Uzun sınavda dikkat: son soruya kadar kendinde kalmak

Uzun sınavda dikkat sona doğru inceliyor mu? Dikkati bir bütçe gibi yönetmek, sınavda küçük sıfırlamalar yapmak ve dayanıklılığı kademeli kurmak üzerine.

· · 5 dk okuma

Sınavın ilk dakikalarında zihnin bir fener gibi: güçlü, net ve odaklı. Soruları okuyorsun, ışık her ayrıntıya ulaşıyor. Saatler ilerledikçe fenerin pili azalıyor. Son bölüme geldiğinde ışık titriyor, bazı köşeleri hiç aydınlatmıyor. Uzun sınavda dikkat çoğu zaman böyle bir eğri çiziyor ve DEHB'li bir beyin için bu eğri daha dik olabiliyor.

Öğrenciyken uzun sınavların son bölümlerinde yaşadığım o tuhaf sisi hâlâ hatırlıyorum. Sorular sanki daha uzun, harfler daha küçük, kelimeler birbirine karışmış gibi gelirdi. Oysa sorular değişmemişti; değişen benim dikkatimdi. Bu yazıda, o son bölümlere daha fazla dikkatle ulaşmanın yollarını konuşmak istiyorum.

Kısaca: Uzun bir sınavda dikkatin sona doğru azalması doğal ve DEHB'li beyinde daha belirgin olabilir. Dikkati bir bütçe gibi planlamak, sınav sırasında kısa sıfırlamalar yapmak ve dayanıklılığı çalışma döneminde kademeli olarak inşa etmek son soruya kadar kendinde kalmana yardım edebilir.

Uzun sınavda dikkat neden sona doğru inceliyor?

Dikkat, sınırsız bir kaynak değil. Uzun süre yoğun düşünmek, okumak ve karar vermek zihni yoruyor. Bu yorgunluk herkeste var, ama DEHB'li bir beyin genellikle dikkati sürdürmek için daha fazla çaba harcıyor. Daha fazla çaba, kaynağın daha hızlı tükenmesi demek.

Bir de sınavın kendisinin yarattığı yük var. Kaygı, zaman baskısı ve sınavın önemi, arka planda sürekli bir gerginlik oluşturuyor. Bu gerginlik de dikkat kaynaklarından pay alıyor. Sınavın sonuna doğru hem soru çözmenin yorgunluğu hem de bu gerginliğin birikmiş yükü bir araya geliyor.

Bunun sonucu olarak, son bölümlerde bildiğin soruları kaçırmaya, paragrafları üç kez okumaya ya da dikkat hataları yapmaya başlayabiliyorsun. Bu, o bölümün derslerini bilmediğin anlamına gelmiyor. Sadece oraya yorgun bir dikkatle ulaştığın anlamına geliyor.

Dikkati bir bütçe gibi düşünmek

Uzun bir sınavı bir yolculuk gibi düşün ve dikkatini de o yolculuktaki yakıtın. Yakıtını ilk saatlerde tamamen harcarsan, son kısımda yolda kalırsın. Dikkati bir bütçe gibi yönetmek, onu yolculuk boyunca dengeli kullanmak demek.

Bunun için birkaç strateji deneyebilirsin:

  1. Tur sistemi: İlk turda sadece rahatça çözebildiğin soruları çöz, zorlayanları işaretleyip geç. İkinci turda işaretlediklerine dön.
  2. Takılma sınırı: Bir soruda belirli bir süreden fazla kalmamaya önceden karar ver.
  3. Zaman kontrol noktaları: Sınavın belirli noktalarında nerede olman gerektiğini kabaca planla ve kontrol et.
  4. Zor soruları sona bırakmak: Dikkatin en taze olduğu anları, en çok puan getirebilecek sorulara ayır.

Tur sistemi özellikle DEHB'li bir beyin için değerli, çünkü takılma riskini azaltıyor. DEHB'li beyin bazen zor bir soruya kilitlenebiliyor ve o soruda dakikalar geçirebiliyor. Bu dakikalar hem zaman hem de dikkat kaynaklarından gidiyor. Tur sistemi, bu kilitlenmeyi baştan önlüyor.

Bu stratejileri sınav gününde ilk kez denemek yerine, denemelerde birkaç kez uygula. Hangi stratejinin sana uyduğunu görmek ve onu otomatik hale getirmek zaman alıyor.

Sınavın ortasında küçük sıfırlamalar

Uzun bir sınavda kalkıp yürüyemezsin, dışarı çıkıp hava alamazsın. Ama oturduğun yerde bile yapabileceğin küçük sıfırlamalar var. Bu sıfırlamalar, dikkatin pilini birazcık yeniden doldurabiliyor.

İşte birkaç fikir:

  • Bölüm geçişlerinde gözlerini birkaç saniye kitapçıktan kaldır ve uzak bir noktaya bak.
  • Omuzlarını gevşet, ellerini birbirine bastır ve bırak.
  • Yavaş ve derin bir nefes al, nefes verirken bir sonraki bölüme geçtiğini kendine söyle.
  • Ayak tabanlarını yere bastır ve bedeninin sandalyede nasıl durduğunu fark et.

Bu küçük hareketler birkaç saniye sürüyor ve çevrendekileri rahatsız etmiyor. Ama DEHB'li bir beyin için bedenle yapılan bu küçük kontroller, zihnin yeniden toplanmasına yardım ediyor.

Sıfırlamaları belirli anlara bağlamak da işe yarıyor. Örneğin her ders geçişinde ya da her belirli sayıda sorudan sonra. Böylece yorgunluk birikmeden önce küçük molalar vermiş oluyorsun. Yorgunluk iyice çöktükten sonra sıfırlamak, ondan önce sıfırlamaktan çok daha zor.

Dayanıklılığı çalışırken inşa etmek

Uzun sınavlara dayanıklılık, bir gecede kazanılan bir şey değil. Tıpkı bir koşucunun mesafesini yavaş yavaş artırması gibi, dikkat dayanıklılığı da zamanla ve kademeli olarak gelişebiliyor.

Çalışma döneminde oturumlarını yavaş yavaş uzatmayı dene. Eğer şu an kısa bloklarla rahat çalışıyorsan, bunları birden uzun oturumlara çevirmeye çalışma. Bunun yerine her hafta ya da birkaç haftada bir bloklarına biraz ekle. Ya da iki bloğu kısa bir arayla birleştirmeyi dene.

Deneme sınavları da bu dayanıklılığı inşa etmenin en doğrudan yolu. Gerçek sınav koşullarına yakın, tam süreli denemeler çözmek, hem zihnini hem bedenini o uzunluğa alıştırıyor. Ama bunları her gün yapmaya çalışma; yeterli aralık bırak ve aralarda analiz ve dinlenme için zaman ayır.

Bir de günlük hayatında dikkatini uzun süre gerektiren şeylere yer açabilirsin. Uzun bir kitap okumak, bir yapbozla uğraşmak ya da bir hobiyle uzun süre meşgul olmak gibi. Sevdiğin şeylerde dikkatini uzun süre tutmak, dikkatin uzun süre bir şeye bağlı kalmasını sınav kaygısı olmadan çalıştırıyor.

Denemelerden sonra dikkat eğrini de not et. Hangi bölümde yorulmaya başladın, hangi noktada hatalar arttı? Birkaç denemenin notlarını yan yana koyduğunda, kendi dikkat eğrinin şeklini görmeye başlıyorsun. Kimisi ortada bir çukur yaşıyor, kimisi sona doğru hızla düşüyor. Eğrini tanımak, sıfırlamaları ve tur stratejini tam o noktalara yerleştirmeni sağlıyor.

Son bölüm için önceden karar vermek

Sınavın son bölümüne yorgun ulaşacağını bilmek, ona hazırlıklı olmanı sağlıyor. Son bölüm için önceden birkaç karar vermek, yorgun zihnin o anda karar verme yükünü azaltıyor.

Örneğin son bölümde kontrol rutinini daha sıkı uygulamaya karar verebilirsin. Soru kökünü iki kez okumak, işaretlediğin şıkkın doğru olduğunu kontrol etmek gibi. Ya da son bölüme geçmeden önce kendine kısa bir cümle söylemeye karar verebilirsin: “Son bölüm, yavaş ve dikkatli.”

Son dakikalar için de bir plan yap. Süre bitmeye yakınken panikle rastgele işaretlemek yerine, işaretlediğin ama dönemediğin sorulara hızlıca göz atmak ya da optiğini kontrol etmek gibi. Bu plan, son dakikalarda yaşanabilecek kaosu biraz düzene sokuyor.

Sınav günü yanına neler alabileceğini, su ya da yiyecek gibi şeylerin salona girip giremeyeceğini önceden bilmek de bu planın bir parçası. Bu konuda kulaktan dolma bilgilere değil, ÖSYM'nin güncel duyurularına ve sınav giriş belgendeki açıklamalara bak.

Son soruya kadar

Uzun bir sınavda dikkatinin her an aynı keskinlikte olmasını beklemek gerçekçi değil. Ama dikkatinin nasıl bir eğri çizdiğini bilmek, o eğriye karşı hazırlıklı olmanı sağlıyor. Fenerin pili azalacak; önemli olan, onu nerede ve nasıl kullanacağını bilmek.

Bir sonraki denemende tur sistemini dene ve her bölüm geçişinde birkaç saniyelik bir sıfırlama yap. Denemenin sonunda son bölümde nasıl hissettiğini not et. Bu küçük notlar, gerçek sınav gününde son soruya kadar kendinde kalmanın haritası olabilir.

Sık sorulanlar

Sınavın son kısmında neden hep daha çok hata yapıyorum?

Uzun süre yoğun dikkat gerektiren bir işte zihinsel yorgunluk birikir ve DEHB'li beyinde bu yorgunluk daha belirgin hissedilebilir. Sınav boyunca dikkatini planlı harcamak ve kısa sıfırlama anları vermek son bölümleri daha sağlam geçirmene yardım edebilir.

Uzun sınavlara dayanıklılığı nasıl artırabilirim?

Çalışma oturumlarını zamanla kademeli olarak uzatmak ve gerçek sınav süresine yakın denemeler çözmek dayanıklılığı geliştirebilir. Birden uzun oturumlara geçmek yerine küçük adımlarla ilerlemek DEHB'li bir beyin için daha sürdürülebilir.

Sınava su veya yiyecek götürebilir miyim?

Sınav salonuna nelerin alınabileceği ÖSYM tarafından belirlenir ve değişebilir. Bu konuda en doğru bilgi için ÖSYM'nin güncel duyurularını ve sınav giriş belgendeki açıklamaları kontrol et.

Bu yazı kişisel deneyime dayanır, tıbbi tavsiye değildir. Tanı ve tedavi için bir psikiyatriste ya da doktora danış.

Bunlar da ilgini çekebilir