuzların düşüklüğünden, “nasıldı?” sorusuna verilen kısa cevaptan, odaya hızla geçişinden anlarsın. Deneme sonucu henüz konuşulmamıştır ama çocuk çoktan kendi hükmünü vermiştir.

LGS deneme sonuçları, bu yılın en sık tekrar eden gerilim anlarından biri. Her birkaç haftada bir yeni bir kâğıt, yeni rakamlar, yeni karşılaştırmalar. DEHB'li bir çocuk olarak benim için bu anların en zoru, sonucun kendisinden çok, sonucun ardından gelen konuşmaydı. Bu yazıda o konuşmayı nasıl daha nazik hâle getirebileceğini, kendi çocukluğumda neye ihtiyaç duyduğumu düşünerek anlatmak istiyorum.

Kısaca: LGS deneme sonuçları konuşulurken ilk cümle, çocuğun o konuşmadan ne öğreneceğini belirler. Önce duyguyu sormak, sonra sakin bir zamanda hataların türüne birlikte bakmak ve tek bir denemeye değil genel eğilime odaklanmak, DEHB'li çocuğun hem motivasyonunu hem özgüvenini korur.

Kâğıt gelmeden önce

Çoğu zaman deneme sonucunun nasıl karşılanacağı, sonuç gelmeden belirleniyor. Evde denemelere nasıl bir anlam yüklendiğine bağlı olarak çocuk ya merakla ya da korkuyla bekliyor.

Eğer her deneme bir hüküm gibi görülüyorsa, çocuk her sınava bir mahkemeye girer gibi giriyor. Eğer denemeler “nerede olduğumuzu görmek için bir ayna” gibi görülüyorsa, sonuç ne olursa olsun konuşulabilir bir şeye dönüşüyor. Bu çerçeveyi dönemin başında, hiçbir sonuç ortada yokken kurmak çok daha kolay.

Çocukla bir akşam bunu konuşmak işe yarayabilir: “Denemeler bize nerede zorlandığını gösteren haritalar gibi. Kötü bir harita diye bir şey yok, sadece daha çok yol gösteren haritalar var.” Bu cümle, sonraki bütün konuşmaların tonunu belirleyebilir.

Bir de denemeleri bir yarış gibi değil, bir süreç gibi görmek önemli. Yıl boyunca çözülecek pek çok deneme var. Tek bir kâğıt, bütün yolun resmini çizmiyor.

LGS deneme sonuçları konuşulurken ilk cümle

Sonuç geldiğinde ağzından çıkan ilk cümle, çocuğun hafızasında en uzun kalan cümle olabilir. Bu yüzden o ilk cümleyi biraz düşünmek değer.

“Kaç net yaptın?” sorusu doğal ama çocuğu hemen bir rakama indirgiyor. “Nasıl geçti, nasıl hissediyorsun?” sorusu ise önce onu bir insan olarak görüyor. Rakam zaten konuşulacak; ama önce duygu.

Çocuk sonuçtan memnun değilse, onu hemen rahatlatmaya ya da hemen çözüm üretmeye çalışmak yerine bir süre o duyguda kalmak işe yarayabilir. “Bu seni üzmüş gibi görünüyor” demek, “Önemli değil, bir dahakine olur” demekten çok daha fazla şey anlatıyor. Çünkü ilk cümle duyguyu kabul ediyor, ikincisi ise onu kapatmaya çalışıyor.

Ben çocukken sonuçlarım kötü geldiğinde en çok, biri bana “Bu senin ne kadar uğraştığını değiştirmiyor” dediğinde rahatlardım. O cümle, rakamla benim aramda bir mesafe açıyordu.

Netlerin ardında ne var?

Bir sonuç kâğıdındaki yanlışlar aynı türden değil. Bazıları gerçekten bilinmeyen konulardan, bazıları ise dikkat kaynaklı hatalardan geliyor. DEHB'li çocuklarda bu ikinci tür çok sık görülebiliyor.

Soru kökündeki “değildir” kelimesini atlamak, doğru cevabı bulup yanlış şıkkı işaretlemek, optik formda bir satır kaymak, son soruları zamanın yetmemesi yüzünden boş bırakmak… Bunlar bilgi eksikliğinden değil, dikkatin anlık kaymalarından kaynaklanıyor. Ve çoğu zaman çocuğu en çok üzen hatalar da bunlar, çünkü “biliyordum ama” duygusu bırakıyorlar.

Bu ayrımı yapmak önemli. Çünkü bilgi eksikliği için konu tekrarı gerekiyor; dikkat hataları için ise küçük kontrol alışkanlıkları. İkisini aynı kefeye koymak, çocuğa yanlış bir mesaj verebiliyor: “Sen bu konuyu bilmiyorsun” derken, aslında çocuk biliyor ama sınav anında dikkati kaymış olabiliyor.

Bu hataların sıklığı ve nedeni hakkında ayrıntılı bir değerlendirme için çocuk ve ergen psikiyatristi ya da rehber öğretmenle konuşmak iyi olur.

Birlikte bakmak için küçük bir yöntem

Sonuçları birlikte incelemek için karmaşık bir sisteme gerek yok. Sakin bir zamanda, şu adımları izleyebilirsiniz:

  1. Önce iyi gidenlere bak. Hangi derste ya da hangi soru türünde iyi bir iş çıkardı? Bu, konuşmanın tonunu belirliyor.
  2. Yanlışları ikiye ayır. “Bilmediğim için” ve “dikkatsizlikten” diye iki küçük liste yapmak.
  3. Dikkat hataları için tek bir alışkanlık seç. Örneğin olumsuz soru köklerinin altını çizmek ya da her on soruda bir optik formu kontrol etmek.
  4. Bilinmeyen konular için tek bir hedef koy. Bütün eksikleri bir anda kapatmaya çalışmak yerine bu hafta için bir konu.
  5. Bitir ve kapat. İncelemeyi kısa tut ve konuşmayı bir sonraki adımla bitir; sonuç kâğıdını akşamın geri kalanına taşımayın.

Bu yöntem, deneme sonucunu bir hesaplaşmadan çok bir planlama oturumuna çeviriyor. Çocuk elinde bir kırmızı kalem listesiyle değil, yapabileceği bir iki somut şeyle kalkıyor.

Konuşmayı ne zaman yapmalı?

Zamanlama, en az kullanılan cümleler kadar önemli. Sonucun geldiği an, çoğu zaman analiz için en kötü an. Çocuk ya üzgün, ya kızgın ya da çok yorgun.

İlk anda sadece duyguyu karşılamak, ayrıntılı incelemeyi ise bir gün sonraya ya da hafta sonuna bırakmak işe yarayabilir. “Şimdi dinlen, yarın birlikte bakarız” demek, çocuğa hem nefes alacak alan hem de konunun ertelenmediğine dair bir güvence veriyor.

Bir de konuşmanın yeri var. Akrabaların, kardeşlerin ya da misafirlerin yanında deneme sonucu konuşmak, çocuk için utandırıcı olabilir. Sonuçlar, çocuğun mahremiyetinin bir parçası gibi görülmeli. Kimin bilip kimin bilmeyeceğine onunla birlikte karar vermek, ona duyduğun saygıyı gösteriyor.

Genel eğilim, tek kâğıt değil

Bir deneme kötü gelebilir. Bir sonraki iyi, ondan sonraki yine kötü. DEHB'li çocuklarda bu dalgalanma daha belirgin olabiliyor; çünkü dikkat günden güne, hatta saatten saate değişebiliyor. Bir deneme günü iyi uyumuş ve dinlenmiş olabilir, bir diğerinde zihni dağınık olabilir.

Bu yüzden tek tek sonuçlara değil, birkaç denemenin genel eğilimine bakmak daha sağlıklı. Netler zaman içinde nasıl bir yol izliyor? Hangi derslerde istikrarlı, hangilerinde dalgalı? Bu bakış, bir kâğıdın yarattığı panik dalgasını sakinleştirebiliyor.

Son söz

LGS deneme sonuçları bu yıl boyunca defalarca eve gelecek. Her biri, çocuğunla bir konuşma fırsatı. O konuşmaların toplamı, onun sınavlarla ve kendi değeriyle kuracağı ilişkiyi şekillendirecek.

Çocukken, kâğıdımın kötü geldiği bir akşam birinin bana sadece sarılıp “Hadi, bir çay koyalım, sonra bakarız” dediği anları hatırlıyorum. O akşamlar netlerim değişmemişti; ama kendimi hâlâ sevilen biri olarak hissetmiştim. Bazen bir deneme sonucunun yapabileceği en iyi şey, bu hissi güçlendirmek oluyor.

Sık sorulanlar

Deneme sonucu düşük gelince çocuğa ne söylemeli?

Önce sonuçtan çok çocuğun nasıl hissettiğini sormak iyi bir başlangıç. Ardından hangi soruların neden kaçtığına birlikte, sakin bir zamanda bakmak daha verimli olur.

Deneme sonuçları gerçek sınavı gösterir mi?

Denemeler fikir verir ama tek bir deneme, çocuğun sınav günündeki performansını tam olarak göstermeyebilir. Tek tek sonuçlardan çok genel eğilime bakmak daha sağlıklıdır.

DEHB'li çocuk neden bildiği soruları yanlış yapıyor?

Soru kökünü atlamak ya da işaretlemede kaymak gibi dikkat kaynaklı hatalar DEHB'li çocuklarda sık görülebilir. Bunları birlikte fark edip küçük kontrol alışkanlıkları geliştirmek yardımcı olabilir; ayrıntılı değerlendirme için bir uzmana danışmak gerekir.

Bu yazı kişisel deneyime dayanır, tıbbi tavsiye değildir. Tanı ve tedavi için bir psikiyatriste ya da doktora danış.

Bunlar da ilgini çekebilir