Motivasyon hava durumu gibi. Bazı sabahlar güneşli uyanıyorsun, masaya oturmak için sabırsızlanıyorsun. Bazı sabahlar ise gökyüzü kapalı ve kitaplar sanki kilometrelerce uzakta. YKS motivasyon düşüşleri bu hava değişimlerinin en sert halleri: Bir hafta boyunca planlarına sadık kalırken, bir sonraki hafta hiçbir şey yapmak istemediğini fark ediyorsun.
DEHB'li bir beyin için bu dalgalanmalar daha da belirgin olabiliyor. Öğrenciyken ben de bazen günlerce enerjik, bazen günlerce boş hissederdim. Ve en zor kısmı, boş günlerin neden geldiğini bilememekti. Bu yazıda, motivasyonu bir ruh hali olarak değil, yönetilebilecek bir değişken olarak düşünmeyi öneriyorum.
Kısaca: YKS sürecinde motivasyon düşüşleri herkes için normaldir ve DEHB'li beyinde daha sık ya da sert hissedilebilir. Motivasyonu beklemek yerine çok küçük başlangıçlar yapmak, uzak hedefi yakın adımlara bölmek ve düşük dönemler için bir minimum plan tutmak yardımcı olabilir.
YKS motivasyon neden bu kadar dalgalanıyor?
YKS, doğası gereği motivasyonu zorlayan bir hedef. Uzak, soyut ve uzun. Sınav aylar sonra; bugün çözdüğün sorunun o güne nasıl katkı sağlayacağını görmek zor. Bu uzaklık herkesi zorluyor, ama DEHB'li bir beyin için ayrıca zorlu.
DEHB'li beyin genellikle ilgi, yenilik, meydan okuma ve aciliyet gibi uyarıcılarla daha kolay harekete geçiyor. “Bu konu ilginç”, “Bu yeni bir şey”, “Bunu şimdi yapmam lazım” gibi hisler motoru çalıştırıyor. YKS hazırlığının büyük kısmı ise bu uyarıcıların hiçbirini sunmuyor. Tekrar, alıştırma, aynı tip soruları yeniden çözmek. İlginç değil, yeni değil ve sınav uzak olduğu için acil de değil.
Sınav yaklaştıkça aciliyet artıyor ve birçok DEHB'li öğrenci son aylarda birden yoğun bir çalışma enerjisi buluyor. Ama bu enerjiyi sadece son aylara bırakmak hem yorucu hem de kaygı verici. Bu yüzden aciliyet gelmeden önce de seni harekete geçirebilecek küçük uyarıcılar kurmak önemli.
Bir de birikmiş yorgunluk var. Aylarca süren bir maratonda motivasyonun düşmesi, bazen beynin dinlenme ihtiyacının sinyali. Her düşüşü bir sorun olarak görmek yerine, bazılarının seni yavaşlamaya davet ettiğini kabul etmek de önemli.
Motivasyonu beklemeden başlamak
Motivasyonla ilgili en yaygın yanılgılardan biri, önce motivasyonun gelmesi, sonra işin başlaması gerektiği düşüncesi. Benim deneyimimde, özellikle DEHB'li bir beyin için, bu sıra çoğu zaman tersine işliyor: Önce başlıyorsun, motivasyon sonra geliyor.
Bu yüzden düşük günlerde hedefini motivasyon bulmak değil, başlamak olarak belirle. Ve başlamayı olabildiğince küçük tut. “İki saat matematik çalışacağım” yerine “Matematik kitabını açıp ilk soruyu okuyacağım.” Bu küçük adım, motorun çalışması için bazen yeterli oluyor.
Başladıktan sonra devam edip etmeyeceğine karar vermek sana kalmış. Bazen ilk sorudan sonra bir ritim yakalayıp bir saat çalışabiliyorsun. Bazen sadece birkaç soru çözüp bırakıyorsun. İkisi de sıfırdan iyi ve ikisi de seni bir sonraki güne daha yakın bir noktada bırakıyor.
Ortamı değiştirmek de başlamak için bir kapı açabiliyor. Her gün aynı masada isteksizce oturmak yerine, bir gün kütüphaneye gitmek, bir gün mutfak masasında çalışmak ya da balkona çıkmak, beynine küçük bir yenilik sunuyor. Yenilik, DEHB'li beyin için güçlü bir uyarıcı.
Uzak hedefi yakına çekmek
YKS'nin uzaklığını değiştiremezsin. Ama o uzak hedefe giden yolu daha görünür ve yakın adımlara bölebilirsin. DEHB'li beyin için görünür ilerleme, motivasyonun en güvenilir kaynaklarından biri.
İşte uzak hedefi yakına çekmenin birkaç yolu:
- Günlük küçük hedefler belirle ve her birini tamamladığında üstünü çiz.
- Haftalık bir ilerleme tablosu tut. Kaç blok çalıştın, kaç konu bitirdin, kaç deneme çözdün?
- Bitirdiğin test kitaplarını ya da dolu defterleri görünür bir yere koy.
- Her hafta sonunda kendine kısa bir not yaz: Bu hafta neyi yapabildim?
Bu küçük görünür işaretler, uzak hedefi somut bir yolculuğa çeviriyor. Her çizilen kutu ya da her biten kitap, beynine “İlerliyorsun” mesajı veriyor. Bu mesaj, uzak sınav tarihinden çok daha güçlü bir motivasyon kaynağı olabiliyor.
Küçük ödüller de işe yarayabilir. Bir bloğu bitirince sevdiğin bir müziği dinlemek, haftanın sonunda sevdiğin bir şeyi yapmak gibi. Ödülün büyük olmasına gerek yok; önemli olan, çalışmayla yakın zamanda bağlantılı olması.
Kendi nedenini hatırlamak
Bir de neden bu sınava girdiğini hatırlamak var. Ama başkalarının nedenini değil, kendi nedenini. “Ailem istiyor” ya da “Herkes giriyor” gibi nedenler, düşük günlerde seni pek taşımıyor. Merak ettiğin bir bölüm, yaşamak istediğin bir şehir, yapmak istediğin bir iş ya da sadece “kendime bunu yapabildiğimi göstermek” gibi kişisel nedenler çok daha güçlü.
Bu nedeni kısa bir cümleyle yaz ve masanın görebileceğin bir yerine koy. Her gün okumana gerek yok. Ama isteksiz bir sabah gözün ona takıldığında, uzak hedefin bir anlığına yakınlaştığını hissedebilirsin.
Düşük dönemler için minimum mod
Bazı haftalar, ne yaparsan yap, motivasyon gelmeyecek. Bu dönemlerde ya tamamen bırakıp sonra daha zor geri dönüyorsun ya da kendini zorlayıp daha da yoruluyorsun. Bu iki uç arasında üçüncü bir yol var: minimum mod.
Minimum mod, düşük dönemlerde çalışmayı en küçük ama sürdürülebilir haline indirmek demek. Örneğin:
- Günde sadece bir çalışma bloğu.
- Sadece kolay ya da sevdiğin derslerden sorular.
- Yeni konu yok, sadece hafif tekrar.
- Planı yazmak yok, sadece ertesi günün tek bir görevini belirlemek.
Minimum modda geçen günler, bıraktığın günlerden çok daha değerli. Çünkü çalışma alışkanlığını koruyorsun ve motivasyon geri geldiğinde sıfırdan değil, küçük bir zeminden başlıyorsun. DEHB'li beyin için sıfırdan başlamak en zorlu şey; minimum mod seni hiçbir zaman tam sıfıra düşürmüyor.
Kendine minimum modda olduğunu söylemek de rahatlatıcı. “Bu hafta minimum moddayım” demek, suçluluk duymadan yavaşlamana izin veriyor. Bu, pes etmek değil; uzun bir yolda nefes almak.
Düşüş ne zaman başka bir şeyin işareti olabilir?
Motivasyon düşüşleri YKS sürecinin olağan bir parçası. Ama bazen düşüş, motivasyondan daha derin bir şeyin işareti olabiliyor. Uzun süre hiçbir şeyden keyif alamamak, sürekli bir umutsuzluk hissi, uyku ve iştahta belirgin değişiklikler ya da günlük hayatı sürdürmekte zorlanmak gibi durumlar, sadece ders isteksizliğiyle açıklanamayabilir.
Böyle bir durumdaysan, bunu bir motivasyon sorunu olarak görüp kendini daha çok zorlamak yerine bir psikolog ya da psikiyatristle konuşmak önemli. Ben uzman değilim ve kimsenin durumunu değerlendiremem. Ama yardım istemenin, YKS sürecinde yapabileceğin en akıllıca şeylerden biri olduğunu biliyorum.
Ailene, güvendiğin bir öğretmene ya da okul rehberlik servisine bu hislerden bahsetmek de ilk adım olabilir. Yalnız taşımak zorunda değilsin.
Kendime not
YKS motivasyon dalgaları gelip gidecek. Güneşli günlerin tadını çıkar, kapalı günlerde ise kendine minimum modla nazik davran. İkisi de geçici ve ikisi de bu yolculuğun doğal bir parçası.
Bugün motivasyonun yoksa, sadece kitabını aç ve ilk soruyu oku. Gerisini sonra düşünürsün. Bazen o tek soru, bütün günü değiştiriyor.