Bir dönem her yeni yılın başında yeni bir defter alırdım. İlk sayfaya hedefler yazardım: büyük, güzel, bir yıla yayılmış cümleler. Birkaç hafta boyunca o sayfaya bakardım. Sonra sayfa bir yerlerde kaybolurdu ve yıl sonu geldiğinde defterin ilk sayfasına bakmak, bir suçlama mektubunu yeniden okumak gibi gelirdi.
Bu döngüyü kırmak, bana yıllık hedefleri bırakmak gibi görünmedi; onları daha kısa parçalara bölmek gibi göründü. Bu yazıda kısa döngülerle hedef belirlemenin neden benim için daha iyi çalıştığını ve nasıl kurduğumu anlatıyorum.
Kısaca: Yıllık hedefler, zamanı hissetmekte zorlanan biri için uzak ve soyut kalabiliyor. Dört ile altı haftalık kısa döngülerle hedef belirlemek, hem yakın bir bitiş çizgisi hem de düzenli bir gözden geçirme fırsatı sunuyor. Yılın yönünü korurken, adımları kısa dönemlere bölmek daha taşınabilir.
Yıllık hedefler bende neden tutmadı?
Bunun birkaç nedeni olduğunu düşünüyorum. Her biri yalnızca benim gözlemim.
Bir yıl hissedilemeyecek kadar uzun. Zamanı zaten zor hissediyorum. "Bu yılın sonunda" dediğimde, o noktayı bir takvim sayfasından başka bir şey olarak hayal edemiyorum. Uzak bir hedef için bugün bir şey yapmak, yarının ödülünü bugüne taşımak gibi geliyor ve çoğunlukla taşıyamıyorum.
İlk heyecan çabuk sönüyor. Hedefi yazdığım gün çok güçlü bir ilk dürtü hissediyorum. İkinci haftada bu dürtü azalıyor. Üçüncü haftada hedefe bakmayı unutuyorum. Dördüncü haftada ise onu hatırlamak bile suçluluk getiriyor.
Hayat değişiyor. Bir yıl boyunca iş yüküm, enerjim, ilgilerim değişiyor. Ocak ayında yazdığım hedefler, mayıs ayında artık bana uymayabiliyor. Ama hedef yazılı olduğu için onu bırakmak yenilgi gibi hissettiriyor.
Gözden geçirme anı yok. Yıllık hedefin ortasında kendime bakacağım net bir an yok. Bu yüzden yoldan sapsam bile bunu fark etmiyorum, ta ki yıl sonu gelene kadar.
Sonuç olarak, yıllık hedef bende bir yön verme aracı olmaktan çıkıp yıl boyunca asılı duran bir sınava dönüştü.
Kısa döngülerle hedef belirlemek ne demek?
Benim kısa döngüm, dört ile altı hafta arasında bir zaman bloğu. Bu bloğun bir başı, bir ortası ve bir sonu var. İçine çok az şey koyuyorum.
Neden bu süre? Dört haftadan kısa olursa, ilerleme görmeye vakit bulamıyorum. Altı haftadan uzun olursa, yine uzak ve belirsiz geliyor. Dört ile altı hafta, "önümüzdeki aylar" değil "şu günlerin devamı" gibi hissettiriyor. Elbette bu benim tercihim; senin için üç ya da sekiz hafta daha uygun olabilir.
Bir döngü içinde genellikle bir ya da iki hedef seçiyorum. Daha fazlası, yine eski uzun liste hâline dönüyor. Hedefler somut olmalı: "Daha sağlıklı olmak" değil, "haftada üç kez kısa bir yürüyüş." "Daha çok okumak" değil, "her akşam on sayfa."
Kısa döngüyü nasıl kuruyorum?
Benim süreç şu adımlardan oluşuyor:
- Yılın yönünü bir cümleyle yazıyorum. "Bu yıl bedenime biraz daha dikkat etmek istiyorum." Bu, bir hedef değil, bir pusula.
- Döngü için bir ya da iki hedef seçiyorum. Yılın yönüne hizmet eden, ama dört altı hafta içinde somut bir şekilde görülebilecek hedefler.
- Hedefleri haftalık adımlara çeviriyorum. "Haftada üç yürüyüş" gibi. Bu adımları takvimde ya da bir kâğıtta görünür kılıyorum.
- Ortaya bir ara bakış koyuyorum. Döngünün yarısında, on beş dakikalık bir bakış: İşliyor mu? Zorlanıyorum mu? Hedefi küçültmem ya da değiştirmem gerekiyor mu?
- Bitiş gününü işaretliyorum. Döngünün son günü, kapanış günü. O gün ne yaptığıma, ne işe yaradığına, ne yaramadığına bakıyorum.
- Bir mola haftası bırakıyorum. Döngüler arasında bir hafta, hiçbir hedef olmadan. Dinlenmek ve bir sonraki döngüyü düşünmek için.
Bu altı adım, bende "hedef" kelimesinin ağırlığını azalttı. Hedef artık bir yıl boyunca asılı duran bir yük değil, birkaç hafta sürecek küçük bir deney.
Somut bir örnek vereyim, rakamlar tamamen göstermelik. Yılın yönü "bedenime biraz daha dikkat etmek" olsun. Dört haftalık döngüm için tek hedef: "haftada üç kez yirmi dakika yürümek." İlk hafta bir kez yürüyebiliyorum; ikinci hafta iki kez. Ortadaki ara bakışta fark ediyorum ki sabahları yürüyüş neredeyse hiç olmuyor, akşam daha kolay. Hedefi değiştirmiyorum, saatini değiştiriyorum. Bitiş gününde "üç haftada beş yürüyüş yaptım" diyorum ve bunu bir başarı ya da hata olarak değil, bir veri olarak not ediyorum. Sonraki döngüde yürüyüşü on beş dakikaya indirip haftada dörde çıkarıyorum.
Bu küçük örnekte önemli olan, hiçbir aşamada "yıl bitmeden ne olacak" sorusuna ihtiyaç duymamam. Her kararı o anki dört haftaya göre veriyorum.
Döngü sonunda kendime ne soruyorum?
Kapanış günü, döngünün en değerli kısmı. Burada kendime suçlayıcı olmayan birkaç soru soruyorum:
- Ne yaptım? (Küçük bile olsa.)
- Neler işe yaradı?
- Neler zorladı?
- Bir sonraki döngüde neyi değiştirmek isterim?
- Hâlâ bunu istiyor muyum?
Son soru önemli. Bazen dört hafta sonra fark ediyorum ki o hedefi artık istemiyorum. Bu bir eksiklik değil, bir bilgi. Eskiden bunu fark etmem aylar sürerdi; şimdi birkaç haftada ortaya çıkıyor.
Cevapları kısa tutuyorum, bir ya da iki cümle. Amaç, döngüyü bir performans değerlendirmesine dönüştürmek değil. Sadece bir dinlenme ve bir bakış.
Yıllık hedeften tamamen vazgeçmek gerekir mi?
Hayır, bunu söylemiyorum. Yıllık bir yön, bence çok değerli. Sadece onu tek başına bırakmak, benim için işe yaramadı.
Yıllık yönü bir harita değil, bir pusula olarak düşünüyorum. Harita, adım adım nereye gideceğimi gösterir; pusula ise yalnızca hangi yönde olduğumu söyler. Yıl boyunca pusulaya zaman zaman bakıyorum ve her döngüde o yöne doğru küçük bir adım seçiyorum. Bazı döngülerde adım çok küçük kalıyor, bazen yön de değişiyor. İkisi de kabul.
Kısa döngünün tökezlediği yerler
Bu yaklaşım da mükemmel değil. Birkaç yerde takılıyorum.
Hedef yine fazla büyük çıkıyor. Dört haftaya sığmayacak bir hedef seçince, aynı eski yük geri geliyor. O zaman hedefi küçültüyorum.
Ara bakışı atlıyorum. Döngünün ortasında bakmayı unutuyorum ve bitiş günü geldiğinde şaşırıyorum. Bunun için takvime bir hatırlatma ekliyorum.
Bir haftayı kaçırınca bırakıyorum. Hastalık, yoğunluk, kötü bir hafta. Eskiden bir hafta kaçırınca döngünün tamamını bırakırdım. Şimdi kendime "bir hafta kaçtı, devam ediyorum" diyorum. Döngü kırılgan değil, esnek olmalı.
Planlama ve hedef belirlemede süren zorlanmalar günlük hayatını belirgin biçimde etkiliyorsa, bunu bir psikiyatrist ya da psikologla konuşmak iyi bir adım olabilir.
Kendime not
Bir yıl bir hedef için çok uzun, ama dört hafta bir adım için tam uygun. Yılı küçük parçalara böldüğümde, her parçanın bir başı ve sonu oluyor. Bitirdiğim her küçük parça, bir sonraki parçaya başlamayı kolaylaştırıyor.
Bugün denemek istersen, önümüzdeki dört hafta için tek bir hedef seç. Onu haftalık küçük bir adıma çevir ve takvimde iki ay sonrası yerine yalnızca dört hafta sonrasına bir "kapanış günü" yaz. Bu kadar.