Bazı akşamlar çamaşır sepetinin önünde durup ona bakıyorum. Katlanacak bir yığın, yarım saatlik bir iş belki. Ama elim gitmiyor. Sonra telefon çalıyor, bir arkadaşım arıyor ve konuşurken farkında olmadan yığının yarısını katlamış oluyorum. Bu tesadüf değil; ev işleri için body doubling dediğimiz şeyin en sade hâli.
Ev işleri benim için hep ayrı bir zorluk oldu. Ders ya da iş gibi bir sonu, bir teslim tarihi yok. Bulaşık bitiyor, tekrar birikiyor. Çamaşır katlanıyor, tekrar dağılıyor. Bu yazıda, bu sonsuz döngüye yalnız bakmamanın bana nasıl yardım ettiğini anlatıyorum.
Kısaca: Ev işleri için body doubling, temizlik, bulaşık ve çamaşır gibi işleri biri yanındayken ya da telefonda veya ekranda eşlik ederken yapmak demek. DEHB'de bu işlere başlamak çok zor olabiliyor; birinin varlığı başlama eşiğini düşürebiliyor. Sohbetli eşlik burada genelde daha rahat işliyor.
DEHB'de ev işleri neden bu kadar zor?
Ev işleri, DEHB'li beynin zorlandığı birçok özelliği bir araya getiriyor. Tekrar eden işler çoğu zaman sıkıcı geliyor. Net bir bitiş çizgisi yok. Hemen hissedilen bir ödül de yok; temiz bir mutfak güzel, ama o güzellik birkaç saat sonra kayboluyor.
Bir de "nereden başlasam" sorusu var. Dağınık bir oda tek bir iş değil, onlarca küçük işin birbirine karıştığı bir yığın. Beynim bu yığına bakınca donup kalıyor. Bu donma bir karakter kusuru değil; bir başlama ve önceliklendirme güçlüğü.
Bunu bilmek bana çok iyi geldi. Dağınık evime bakıp kendimi yargılamak yerine "Tamam, beynim burada nereden başlayacağını bulamıyor. Ona biraz yardım edelim" demeye başladım. Bu cümle küçük görünüyor ama kendimle konuşma biçimimi değiştirdi.
Bir de görünmezlik meselesi var. Ev işleri bittiğinde fark edilmiyor; sadece yapılmadığında göze batıyor. Kimse "bulaşıklar ne güzel yıkanmış" demiyor. Bu da DEHB'li beynin sevdiği o anlık ödülü iyice ortadan kaldırıyor.
Ev işleri için body doubling nasıl işe yarayabilir?
Body doubling üzerine çok az araştırma var, bu yüzden kesin bir mekanizma söyleyemem. Ama benim deneyimimde ev işlerinde birkaç şey değişiyor.
İlki, başlangıç kolaylaşıyor. Biri telefonda ya da yanımdayken "Hadi şu bulaşıkları yıkayayım" demek daha kolay. Sanki işi tek başıma değil, onunla birlikte başlatıyorum.
İkincisi, sıkıcılık azalıyor. Ev işleri zihinsel olarak çok yoğun olmadığı için aklım başka bir uyarana ihtiyaç duyuyor. Bir sohbet ya da birinin sesi bu boşluğu dolduruyor ve beni işte tutuyor.
Üçüncüsü, zaman algısı değişiyor. Yalnızken on dakikalık bulaşık bir saat sürecekmiş gibi geliyor. Biriyle konuşurken ise fark etmeden bitiyor.
Dördüncüsü, utanç hafifliyor. Dağınıklığı tek başıma seyrederken içimde büyüyen o ağır his, biriyle paylaşınca küçülüyor. Arkadaşımın da kendi evinde katlanmamış bir çamaşır yığını olduğunu bilmek, "bir tek ben böyleyim" düşüncesini yumuşatıyor.
Ev işleri için body doubling biçimleri
Ev işleri için eşlik, masa başı işlerden biraz farklı. Burada sohbetli biçimler genelde daha iyi işliyor. Denediğim ya da sık duyduğum biçimler:
- Telefonda sohbet ederken iş yapmak. Kulaklık takıp bir arkadaşla konuşurken bulaşık yıkamak ya da çamaşır katlamak.
- Görüntülü toplama seansı. Bir arkadaşla aynı anda kendi evlerinizi toplamak, telefonu bir köşeye koyup ara sıra konuşmak.
- Evdeki biri yakındayken çalışmak. Ev arkadaşın ya da ailenden biri mutfakta otururken bulaşık yıkamak.
- Online sessiz odalar. Bazıları ev işleri için bile sessiz eşliği tercih ediyor.
- Temizlik videoları. Birinin evini topladığı videolar, bazıları için hem eşlik hem de başlama itkisi.
Bu biçimlerin hepsini denemek zorunda değilsin. Ben en çok ilk ikisini kullanıyorum; çünkü ev işlerinde bir sese ihtiyaç duyuyorum. Sessiz eşlik bana masa başında iyi geliyor ama bulaşık başında o sessizlik, işi daha da uzatıyor gibi.
Ev işlerine nasıl başlıyorum: küçük bir düzen
Body doubling, ev işlerinde tek başına yeterli olmuyor. Onu birkaç küçük adımla birleştirmek bende daha iyi işliyor:
- Tek bir alan seç. "Evi toplayacağım" değil, "mutfak tezgâhını toplayacağım".
- Süreyi kısa tut. Yirmi dakika yeter. Bitince devam etmek istersen edersin.
- Eşlikçine ne yapacağını söyle. "Şu an çamaşırları katlıyorum" demek bile işi gerçek kılıyor.
- Sohbeti işe paralel tut. Konuşmak serbest, ama ellerinin hareket etmeye devam etmesine dikkat et.
- Sonunda kısa bir kapanış. "Tezgâh temiz!" Kimseye övünmek için değil, kendine bir bitiş hissi vermek için.
Bu düzenin bir yan etkisi de oldu: Ev işlerini artık tek, devasa bir proje olarak değil, küçük ve bitirilebilir parçalar olarak görüyorum. Bir telefon görüşmesi, bir tezgâh. Bir görüntülü seans, bir dolap. Bu parçalar birikince ev de yavaş yavaş toparlanıyor.
Ev işleri için body doubling'in sınırları
Her şeyde olduğu gibi burada da sınırlar var. Bazı günler eşlikçim sohbet ederken ben işi tamamen unutuyorum; elimde bir tabak, uzun uzun konuşuyorum. Bu durumda sessiz eşliğe geçmek ya da sohbeti molalara bırakmak işe yarıyor.
Bir de çok yorgun ya da çok bunalmış olduğum günler var. O günlerde ev işlerine hiç dokunmamak da bir seçenek. Dağınık bir ev, kötü bir insan olduğun anlamına gelmiyor. Bazen tek yapabileceğin en acil olanı halletmek ve gerisini yarına bırakmak.
Eğer ev işleri ve gündelik düzen hayatını belirgin şekilde zorluyorsa, bunu bir psikolog ya da psikiyatristle konuşmak da değerli olabilir. Bu zorluk bazen DEHB'nin yanında yorgunluk ya da çökkünlük gibi başka durumlarla da iç içe geçebiliyor ve bunu bir uzmanla değerlendirmek iyi gelir.
Bugünlük bu kadar
Ev işleri için body doubling bana şunu öğretti: Dağınıklığa yalnız bakmak zorunda değilim. Bir ses, bir yüz ya da sadece birinin orada olduğunu bilmek, o donup kalmış ilk anı çözebiliyor.
Bu akşam bir şey denemek istersen, bir arkadaşını ara ve konuşurken tek bir küçük işi yap. Bulaşıkların yarısı, çamaşırların bir kısmı, tek bir çekmece. Yarım kalırsa da sorun değil. Önemli olan başlamak ve bunu yalnız yapmak zorunda olmadığını hatırlamak.