Sana kendinde sevdiğin üç şeyi sorsam, ne kadar sürede cevap verirsin? Peki kendinde sevmediğin üç şeyi? Ben bu soruyu kendime ilk sorduğumda, ikinci listeyi saniyeler içinde doldurdum. Birinci liste için ise uzun süre boş sayfaya baktım.
Bu dengesizlik bana çok şey anlattı. Uzun süre eksiklerimle tanımlanmış biri olarak, güçlü yönlerimi görmek için özel bir çaba göstermem gerekiyordu. Bu yazıda “güçlü yönlerimi nasıl bulurum” sorusuna kendi bulduğum cevabı paylaşıyorum: hazır listeler değil, doğru sorular.
Kısaca: Güçlü yönlerini bulmak için hazır listelerden çok, kendi deneyimine dair sorular sormak işe yarar. Kendini kaptırdığın işler, insanların seni aradığı konular ve zor anlardaki tepkilerin önemli ipuçları verir. Her güçlü yanın bedelini de not etmek, romantize etmeden bütün resmi görmeni sağlar.
Güçlü yönlerimi nasıl bulurum diye sormak neden bu kadar zor?
DEHB'li pek çok insan gibi ben de büyürken eksiklerim hakkında çok şey duydum. Dikkatsiz, dağınık, unutkan, sabırsız. Bu kelimeler zamanla iç sesim oldu. Güçlü yanlarımı düşünmeye çalıştığımda bile, bu ses araya girip “ama…” diye başlayan cümleler kuruyordu.
Bir de kolay gelen şeyleri küçümseme alışkanlığı var. Bana kolay gelen bir şeyi, “bunu herkes yapar” diye düşünüyorum. Oysa herkes yapmıyor. Kolay gelmesi, onun bir güçlü yan olduğunun ipucu olabilir.
Bu yüzden güçlü yönlerimi bulmak için doğrudan “güçlü yönlerim neler?” diye sormak işe yaramadı. Onun yerine, dolaylı sorular sormaya başladım. Bu sorular, iç sesimin araya girmesine fırsat vermeden, gerçek deneyimlerime bakmamı sağladı. “Güçlü yanım ne?” sorusu bir yargı istiyor; “geçen hafta seni en çok ne canlandırdı?” sorusu ise sadece bir anı. Anıları hatırlamak, kendimi değerlendirmekten çok daha kolay.
Bu soruları nasıl kullanabilirsin?
Aşağıdaki sorular bir test değil. Doğru ya da yanlış cevapları yok. Birkaç öneri:
- Yazarak cevapla. Kafanda düşünmek yerine kâğıda dökmek, desenleri görmeyi kolaylaştırıyor.
- Acele etme. Hepsini bir oturuşta cevaplamak zorunda değilsin. Birkaç gün içinde, aklına geldikçe ekleyebilirsin.
- Somut örneklerle cevapla. “İyi bir dinleyiciyim” yerine “geçen hafta bir arkadaşım beni aradı ve…” gibi.
- Bir kişiyle paylaş. Güvendiğin biriyle cevaplarını konuşmak, göremediğin şeyleri görmeni sağlayabilir.
Akış ve ilgiyle ilgili sorular
- Zamanın nasıl geçtiğini anlamadığın son an neydi? Ne yapıyordun? Bu soru, ilgi ve derin odakla ilgili güçlü yanlarına işaret edebilir.
- Kimse istemese bile kendiliğinden yaptığın şeyler neler? Boş bir günde nelere yöneliyorsun? Bunlar, iç motivasyonunun nerede olduğunu gösterebilir.
- Hangi konularda saatlerce konuşabilirsin? Bir sohbette gözlerinin parladığı, sesinin hızlandığı konular hangileri?
- Çocukken neye ilgi duyuyordun? Bazı ilgiler yıllar içinde biçim değiştirse de özünde aynı kalabiliyor.
Ben bu dört soruyu cevaplarken şunu fark ettim: konular çok farklıydı ama hepsinde “bir şeyin nasıl çalıştığını anlamak” vardı. Bir tarifin neden tuttuğunu, bir cümlenin neden etkilediğini, bir insanın neden öyle davrandığını. Tek tek bakınca dağınık görünen ilgilerim, aslında aynı merakın farklı kılıkları çıktı.
İnsanlar ve ilişkilerle ilgili sorular
- Arkadaşların seni hangi konularda arıyor? Fikir mi soruyorlar, dinlemeni mi istiyorlar, güldürmeni mi, bir sorunu çözmeni mi?
- İnsanlar sana en çok hangi konuda teşekkür etti? Teşekkürler, başkalarının sende değer gördüğü yerleri gösterir.
- Bir grupta genellikle hangi rolü üstleniyorsun? Fikir getiren mi, ortamı yumuşatan mı, harekete geçiren mi, dışarıda kalanı fark eden mi?
- Başkalarına kolayca öğretebildiğin bir şey var mı? Bir şeyi anlatabilmek, onu derinden anladığının işareti olabilir.
Bu sorular bazen insanı utandırabiliyor. Kendini övmek gibi geliyor. Ama burada amaç övünmek değil, gözlem yapmak. Bir bilim insanının bir bitkiyi incelemesi gibi, kendine biraz mesafeli ve meraklı bir gözle bak. Cevapların sadece senin için.
Zor anlar ve dayanıklılıkla ilgili sorular
- Bir şeyler ters gittiğinde ne yapıyorsun? Panik mi, netlik mi? Bazı DEHB'li insanlar kriz anında şaşırtıcı biçimde sakin kalabildiğini anlatıyor.
- Hayatında aştığın zor bir dönemi düşün. Seni ne taşıdı? Mizah mı, inat mı, merak mı, insanlar mı?
- Beklenmedik bir değişikliğe nasıl uyum sağlıyorsun? Planlar bozulduğunda hızla yeni bir yol bulabiliyor musun?
- Başkalarının vazgeçtiği bir şeyde devam ettiğin oldu mu? Bu, bazen fark edilmeyen bir kararlılığa işaret edebilir.
Bedel ve denge soruları
Güçlü yanları bulmak kadar, onları romantize etmemek de önemli. Bu son sorular, bütün resmi görmeni sağlıyor:
- Bulduğun her güçlü yanın sana bir bedeli var mı? Örneğin derin odak bazen yorgunluk getiriyor, empati bazen tükenme.
- Hangi ortamlarda bu güçlü yanlar ortaya çıkıyor, hangilerinde kayboluyor? Güçlü yanlar çoğu zaman bağlama bağlıdır.
- Bu güçlü yanları kullanabilmek için neye ihtiyacın var? Dinlenme, destek, belirli bir ortam, birinin yanında olması?
Bu son soru belki de en önemlisi. Çünkü güçlü yanlarımı ancak yeterince desteklendiğimde kullanabildiğimi fark ettim. Uykusuz, bunalmış ve kendimi suçlayan bir hâldeyken hiçbiri ortaya çıkmıyor.
Cevaplarınla ne yapabilirsin?
Bu soruları cevapladıktan sonra elinde bir liste olacak. Bu listeye bir süre sonra dönüp bak. Tekrar eden temalar var mı? Bazı kelimeler farklı sorularda yeniden mi ortaya çıkıyor? Bu temalar, güçlü yönlerinin ipuçları olabilir.
Benim listemde tekrar eden kelimeler “merak”, “bağlantı kurmak” ve “zor anda sakin kalmak” oldu. Ama aynı listede “yorulmak”, “yarım bırakmak” ve “fazla yüklenmek” de vardı. İkisini yan yana görmek, kendimi hem daha gerçekçi hem de daha şefkatli bir yerden tanımamı sağladı.
Bu listeyi bir kimlik kartı gibi görme. Güçlü yanların zamanla değişebilir, yenileri ortaya çıkabilir. Bir yıl sonra aynı soruları tekrar cevaplamak, kendinde neyin değiştiğini görmeni sağlayabilir.
Eğer bu soruları cevaplarken hiçbir şey bulamıyorsan, ya da sürekli bir değersizlik hissiyle karşılaşıyorsan, bu da önemli bir bilgi. Bu his yoğun ve uzun süredir devam ediyorsa, bir psikolog ya da psikiyatristle konuşmak gerçekten iyi gelebilir. Kendini görmek bazen bir başkasının desteğiyle daha kolay oluyor.
Son söz
İlk kez bu soruları kendime sorduğumda, “kendimde sevdiğim üç şey” listesini doldurmak hâlâ zordu. Ama sorular, cevapların orada olduğunu gösterdi. Sadece onlara hiç doğru yerden bakmamıştım.
Belki sen de bugün sadece bir soru seçip cevaplarsın. Bir sonraki gün bir tane daha. Güçlü yanlarını bulmak bir sınav değil, bir keşif. Ve bu keşfin en güzel yanı, hiçbir zaman tamamen bitmemesi.