DEHB ve flört etmek: ilk buluşmalarda zihnimde dönenler

DEHB ile flört etmek bazen çok eğlenceli, bazen bitkinlik verici. İlk mesajlardan ilk buluşmaya kadar zihnimde olup biteni ve işime yarayan şeyleri anlatıyorum.

· · 4 dk okuma

Bir mesajlaşma uygulamasını açıyorum, karşımda yeni biri var. İlk birkaç mesaj akıp gidiyor, kafam onunla dolu, telefonuma her titreşimde bakıyorum. Sonra üç gün geçiyor, o kişi hâlâ orada ama ben artık başka bir şeyin içindeyim ve mesaj kutusunu açmak bile ağır geliyor. Bu gidiş gelişi flört ederken defalarca yaşadım ve uzun süre bunun bencillik olduğunu düşündüm.

DEHB ile flört etmek, bende hem en keyifli hem en yorucu deneyimlerden biri oldu. Yeniliğin verdiği heyecan bazen beni uçuruyor, bazen de aynı heyecanın çekilmesiyle kendimi tuhaf bir suçluluk içinde buluyorum. Bu yazıda ilk mesajlardan ilk buluşmalara kadar zihnimde dönenleri ve bu süreci biraz daha yönetilebilir kılan şeyleri paylaşıyorum.

Kısaca: DEHB ve flört etmek bende yeniliğin getirdiği yoğun ilgi ile bu ilginin aniden sönmesi arasında gidip geliyor. Mesajlaşma temposunu önceden söylemek, plan yapmayı basitleştirmek ve ilginin inip çıkmasını kendine karşı dürüstçe kabul etmek bu süreci daha rahat hâle getiriyor.

Yeni birinin verdiği o yoğun heyecan

Flörtün ilk haftalarında zihnim genelde o kişiyle ilgili bir şeye kilitleniyor. Attığı her mesajı analiz ediyorum, bir sonraki buluşmayı zihnimde kuruyorum, hatta günlük işlerimin arasına onunla ilgili hayaller sızıyor. Bu durum dışarıdan "çok ilgili" ya da "çok tutkulu" gibi görünebiliyor ve gerçekten de öyle hissediyorum.

Ama bu yoğunluğun bir süre sonra düşmesi de aynı şekilde hızlı oluyor. Yenilik azaldıkça dikkatim başka yerlere kayıyor ve bu bende hafif bir panik yaratıyor: "Artık ilgimi kaybediyor muyum, yoksa bu normal mi?" Bu soruyla çok zaman geçirdim ve hâlâ net bir cevabım yok. Sadece bunun bir örüntü olduğunu fark ettim.

Mesajlaşma temposu neden beni zorluyor?

Flörtte en çok zorlandığım kısım mesajlaşma temposu oldu. Bazı günler saniyeler içinde cevap veriyorum, bazı günler mesajı görüp "sonra cevaplarım" deyip tamamen unutuyorum. Karşımdaki kişi bunu ilgisizlik olarak okuyabiliyor, ben ise sadece dikkatimin başka bir yere kaydığını fark ediyorum.

Bir dönem bu tutarsızlığı gizlemeye çalıştım; sahte bir düzen kurmaya, her gün aynı saatte yazmaya çalıştım. İşe yaramadı, üstüne bir de kendimi zorlamış oldum. Şimdi bunun yerine daha erken ve daha açık konuşmayı deniyorum.

İşe yarayan birkaç yaklaşım

  • Beklentiyi erkenden söylemek. "Bazen mesaja geç dönerim ama bu ilgimi kaybettiğim anlamına gelmez" demek, karşı tarafa bir çerçeve veriyor.
  • Kısa ve sık yerine samimi ve seyrek. Her saat yazamayacaksam bile, yazdığımda gerçekten orada olmaya çalışıyorum.
  • Telefon görüşmesi yerine net bir plan. Akışına bırakılmış bir telefon konuşması bende kaygı yaratıyor; bunun yerine "Cuma akşamı saat 8'de buluşalım mı?" gibi net teklifler daha az çaba istiyor.

Buluşma planlamak: basit tutmanın gücü

Flörtte plan yapma kısmı da kendi başına bir mesele. Nereye gidileceğine, ne zaman buluşulacağına karar vermek bana küçük bir proje gibi geliyor ve bu projeyi ertelemek çok kolay oluyor. Bir dönem mükemmel bir buluşma planlamaya çalışıp süreci kendime zorlaştırdığımı fark ettim.

Şimdi şu basit kurala yakın kalmaya çalışıyorum:

  1. İlk buluşmayı kısa ve net tutmak (bir kahve, kısa bir yürüyüş).
  2. Saat ve yeri olabildiğince önceden netleştirmek, son dakikaya bırakmamak.
  3. Buluşma günü hatırlatıcı kurmak; "unuttum" demenin verdiği utançtan kaçınmak için.

Bu küçük adımlar, planlamayı bir karar yığınından çıkarıp tek bir basit eyleme indiriyor.

İlginin inip çıkmasıyla barışmak

En uzun zaman aldığım şey, ilginin dalgalı olmasını kendime karşı affetmek oldu. Bir hafta birini çok özel hissederken, bir sonraki hafta aynı yoğunluğu bulamamak beni "kararsız" ya da "yüzeysel" biri gibi hissettiriyordu. Oysa bu yoğunluk dalgası, DEHB'de dikkatin ve ilginin doğasıyla ilgili olabiliyor; karşımdaki kişinin değerini azaltmıyor.

Kendime sormayı öğrendiğim soru şu oldu: "Bu kişiyle ilgili gerçek bir çekilme mi var, yoksa sadece yenilik mi azaldı?" Bu ikisini ayırt etmek zaman alıyor ama panikle erken bir karar vermemi önlüyor.

DEHB'den ne zaman, nasıl bahsederim?

Flört aşamasında DEHB'den bahsetmek için tek doğru an yok. Bazen ilk buluşmada sohbetin doğal bir parçası oluyor, bazen haftalarca hiç gündeme gelmiyor. Benim için işe yarayan, bunu bir itiraf gibi değil, kendimi tanıtan sıradan bir bilgi gibi aktarmak oldu: "Dikkatimi toplamakta zorlanabilirim, bu yüzden bazen tekrar sorarım" gibi basit bir cümle genelde yeterli oluyor.

Eğer süreç ciddiye binmeye başlıyorsa ve karşılıklı bir merak varsa, DEHB'nin günlük hayatıma nasıl yansıdığını biraz daha açmak ilişkiye zemin hazırlıyor. Bu konuşmaların baskı altında değil, rahat bir anda geçmesi bence en önemlisi.

Unuttuğum küçük şeyleri nasıl anlatıyorum?

Flörtün ilk dönemlerinde en çok korktuğum şeylerden biri, karşımdakinin anlattığı küçük ayrıntıları unutmak. Bir kardeşin adını, önemli bir sınavın gününü, sevmediği bir yemeği. DEHB'li beynim bu ayrıntıları bazen hiç kaydetmiyor; sonra da karşımdaki kişi ilgisiz olduğumu düşünüyor.

Bunu saklamaya çalışmak yerine bir süre sonra açıkça söylemeyi denedim. “Senin anlattıklarını önemsiyorum ama bazen ayrıntıları kaçırabiliyorum; bir şeyi unutursam bunun ilgisizlikten olmadığını bilmeni isterim.” Bu cümle her şeyi çözmüyor ama yanlış anlaşılmanın önünü kesiyor.

Bir de küçük bir alışkanlık edindim: önemli bulduğum şeyleri telefonuma kısa bir not olarak yazıyorum. Kulağa mekanik gelebilir, ama sonuçta karşımdakini hatırlamak için bir araç kullanmak, hatırlamamaktan çok daha ilgili bir davranış.

Kendime not

Flört etmek benim için hâlâ bir öğrenme alanı. Bazı buluşmalar harika geçiyor, bazı mesajlaşmalar yarım kalıyor, bazı planlar son anda değişiyor. Bunların hepsi DEHB'li biri olarak flört etmenin bir parçası ve kendimi bunun için eksik görmemeye çalışıyorum.

Eğer sen de yeni biriyle tanışıyorsan ve zihnin bu kadar inip çıkıyorsa, bunu sadece kendine saklamak zorunda değilsin. Açık ve sade bir cümle, çoğu zaman tahmin ettiğinden daha fazla rahatlık getiriyor.

Sık sorulanlar

DEHB flört etmeyi zorlaştırır mı?

Herkes için farklı. Bazılarımız için yeni bir tanışma heyecanı oldukça keyifli gelirken, mesajlaşma temposu, plan yapma ya da dikkat dağınıklığı bazı anları zorlaştırabilir. İkisi de aynı anda doğru olabilir.

Flörtte çok çabuk ilgi kaybediyormuş gibi hissediyorum, bu normal mi?

DEHB'de ilgi inişli çıkışlı olabilir; bu, karşındaki kişiyi önemsemediğin anlamına gelmek zorunda değil. Bunu kendine açıklayabilmek ve gerekirse karşındakine de söylemek yardımcı olabilir.

Flört aşamasında DEHB'den ne zaman bahsetmeliyim?

Kesin bir zamanlama yok. Kendini güvende hissettiğin ve ilişkinin ciddiye binmeye başladığı bir an, çoğu zaman uygun bir an olur. Erken ya da geç açmanın doğru ya da yanlış bir tarafı yok.

Bu yazı kişisel deneyime dayanır, tıbbi tavsiye değildir. Tanı ve tedavi için bir psikiyatriste ya da doktora danış.

Bunlar da ilgini çekebilir