Bir arkadaşım telefonda bana uzun bir hikâye anlatıyordu. Ben de dinlerken, nedense ayağa kalkıp mutfağa geçtim. Telefon omzumla kulağımın arasında, tezgâhı silmeye başladım. Hikâye bittiğinde bulaşıklar yıkanmış, tezgâh toplanmış, çöp bağlanmıştı. Telefonu kapattıktan sonra mutfağa şaşkınlıkla baktım. Aynı mutfak, sabahtan beri bana dağ gibi görünüyordu.
Bu anı sonradan çok düşündüm. Ne değişmişti? Yorgunluğum aynıydı, mutfak aynıydı, bulaşık aynıydı. Değişen tek şey, birinin benimle olmasıydı. DEHB çevrelerinde buna “body doubling” deniyor. Bu yazıda body doubling ile temizlik nasıl yapılır, bende nasıl işliyor ve nelere dikkat ediyorum, onları anlatıyorum.
Kısaca: Body doubling ile temizlik, ev işlerini başka birinin fiziksel ya da sanal olarak yanında olduğu bir ortamda yapmaktır. Yanındaki kişinin yardım etmesi gerekmez; varlığı, başlamayı ve işin ortasında kaybolmamayı kolaylaştırabilir. Telefonla, görüntülü ya da aynı odada denenebilir.
Body doubling nedir?
En basit hâliyle, bir işi başka birinin yanında yapmak. O kişi senin işine karışmıyor, yardım etmiyor, hatta bazen kendi işiyle meşgul oluyor. Ama orada olması, sende bir şeyleri değiştiriyor.
Bunun neden işe yaradığına dair kesin bir açıklama bildiğimi söyleyemem. DEHB ile yaşayan insanların sıkça dile getirdiği birkaç şey var: Birinin varlığı dikkate bir çapa gibi davranıyor, işe hafif bir dış yapı ekliyor ve “birlikte bir şey yapıyoruz” hissi işi daha az yalnız kılıyor. Benim deneyimim de bu yönde. Ama bunu bilimsel bir iddia olarak değil, yaşadığım ve pek çok kişiden duyduğum bir şey olarak paylaşıyorum.
Body doubling'in güzel yanı, kimsenin seni izlemesine ya da denetlemesine gerek olmaması. Bu bir sınav değil. Daha çok, iki kişinin aynı odada sessizce kitap okuması gibi bir şey.
Body doubling ile temizlik neden bende işe yarıyor?
Kendi deneyimimde birkaç şey dikkatimi çekti:
- Başlamak kolaylaşıyor. Yalnızken “birazdan” diye ertelediğim iş, biri yanımdayken “madem buradayız” diye başlıyor.
- Ortada kaybolmuyorum. Yalnız temizlerken bir çekmeceyi düzenlemeye dalıp asıl işi unutabiliyorum. Biri yanımdayken, nereden geldiğimi hatırlamam kolaylaşıyor.
- Sıkıcılık azalıyor. Sohbet, ya da sadece başka birinin sesini duymak, tekrarlayan işin monotonluğunu dengeliyor.
- Zaman daha gerçekçi geçiyor. Bir telefon görüşmesi ya da ortak bir oturum, kendiliğinden bir başlangıç ve bitiş getiriyor.
- Utanç biraz geri çekiliyor. Bu belki şaşırtıcı, ama birinin yanındayken kendi kendime söylediğim acımasız cümleler daha az duyuluyor.
Her zaman işe yaramıyor. Bazı günler biri yanımdayken bile yerimden kalkamıyorum. Ama işe yaradığı günlerin sayısı, yaramadığı günlerden açıkça fazla.
Kiminle ve nasıl body doubling yapılır?
Body doubling için illa birinin evine gelmesi gerekmiyor. Denediğim ve işe yarayan birkaç biçim şöyle:
- Telefon görüşmesi. En kolay ve en sık kullandığım yöntem. Kulaklığı takıp bir arkadaşla konuşurken bulaşık yıkamak, çamaşır katlamak ya da yüzey silmek.
- Görüntülü arama. Kamerayı tezgâha ya da masaya bakacak şekilde koymak. Karşıdaki kişi kendi işini yaparken sen de kendininkini yapıyorsun.
- Aynı odada biri. Evi paylaştığın biri, ya da sana uğrayan bir arkadaş. Kendi işine bakarken sen temizlik yaparsın; konuşmanız bile gerekmez.
- Birlikte temizlik randevusu. Bir arkadaşınla aynı saatte kendi evlerinizde temizliğe başlamak, başta ve sonda kısa bir mesajla haber vermek.
- Çevrim içi sessiz oturumlar. Başkalarının sessizce çalıştığı bir ortamda oturmak. Ben bazen MASA'da bir masaya oturup diğerleri kendi işine bakarken mutfağımı topluyorum.
Kimseye ulaşamadığım günler için bir yedeğim daha var: Birinin kendi evini temizlediği uzun videoları arka planda açmak. Gerçek bir insanla aynı şey değil, karşımdaki kişi benim orada olduğumu bilmiyor. Ama ekranda birinin bulaşık yıkadığını, çamaşır katladığını görmek bile bazen “ben de yapayım” demem için yetiyor. Bunu bir eksik olarak değil, elimdeki seçeneklerden biri olarak görüyorum.
Hangi biçimin sana uyduğunu bulmak biraz deneme istiyor. Bazıları için sohbet dikkat dağıtıcı; sessiz bir varlık daha iyi işliyor. Bazıları ise konuşmadan işe başlayamıyor.
Yanındaki kişiden ne istemeli?
Body doubling'in iyi işlemesi için beklentileri baştan açık konuşmak bana çok yardımcı oldu. Çünkü yanımdaki kişi bazen iyi niyetle yanlış şeyler yapabiliyor: Tavsiye vermeye başlıyor, “Bunu şöyle yapsan daha kolay olur” diyor ya da dağınıklık hakkında yorum yapıyor.
Ben genellikle şöyle bir cümleyle başlıyorum: “Seninle konuşurken biraz ev toplayacağım. Bana yardım etmene ya da bir şey söylemene gerek yok, sadece orada olman yeterli.” Bu kadar basit bir cümle, ortamı hemen rahatlatıyor.
Yanındaki kişiden istemeyebileceğin birkaç şey:
- Evinin hâlini yorumlamasını.
- Ne kadar ilerlediğini denetlemesini.
- Senin yerine işi yapmasını, eğer sen bunu istemiyorsan.
İstediğin ise genellikle çok az: biraz zaman, biraz varlık, belki biraz sohbet.
“Evimi kimse görmesin” hissi
Body doubling'in önündeki en büyük engel bende utançtı. Evimin dağınık hâlini birinin görmesi fikri, bu yöntemi denemeyi uzun süre engelledi. Oysa bunun birçok yolu var.
Kamerayı tamamen kapalı tutabilirsin; sesli bir görüşme çoğu zaman yeterli. Kamerayı açacaksan, onu evin daha düzenli bir köşesine ya da sadece tavana çevirebilirsin. Çevrim içi sessiz oturumlarda zaten kimse senin ne yaptığını görmüyor; sadece orada olduğunu biliyor.
Bir de şunu fark ettim: Güvendiğim birine evimin hâlini açıkça söylediğimde, utancın büyük kısmı dağıldı. “Ev şu an çok dağınık, o yüzden bu görüşmeyi istedim” demek, düşündüğümden çok daha az korkutucuydu. Karşımdaki kişi çoğu zaman “Benimki de öyle” diyordu.
Kendi body doubling oturumumu nasıl kuruyorum?
Bir oturumu planlarken şu sırayı izliyorum:
- Tek bir hedef seçiyorum. “Evi topla” değil; “mutfak tezgâhı” ya da “yatak odasındaki sandalye”.
- Bir süre belirliyorum. Genellikle yarım saat. Bir telefon görüşmesi ya da bir oturumun süresi kadar.
- Malzemeleri önceden hazırlıyorum. Çöp poşeti, bez, sepet. Oturum başladığında aramakla vakit kaybetmemek için.
- Karşı tarafa ne istediğimi söylüyorum. Sohbet mi, sessizlik mi?
- Bitince ne yaptığıma bakıyorum. Kısa bir an, ne kadar ilerlediğimi görmek için. Hepsini bitirmediysem bile.
Bu sıralamanın kendisi de bir tür destek. Oturum başlamadan önce kararların çoğu verilmiş oluyor; oturum sırasında sadece yapmak kalıyor.
Son bir not
Uzun süre ev işlerini yalnız yapmam gerektiğini düşündüm. Yetişkin biri olarak kendi evimi kendim toparlamalıydım; birine ihtiyaç duymak bir eksiklik gibi geliyordu. Şimdi farklı düşünüyorum. İnsanlar zaten pek çok şeyi birlikte yapıyor: birlikte yürüyüşe çıkıyor, birlikte ders çalışıyor, birlikte yemek yapıyor. Temizliğin neden istisna olması gereksin?
Belki bugün sadece bir arkadaşını arayıp “Konuşurken biraz bulaşık yıkayabilir miyim?” diye sorarsın. Bu küçük soru, yalnız başına başlayamadığın bir işin kapısını aralayabilir.