DEHB yenilik arayışı nasıl işe yarar hâle gelir?

DEHB yenilik arayışı rutinleri bozabilir ama doğru dozda bir yakıt da olabilir. Yeniliği yasaklamadan dozlamayı ve küçük değişkenlerle çalışmayı anlatıyorum.

· · 4 dk okuma

Aynı yoldan yürümek bir süre sonra bana neredeyse fiziksel bir sıkıntı veriyor. Aynı kafede aynı masaya oturmak, aynı defteri kullanmak, aynı saatte aynı işi yapmak… Bir noktadan sonra zihnim sanki “bunu zaten biliyorum” deyip kapıyı kapatıyor. Ve kapı kapanınca, en basit iş bile yokuş yukarı tırmanmaya dönüşüyor.

DEHB yenilik arayışı, benim hayatımda hem bir motor hem de bir fren gibi çalıştı. Bu yazıda bu arayışın neden bu kadar güçlü olduğunu, bedelini ve onu yasaklamak yerine nasıl işe yarar hâle getirmeye çalıştığımı anlatıyorum.

Kısaca: DEHB'li birçok yetişkin için yenilik, dikkati ve motivasyonu açan güçlü bir anahtardır; tanıdık olan ise çabuk sıkıcı gelir. Bu arayış rutinleri bozabilir ve sık değişime yol açabilir. Yeniliği yasaklamak yerine küçük dozlarda, rutinin içine yerleştirmek onu bir yakıta dönüştürebilir.

DEHB yenilik arayışı neden bu kadar güçlü?

Kendi deneyimimde sıkılmak, sıradan bir rahatsızlık değil. Bazen neredeyse dayanılmaz bir his. Tanıdık bir işi tekrar yaparken zihnim sanki uyuşuyor, dikkatim dağılıyor ve içimde bir kaçma isteği büyüyor.

DEHB'li pek çok insan benzer bir şey anlatıyor: yeni olan, dikkati kendiliğinden topluyor. Yeni bir yöntem, yeni bir ortam, yeni bir konu… Bunlar zihnimde bir ışık yakıyor. Tanıdık olan ise, ne kadar önemli olursa olsun, o ışığı yakmakta zorlanıyor.

Bu yüzden yenilik arayışı benim için bir kapris değil. Dikkatimin çalışma biçiminin bir parçası. Onu tamamen bastırmaya çalıştığım dönemlerde hem daha mutsuz hem de daha işlevsiz oldum.

Yenilik arayışının bedeli

Ama bu arayışın bedelleri de var ve bunları görmezden gelmek istemiyorum.

  • Rutinler çöküyor. Bir düzen kuruyorum, birkaç hafta harika gidiyor, sonra o düzenin kendisi sıkıcı hâle geliyor ve bırakıyorum.
  • Başladıklarım yarım kalıyor. Yeni bir şeyin heyecanı geçince, eski şeye dönmek zor geliyor.
  • Sık değişim yorucu oluyor. Sürekli yeni araçlar, yeni sistemler, yeni yöntemler denemek, aslında işin kendisinden çok zaman alabiliyor.
  • Harcama artıyor. Yeni bir defter, yeni bir uygulama, yeni bir ekipman. Yenilik çoğu zaman bir alışverişle başlıyor.
  • İlişkilerde beklenti. Bazen ilişkilerde de sürekli bir heyecan beklemek, tanıdık ve sakin dönemleri olduğundan daha sıkıcı görmeme yol açabiliyor.

Bu bedelleri fark etmek, yenilik arayışımı bir düşman gibi görmeme değil, onu daha bilinçli yönetmeme yol açtı.

Yeniliği yasaklamak yerine dozlamak

Bir dönem şunu düşündüm: madem yenilik beni dağıtıyor, o zaman ondan uzak durmalıyım. Katı bir rutin kurdum, her şeyi aynı saatte, aynı yerde, aynı şekilde yapmaya çalıştım. Bu deneme birkaç haftadan fazla sürmedi. Rutin bir hapishaneye dönüştü ve ben kaçtım.

Sonra farklı bir fikir denedim: yeniliği yasaklamak yerine, onu küçük dozlarda rutinin içine yerleştirmek. Rutinin iskeleti aynı kalıyor, ama içinde değişebilen küçük parçalar var. Böylece zihnim hem tanıdık bir yapıya hem de yeterince yeniliğe sahip oluyor.

Rutin ile yenilik düşman değil

Uzun süre rutin ile yeniliği iki zıt kutup gibi düşündüm. Ya düzenli olacaktım ya da canlı. Şimdi ikisinin birlikte çalışabildiğini görüyorum. Rutin bana bir zemin veriyor, yenilik ise o zeminin üzerinde nefes almamı sağlıyor. Mesela her sabah aynı saatte çalışmaya oturmak rutinin parçası; ama hangi işle başlayacağım, nerede oturacağım, hangi müziği dinleyeceğim değişebilir.

Yeniliği işe yarar hâle getirmenin yolları

Bende bazen işe yarayan, bazen yaramayan ama genel olarak yön veren bazı yöntemler şunlar:

  1. Ortamı döndürmek. Aynı işi haftanın farklı günlerinde farklı yerlerde yapmak. Evde bir gün masada, bir gün mutfakta, bir gün dışarıda.
  2. Yöntemi değiştirmek. Aynı işi farklı bir araçla yapmak: bir gün kâğıtla, bir gün bilgisayarla, bir gün sesli not alarak.
  3. Rutine tek bir değişken eklemek. Her şeyi değiştirmek yerine, rutinin sadece bir parçasını değiştirmek. Böylece düzen bozulmadan yenilik geliyor.
  4. Yeni öğrenme hedefleri koymak. Tanıdık bir işte bile yeni bir beceri öğrenmeye çalışmak, işi yeniden ilginç kılabiliyor.
  5. Yeniliği ödül yapmak. Sıkıcı bir işi bitirdiğimde, kendime yeni bir şey denemeyi ödül olarak veriyorum: yeni bir tarif, yeni bir yürüyüş rotası.
  6. Yenilik için ayrı bir alan açmak. Haftada bir kez tamamen yeni bir şey denemek için zaman ayırmak. Böylece yenilik isteği, önemli işlerimi bozmadan karşılanıyor.

Bu yöntemlerin ortak noktası, yeniliği bir kaçış olmaktan çıkarıp bir araç hâline getirmek.

Her şeyi değiştirme isteği geldiğinde

Yenilik arayışının en zorlu hâli, bazen gelen “her şeyi değiştirme” isteği. Bir anda tüm hayatımın sıkıcı olduğunu, her şeyi baştan kurmam gerektiğini hissediyorum. Yeni bir iş, yeni bir düzen, yeni bir hayat.

Bu isteği ciddiye alıyorum ama hemen harekete geçmiyorum. Kendime bazı sorular soruyorum: Bu istek gerçekten bir değişim ihtiyacından mı geliyor, yoksa sadece sıkılmışlıktan mı? Küçük bir değişiklik bu ihtiyacı karşılayabilir mi? Büyük bir kararı bir süre bekletirsem ne olur?

Çoğu zaman küçük bir değişiklik, örneğin yeni bir proje, yeni bir öğrenme hedefi ya da sadece birkaç günlük bir mola, o büyük isteği yatıştırıyor. Bazen de istek gerçekten bir değişim ihtiyacına işaret ediyor ve o zaman onu daha dikkatli, adım adım planlıyorum.

Eğer bu her şeyi değiştirme isteği sık sık geliyor, ruh hâlinde belirgin iniş çıkışlarla birlikte yaşanıyor ya da hayatında ciddi sonuçlar doğuruyorsa, bunu bir psikiyatrist ya da psikologla konuşmak önemli olabilir.

Yarın için küçük bir yenilik

Aynı yoldan yürümek hâlâ beni sıkıyor. Ama artık bunu bir sorun olarak değil, bir bilgi olarak görüyorum. Zihnim yeniliğe ihtiyaç duyuyor ve ben bu ihtiyacı küçük, güvenli yollarla karşılamayı öğreniyorum.

Belki yarın sen de küçük bir yenilik deneyebilirsin. Farklı bir yoldan yürümek, işine farklı bir yerden başlamak, alışık olduğun bir şeyi farklı bir araçla yapmak. Büyük değişiklikler gerekmiyor. Bazen tek bir yeni ayrıntı, bütün günü yeniden canlandırmaya yetiyor.

Sık sorulanlar

DEHB'li insanlar neden çabuk sıkılır?

DEHB'li birçok yetişkin, dikkatinin yenilik ve ilgiyle daha kolay açıldığını anlatır. Tanıdık ve tekrar eden işler bu yüzden daha çabuk sıkıcı gelebilir. Bu herkes için aynı değildir.

Rutinlerimi sürekli bozuyorum, DEHB ile rutin oluşturmak mümkün mü?

Mümkün, ama katı rutinler yerine içinde küçük değişkenler olan esnek rutinler daha sürdürülebilir olabilir. Örneğin aynı işi farklı ortamlarda ya da farklı yöntemlerle yapmak.

Sürekli her şeyi değiştirmek istiyorum, ne yapmalıyım?

Büyük kararlardan önce bir bekleme süresi koymak ve isteği önce küçük bir deneyle sınamak yardımcı olabilir. Bu istek huzursuzluk ya da ruh hâli değişiklikleriyle birlikte geliyorsa bir uzmanla konuşmak iyi olur.

Bu yazı kişisel deneyime dayanır, tıbbi tavsiye değildir. Tanı ve tedavi için bir psikiyatriste ya da doktora danış.

Bunlar da ilgini çekebilir