Akşam rutini: DEHB'li biri olarak günü yumuşakça kapatmak

DEHB ile akşam rutini kurmak neden zor? Günü bir anda kesmek yerine yavaş yavaş kapatan, esnek bir akşam rutinini kendi deneyimimle anlatıyorum.

· · 5 dk okuma

Bir şehrin ışıkları bir anda sönmez. Önce dükkânlar kepenk indirir, sonra caddeler sakinleşir, sonra pencereler teker teker kararır. Benim günüm ise uzun süre bir şalter gibi kapanıyordu: son dakikaya kadar tam gaz, sonra yatağa bir anda düşüş. Tahmin edebileceğin gibi o düşüş hiç de yumuşak olmuyordu.

Bir akşam rutini kurmaya karar verdiğimde amacım daha erken uyumak değildi aslında. Sadece günün bitişini biraz daha nazik yaşamak istiyordum. Bu yazıda DEHB ile akşam rutini kurmanın bende neden zor olduğunu, günü üç katmanda nasıl kapattığımı ve rutinim bozulduğunda neye tutunduğumu anlatıyorum.

Kısaca: Bende işe yarayan akşam rutini, günü bir anda kesmek yerine iş, hazırlık ve beden olmak üzere üç katmanda yavaş yavaş kapatmak. Ertesi güne kısa bir not bırakmak, ışığı azaltmak ve telefonu uzaklaştırmak bu rutinin çekirdeği. Yorgun akşamlar için iki adımlık bir minimum versiyon da tutuyorum.

Akşam rutini bana neden bu kadar zor geliyor?

Akşamlar benim için tuhaf bir zaman. Gün boyu dağınık olan dikkatim akşam saatlerinde toparlanmaya başlıyor ve ben tam o sırada dinlenmem gerektiğini biliyorum. Bedenim yavaşlamak isterken zihnim yeni bir işe girişmek istiyor.

Bir de geçiş meselesi var. Bir işi bırakıp diğerine geçmek, DEHB ile yaşayan birçok kişi gibi benim için de zor. Akşam ise geçişlerle dolu: işten eve, evden yatağa, uyanıklıktan uykuya. Her biri küçük bir eşik ve ben her eşikte biraz oyalanıyorum.

Üçüncü zorluk, gün içinde açık kalan döngüler. Cevaplanmamış bir mesaj, yarım kalmış bir iş, yarın hatırlamam gereken bir şey. Bunlar akşam sessizleşince sesini yükseltiyor. Kapatılmamış her döngü, uykuya geçişi biraz daha uzatıyor.

Bir de akşamların duygusal tarafı var. Gün bitince kafam istemsizce bir muhasebe yapmaya başlıyor: neyi yetiştiremedim, neyi unuttum, kime geç cevap verdim. Bu iç sesin tonu çoğu zaman sert. Akşam rutinim biraz da bu sesi yumuşatmak için var; günü bir hesaplaşmayla değil, küçük bir vedalaşmayla bitirmek istiyorum.

Akşam rutini üç kapanıştan oluşuyor

Zamanla akşamımı tek bir blok olarak değil, üç ayrı kapanış olarak düşünmeye başladım. Bu ayrım işleri kafamda çok sadeleştirdi, çünkü hangisini atladığımı ve neye geri döneceğimi daha net görüyorum.

İşi kapatmak

İlk kapanış, günün işlerini bırakmak. Burada amacım her şeyi bitirmek değil, yarım kalanların nerede durduğunu not etmek. Ertesi günün ilk adımını bir kâğıda yazıyorum ve bilgisayarı kapatıyorum. Bu küçük not, işle ilgili düşüncelerin akşam boyunca peşimden gelmesini büyük ölçüde engelliyor.

Yarına hazırlanmak

İkinci kapanış, sabahki bana küçük iyilikler yapmak. Kıyafeti seçmek, çantayı kapının yanına koymak, su bardağını komodine bırakmak. Bu hazırlık birkaç dakika sürüyor ama sabahın en zor kararlarını önceden halletmiş oluyorum.

Bedeni kapatmak

Üçüncü kapanış, bedenime günün bittiğini söylemek. Tavan ışığını kapatıp loş bir lambaya geçiyorum, ılık bir duş alıyorum ya da ılık bir şey içiyorum. Telefonu başka bir odaya bırakmaya çalışıyorum. Yatakta birkaç sayfa okumak da bu kapanışın son adımı oluyor.

Benim akşam rutinim adım adım

Yazınca kulağa düzenli geliyor, ama gerçekte her akşam biraz farklı ilerliyor. Yine de iskeleti kabaca şöyle:

  1. Belli bir saatte telefonumda sessiz bir “kapanış” hatırlatıcısı çalıyor.
  2. Yarının ilk işini bir kâğıda yazıp klavyenin üzerine bırakıyorum.
  3. Bilgisayarı kapatıyorum, sadece uyku moduna almıyorum.
  4. Kıyafeti, çantayı ve su bardağını hazırlıyorum.
  5. Işıkları kısıyorum ve sakin bir müzik açıyorum.
  6. Duş, diş fırçalama ve yüz yıkama.
  7. Telefonu şarja başka bir odada bırakıyorum.
  8. Yatakta kâğıttan bir kitapla birkaç sayfa.

Bu liste mutfak dolabının iç kapağına yapışık duruyor. Aklımda tutmaya çalışsam muhtemelen her akşam üçüncü adımda kaybolurdum. Göz önünde durması, rutini hatırlamak için ekstra bir zihinsel çaba harcamama gerek bırakmıyor.

Listedeki ilk adım, yani kapanış hatırlatıcısı, aslında rutinin en önemli parçası. Akşam saatlerinde zamanın nasıl geçtiğini fark etmekte zorlanıyorum ve dışarıdan gelen bir işaret olmadan kapanışa başlamak neredeyse hiç olmuyor. Hatırlatıcının sesini de bilerek yumuşak seçtim; beni korkutup yerimden sıçratan değil, omzuma dokunan bir ses olsun istedim.

Akşam rutinimi bozan şeyler

Rutinin kendisi kadar onu neyin bozduğunu bilmek de önemli. Bende en sık karşılaştığım bozucular şunlar:

  • Akşam başlayan bir hiperodak. Bir işe akşam dalarsam kapanış saatini tamamen kaçırabiliyorum. Bu yüzden akşamları yeni ve çok ilgi çekici bir işe başlamamaya çalışıyorum.
  • Sosyal planlar. Dışarıda geç saate kadar kaldığım akşamlarda rutin doğal olarak kayıyor. Bu durumda sadece en temel iki adımı yapıyorum.
  • Telefon. “Şuna bir bakayım” diye elime aldığım telefon, akşamın geri kalanını yutabiliyor.
  • Aşırı yorgunluk. Bazen o kadar yorgun oluyorum ki rutinin herhangi bir adımı bile gözümde büyüyor.

Bu bozucuların hiçbiri benim bir şeyi yanlış yaptığım anlamına gelmiyor. Hayat akıyor ve akşamlar her zaman planladığım gibi geçmiyor. Önemli olan, bozulduğunda neye döneceğimi bilmek. Bende bu dönüş noktası hep aynı: yarının ilk işini yazmak. Akşam ne kadar dağınık geçmiş olursa olsun, o küçük not günü kapattığımı hissettiriyor ve geri kalanı onun arkasından daha kolay geliyor.

Esnek bir akşam rutini için küçük ayarlar

Akşam rutinimin yaşamasını sağlayan şey esnekliği. Katı bir program kurduğum dönemlerde rutin birkaç gün içinde çöküyordu. Şimdi birkaç ayarla onu daha dayanıklı hale getirdim.

İlk ayar, minimum versiyon. Çok yorgun olduğum akşamlar sadece iki şey yapıyorum: yarının ilk işini yazmak ve telefonu yataktan uzaklaştırmak. Bunları yaptığım sürece rutini sürdürmüş sayıyorum. Bu küçük kabul, rutini tamamen bırakmamı engelliyor.

İkinci ayar, bir işaret müziği. Akşam rutinine başlarken hep aynı sakin müzik listesini açıyorum. Bir süre sonra o müzik, bedenim için bir yavaşlama işaretine dönüştü. Müzik çalınca kafam kendiliğinden “kapanış zamanı” moduna geçiyor.

Üçüncü ayar, sırayı değil yönü korumak. Bazı akşamlar adımların sırası karışıyor ya da birkaçını atlıyorum. Bunu sorun etmiyorum. Önemli olan, akşam ilerledikçe ışığın, sesin ve uyaranın azalması. Yön doğru olduğu sürece rutin işini görüyor.

Eğer bütün bunlara rağmen uykuya dalmakta uzun süredir zorlanıyorsan, akşam rutini tek başına yeterli olmayabilir. Böyle bir durumda bir doktorla konuşmak en doğru adım.

Bu akşamdan bir şey

Akşam rutini bana daha disiplinli bir insan olmayı değil, günün sonunda kendime biraz daha nazik davranmayı öğretti. Günü bir şalter gibi kapatmak yerine ışıkları teker teker söndürmek, uykuya giden yolu daha az engebeli hale getiriyor.

Bu akşam her şeyi yapmaya çalışma. Sadece bir şey seç: belki yarının ilk işini yazmak, belki ışığı biraz erken kısmak. Bir akşam dene, sonra bir akşam daha. Kapanış dediğimiz şey de zaten tekrar ettikçe kendini kuruyor. Bir gün dönüp baktığında, akşamlarının sessizce değiştiğini fark edeceksin.

Sık sorulanlar

Akşam rutini neden önemli?

Akşam rutini, gün boyu açık kalan işleri ve düşünceleri yavaş yavaş kapatmaya yardım edebiliyor. Benim için en büyük faydası, gün ile uyku arasındaki geçişi daha yumuşak hale getirmesi oldu.

Akşam rutini ne kadar sürmeli?

Kesin bir süre yok. Bazı akşamlar uzun bir versiyon yapıyorum, bazı akşamlar sadece iki adımla yetiniyorum. Önemli olan sürenin değil, her akşam tekrarlanan küçük işaretlerin olması.

Akşam rutini uyku sorununu çözer mi?

Bazı insanlar akşam rutininin uykuya geçişi kolaylaştırdığını anlatıyor, ama bu bir tedavi değil. Uyku sorunun uzun süredir devam ediyorsa bir doktorla konuşmanı öneririm.

Bu yazı kişisel deneyime dayanır, tıbbi tavsiye değildir. Tanı ve tedavi için bir psikiyatriste ya da doktora danış.

Bunlar da ilgini çekebilir