İlgi temelli dikkat: neden bazı işlere kolayca odaklanıyorum?

İlgi temelli dikkat nedir, neden önemli işlere değil ilginç işlere odaklanırım? DEHB'de dikkati açan anahtarları ve bunları kullanma yollarımı anlatıyorum.

· · 5 dk okuma

Yapılacaklar listemde iki madde vardı. Birincisi, teslim tarihi yaklaşan sıkıcı bir form. İkincisi, kimsenin benden istemediği, tamamen kendi merakımla ilgilendiğim bir konu. Hangisinin önemli olduğunu çok iyi biliyordum. Yine de günün sonunda formu açmamış, ama ikinci konuda neredeyse uzmanlaşmıştım.

Bu sahne bana o kadar tanıdık ki, uzun süre bunu bir karakter kusuru olarak gördüm. Sonra ilgi temelli dikkat diye tarif edilen bir fikirle karşılaştım ve kendi deneyimimi ilk kez bu kadar net görebildim. Bu yazıda bu kavramı sade bir dille anlatmak ve onu günlük hayatta nasıl kullanmaya çalıştığımı paylaşmak istiyorum.

Kısaca: İlgi temelli dikkat, DEHB'li birçok kişinin dikkatinin bir işin önemiyle değil; ilgi, yenilik, aciliyet, meydan okuma ya da birinin varlığıyla açıldığını anlatan bir ifade. Bu yüzden önemli ama sıkıcı işlere başlamak zor, ilginç işlere dalmak kolay olabilir. Bu anahtarları bilmek, sıkıcı işlere küçük kapılar açmayı kolaylaştırır.

İlgi temelli dikkat ne demek?

Bunu resmi bir tanım olarak değil, deneyimi tarif eden sade bir ifade olarak düşünmek daha doğru. Çoğu insan, bir işin önemli olduğunu bildiğinde ona odaklanmak için bir yol bulabiliyor. Belki istemiyor, belki sıkılıyor, ama önem duygusu onu harekete geçirmeye yetiyor.

DEHB'li pek çok insan ise başka bir şey anlatıyor: önem, dikkati açmak için yeterli olmayabiliyor. Bir işin önemli olduğunu bilmek, ona başlamamı kolaylaştırmıyor. Ama bir iş ilgimi çekiyorsa, yeniyse, acilse ya da bana meydan okuyorsa, dikkatim kendiliğinden geliyor.

Bu yüzden DEHB'deki dikkat sorunu, aslında dikkatin “az” olması değil. Dikkatin hangi koşullarda açıldığı ile ilgili. Benim deneyimimde dikkat bir musluk gibi değil, daha çok bir kapı gibi. Bazı anahtarlarla açılıyor, bazılarıyla açılmıyor.

Bu kapı bir kez açıldığında ise bazen fazla açılıyor. İlgimi çeken bir şeye dalınca saatlerce çıkamamak, yani hiperodak denen şey, aynı madalyonun öbür yüzü gibi. Dikkat, ilgi olmayan yerde tutunamıyor; ilgi olan yerde ise bırakamıyor. İkisi de aynı ayarın zorluğundan geliyor. Bunu fark etmek, “bazen hiç odaklanamıyorum, bazen de odaktan çıkamıyorum” çelişkisini anlamamı sağladı. Çelişki değilmiş; aynı dikkatin iki uç hâliymiş.

Önem neden yetmiyor?

Bu kısım belki de en çok yanlış anlaşılan kısım. Çevremden sık sık “madem önemli, neden yapmıyorsun?” sorusunu duydum. Bu soru, sanki yapmamayı seçiyormuşum gibi bir varsayım taşıyor.

Oysa ben önemli işleri yapmak istiyorum. Çoğu zaman yapmadığım için kendimi çok kötü hissediyorum. Sorun istek değil; isteğin dikkate ve harekete dönüşmemesi. Önemli bir iş başımda dururken, zihnim o işe yapışmak yerine kayıp gidiyor. Ne kadar zorlasam da, sanki duvara itiyormuşum gibi.

Bu farkı anlamak, bana kendime karşı daha adil olmayı öğretti. Önemli işleri ertelemem, onları önemsemediğim anlamına gelmiyor. Sadece benim dikkatimin onlara ulaşmak için farklı yollara ihtiyacı olduğu anlamına geliyor.

Dikkatimi açan anahtarlar

Zamanla, dikkatimin hangi koşullarda kendiliğinden açıldığını fark etmeye başladım. Bunlar DEHB'li pek çok kişinin de anlattığı şeylere benziyor:

  • İlgi. Gerçekten merak ettiğim bir konu ya da soru.
  • Yenilik. Daha önce denemediğim bir şey, yeni bir yöntem, yeni bir ortam.
  • Aciliyet. Yaklaşan, gerçek bir teslim tarihi ya da beklemenin somut bir bedeli.
  • Meydan okuma. Biraz zor ama imkânsız olmayan bir hedef, kendimle küçük bir yarış.
  • Birinin varlığı. Yanımda biri çalışırken ya da birine hesap vereceğimi bilirken.
  • Oyun ve hareket. Bir işi oyuna çevirmek, hareket ederek yapmak.

Bu anahtarların hepsi her zaman işe yaramıyor. Ama birini bulabildiğimde, sıkıcı bir iş bile biraz daha ulaşılabilir hâle geliyor.

Birinin varlığı neden bu kadar etkili?

Bu anahtar benim için özellikle güçlü. Tek başıma çalışırken dikkatimi tutmakta çok zorlanıyorum. Ama yanımda biri sessizce kendi işini yaparken, ben de garip bir şekilde kendi işime tutunabiliyorum. Bu yönteme yan yana çalışma ya da ortak çalışma deniyor.

Neden işe yaradığını tam bilmiyorum. Belki küçük bir hesap verebilirlik hissi, belki de ortamın bir “çalışma zamanı” olarak tanımlanması. MASA'yı geliştirmemin bir nedeni de buydu: tek başına çalışırken bile yanında birinin olduğunu hissedebilmek.

İlgi temelli dikkati günlük hayatta kullanmak

Bu anahtarları bilmek, sıkıcı ama önemli işlere küçük kapılar açmama yardımcı oluyor. Bende bazen işe yarayanlar şunlar:

  1. İşe bir soru eklemek. Sıkıcı bir işte beni gerçekten meraklandıran tek bir soru bulmaya çalışıyorum. “Bu formu en kısa sürede nasıl doldurabilirim?” gibi küçük bir soru bile ilgimi kıpırdatabiliyor.
  2. Küçük bir yenilik. Aynı işi farklı bir yerde, farklı bir saatte ya da farklı bir araçla yapmak. Bazen sadece bir kafeye gitmek bile yetiyor.
  3. Yapay aciliyet. Bir zamanlayıcı kurup “yirmi dakikada ne kadar yapabilirim?” diye kendime küçük bir yarış açmak.
  4. Meydan okuma. İşi biraz zorlaştırmak ya da kendime bir rekor koymak.
  5. Birinin yanında çalışmak. Bir arkadaşla, bir kütüphanede ya da sanal bir ortamda.
  6. İlginç işi ödül olarak kullanmak. Sıkıcı işin küçük bir parçasını bitirdikten sonra ilginç işe geçmek.

Bunlar sıkıcı işleri ilginç yapmıyor. Ama başlamamı kolaylaştırıyor. Ve benim için en zor kısım çoğu zaman başlamak.

Bu bir bahane mi?

Bu kavramı anlattığımda bazen “o zaman herkes sıkıcı işlerden kaçmak için bunu söyleyebilir” tepkisiyle karşılaşıyorum. Anlıyorum. Herkes sıkıcı işlerden hoşlanmıyor ve herkes zaman zaman erteliyor.

Fark, yoğunlukta ve etkide. DEHB'li pek çok insan için bu sadece hoşlanmamak değil; istese de başlayamamak, önemli işlerin sürekli ertelenmesi ve bunun hayatın pek çok alanını etkilemesi. Bu yüzden bu kavramı bir bahane olarak değil, bir açıklama olarak görüyorum. Açıklama, sorumluluğu ortadan kaldırmıyor. Ama sorumluluğumu daha işe yarar araçlarla taşımamı sağlıyor.

Eğer önemli işlere başlayamamak hayatını ciddi biçimde zorluyorsa, işini, eğitimini ya da ilişkilerini etkiliyorsa, bunu bir psikiyatristle konuşmak iyi bir adım olabilir. Yetişkinlerde DEHB değerlendirmesini psikiyatrist yapar ve sana uygun destek yolları birlikte konuşulabilir.

Bitirmeden

O form, sonunda bir arkadaşımla yan yana otururken ve kendime yirmi dakikalık bir süre koyarak doldu. İlginç bir iş değildi, hâlâ değil. Ama dikkatimi açacak doğru anahtarı bulduğumda, kapı aralandı.

Senin dikkatin de belki bazı işlere kendiliğinden gidiyor, bazılarına hiç gitmiyor. Bu bir karakter kusuru değil. Bugün seni bekleyen sıkıcı bir iş varsa, ona bir anahtar bulmayı dene: küçük bir soru, bir zamanlayıcı, yanında biri. Her zaman işe yaramayacak. Ama bazen, sadece bir anahtar yeterli.

Sık sorulanlar

İlgi temelli dikkat ne demek?

DEHB'li birçok kişinin dikkatinin, bir işin önemli olmasından çok ilgi çekici, yeni, acil ya da meydan okuyucu olmasıyla açıldığını anlatan sade bir ifadedir. Resmi bir tanı ölçütü değil, deneyimi tarif etmenin bir yoludur.

Neden önemli işlere odaklanamıyorum ama ilginç işlere saatlerce odaklanabiliyorum?

DEHB'li birçok yetişkin bu deneyimi yaşar: bir işin önemli olduğunu bilmek, dikkati açmaya yetmeyebilir. Bu durum işini ya da hayatını ciddi biçimde etkiliyorsa bir psikiyatristle değerlendirmek iyi olabilir.

İlgi temelli dikkati sıkıcı işlerde nasıl kullanabilirim?

Sıkıcı bir işe küçük bir yenilik, bir zaman sınırı, bir meydan okuma ya da birinin varlığını eklemek dikkati açmaya yardımcı olabilir. Her zaman işe yaramaz ama denemeye değer.

Bu yazı kişisel deneyime dayanır, tıbbi tavsiye değildir. Tanı ve tedavi için bir psikiyatriste ya da doktora danış.

Bunlar da ilgini çekebilir