Kitap açık, kalem elimde, aynı paragrafı dördüncü kez okuyorum. Kelimeler gözümün önünden geçiyor ama hiçbiri içeri girmiyor. Telefon masanın köşesinde, ekranı aşağı dönük ama sanki bana bakıyor. Öğrenciyken bu sahneyi o kadar çok yaşadım ki, artık bir ders kitabı görünce bile o hissi hatırlıyorum.
O dönemde body doubling diye bir kavram bilmiyordum. Ama bir şeyi fark etmiştim: Arkadaşlarımla kütüphanede çalıştığım günler, evde tek başıma çalıştığım günlerden çok farklı geçiyordu. Bu yazıda ders çalışırken body doubling'i nasıl kurabileceğini, bugün bildiklerimle anlatıyorum.
Kısaca: Ders çalışırken body doubling, başka biri yanındayken ya da ekranda seninle birlikte çalışırken ders çalışmak demek. DEHB'li birçok öğrenci için masaya oturmayı ve orada kalmayı kolaylaştırabiliyor. Arkadaşla, kütüphanede ya da online sessiz çalışma odalarında denenebilir.
DEHB'de ders çalışmak neden bu kadar zor?
DEHB'de ders çalışmanın zorluğu çoğu zaman "istememek"ten değil, "başlatamamak"tan kaynaklanıyor. Ders, uzun süre dikkat isteyen, hemen ödül vermeyen ve çoğu zaman sınırları belirsiz bir iş. "Kimya çalışacağım" dediğinde nereden başlayıp nerede biteceği net değil.
Bir de sınavın uzaklığı meselesi var. İki hafta sonraki sınav, beynime çok uzak geliyor. Sınava bir gün kala ise panik devreye giriyor ve ancak o zaman çalışabiliyorum. Bu döngü yorucu ve uzun vadede sağlıksız. Öğrenciyken bunu "son dakika insanıyım" diye bir kişilik özelliği gibi sunardım; şimdi bunun aslında bir başlama güçlüğü olduğunu daha iyi anlıyorum.
Body doubling bu zorlukların hepsini çözmüyor. Ama en kritik anı, yani masaya oturup ilk sayfayı açma anını kolaylaştırabiliyor. Ve o an aşıldığında, gerisi çoğu zaman daha az korkutucu geliyor.
Ders çalışırken body doubling nasıl yardımcı olabilir?
Body doubling üzerine yapılmış araştırma oldukça sınırlı. Ama DEHB'li öğrencilerin çok sık anlattığı bir deneyim var: Biri yanındayken çalışmak daha kolay.
Bunun birkaç olası nedeni var. Yanımdaki kişinin çalıştığını görmek bana bir ritim veriyor. Ortak bir başlangıç saati, "şimdi başlıyoruz" anını net kılıyor. Ve birinin orada olması, telefona uzanan elimi bir anlığına durduruyor; kimse bir şey demese bile.
Öğrenciyken bunu en çok sınav dönemlerinde hissederdim. Kütüphanenin kalabalık olduğu günlerde, herkesin kitaplarına eğildiği o sessiz salonda sayfa çevirmek bir şekilde kolaylaşıyordu. Evde aynı konuyu çalışırken ise beş dakikada bir kalkıp bir şey atıştırıyor, bir şeyi kontrol ediyor, bir şarkı açıyordum.
Bir de şunu fark ettim: Body doubling, çalışmanın "duygusal" yükünü de hafifletiyor. Tek başıma bir ders kitabının karşısında oturmak bazen yalnızlık ve kaygıyla karışık bir his veriyordu. Yanımda biri olunca, o his biraz dağılıyordu.
Ders için body doubling biçimleri
Ders çalışırken kullanabileceğin birkaç farklı eşlik biçimi var:
- Arkadaşla yan yana çalışmak: Aynı masada ya da aynı odada, herkes kendi dersinde.
- Kütüphane: Tanımadığın insanların sessiz varlığı.
- Online ders çalışma odaları: Kamera açık ya da kapalı, ekranda başkalarıyla çalışmak.
- Görüntülü arkadaş seansı: Farklı evlerde, aynı saatte, görüntülü görüşme açık.
- "Benimle ders çalış" videoları: Birinin çalışırken kaydedildiği videolar, etkileşim olmadan bir varlık hissi.
Bugün evde tek başıma çalıştığım günlerde en sık başvurduğum seçenekler son ikisi; MASA'yı da tam bu boşluğu düşünerek, DEHB'liler için sanal bir ortak çalışma masası olarak geliştirdim. Ama öğrenciysen, okulunun ya da yakınındaki kütüphane hâlâ en kolay ve ücretsiz başlangıç olabilir.
Ders çalışırken body doubling seansı nasıl kurulur?
İşte ders ya da benzer yoğun işler için kullanılabilecek basit bir seans düzeni:
- Çalışacağın konuyu daralt. "Biyoloji" değil, "hücre bölünmesi, kitabın şu iki alt başlığı".
- Süreyi belirle. 25 ya da 45 dakikalık bloklar iyi çalışıyor. Uzun seanslar bazen başlamayı zorlaştırıyor.
- Eşlikçine ne çalışacağını söyle. Tek bir cümle.
- Telefonu uzaklaştır. Body doubling ne kadar iyi olursa olsun, telefon yanındaysa etkisi azalıyor.
- Molada kalk. Masadan uzaklaş, su iç, biraz hareket et.
- Seansın sonunda ne yaptığını not et. "Mitozu bitirdim, mayoza başladım." Bir sonraki seansa nereden başlayacağını bilmek, ertesi günü kolaylaştırıyor.
Son madde özellikle önemli. DEHB'de ertesi gün masaya oturduğumda "nerede kalmıştım?" sorusu bile başlamayı geciktirebiliyor. Tek satırlık bir not, o soruyu ortadan kaldırıyor ve bir sonraki seansın ilk adımını hazır bırakıyor.
Arkadaşla ders çalışırken dikkat edilecekler
Arkadaşla ders çalışmak çok keyifli olabiliyor, ama bir tuzağı var: sohbet. Öğrenciyken "birlikte çalışalım" diye başlayıp uzun uzun sohbet ettiğimiz günleri hatırlıyorum. Keyifliydi, ama sınav yaklaştıkça pişmanlık da büyüyordu.
Bu tuzağa düşmemek için birkaç küçük anlaşma işe yarıyor. Seansın başında kısa bir sohbet, sonra sessiz çalışma bloğu, molalarda serbest konuşma. Bir de, aynı dersi çalışmak zorunda değilsiniz. Hatta farklı dersler çalışmak, birbirinize soru sorup dağılma ihtimalini azaltıyor.
Eşlikçi seçimi de önemli. Body doubling arkadaşının da gerçekten çalışmak isteyen biri olması gerekiyor. Aksi takdirde ikiniz de birbirinizi oyalayabilirsiniz. Bir de kendini sürekli onunla kıyasladığın biriyle çalışmak, eşliği bir yarışa dönüştürebiliyor; bu da DEHB'li biri için çoğu zaman iyi bitmiyor.
Son bir not
Ders çalışırken body doubling, öğrenciyken bilseydim keşke dediğim şeylerden biri. Ama bilmemiş olmam, deneyimlerimin boşa gittiği anlamına gelmiyor. Kütüphanede çalıştığım günler, aslında body doubling'i farkında olmadan keşfettiğim günlermiş.
Eğer şu an ders çalışmakta zorlanıyorsan ve bunu sadece irade eksikliği olarak görüyorsan, biraz daha nazik olmayı dene. Belki eksik olan irade değil, sadece bir eşlik. Bu hafta bir arkadaşınla ya da bir online odada tek bir seans dene ve nasıl hissettirdiğine bak.
Dikkat ve odak güçlüğü okul hayatını belirgin şekilde etkiliyorsa, bir psikiyatristle görüşmek de iyi bir adım olabilir. Body doubling bir destek, ama tek başına her şeyi taşımak zorunda değil.