Deneme netlerini bir grafiğe döktüğünde, karşına düz ve yukarı doğru tırmanan bir çizgi çıkmasını beklersin. Ama DEHB'li birçok öğrencinin grafiği daha çok bir dağ silsilesine benziyor: Bir zirve, ardından derin bir vadi, sonra yine bir yükseliş. Ve her vadide aynı cümle zihinde yankılanıyor: “Netlerim düşüyor, her şey boşa mı gidiyor?”
Öğrenciyken bu dağ silsilesini çok iyi tanıyordum. Bir denemede kendimi şaşırtacak kadar iyi, bir sonrakinde ise o iyi sonucun bir tesadüf olduğuna inandıracak kadar kötü. Bu tutarsızlık, düşük netlerin kendisinden bile daha yorucuydu; çünkü neye güvenebileceğimi bilmiyordum. Bu yazıda, bu dalgalanmayı biraz daha anlamayı ve onunla daha sakin bir ilişki kurmayı konuşmak istiyorum.
Kısaca: Deneme netlerinin inip çıkması DEHB'li öğrencilerde çok yaygın, çünkü performans bilgi kadar o günkü dikkat, uyku ve kaygıdan da etkileniyor. Tek bir denemeye değil birkaç denemenin eğilimine bakmak ve düşüşlerin arkasındaki etkenleri not etmek, paniği azaltıp daha doğru bir tablo sunabilir.
Netlerim düşüyor: tutarsızlık neden bu kadar korkutucu?
Netlerin düşmesi tek başına can sıkıcı. Ama tutarsızlığın kendisi, ayrı bir korku yaratıyor. Çünkü tutarsız sonuçlar, neyin işe yaradığını ve neyin yaramadığını anlamayı zorlaştırıyor. Bir hafta çok çalışıyorsun, netin düşüyor. Bir hafta daha az çalışıyorsun, netin yükseliyor. Bu durum, emeğinle sonuç arasındaki bağlantıyı bulanıklaştırıyor.
Bir de kimlik meselesi var. Yüksek bir net aldığında “Ben bunu yapabiliyorum” diyorsun. Düşük bir net aldığında ise “Demek ki yapamıyorum” diyorsun. Her deneme, kim olduğuna dair yeni bir hüküm gibi geliyor ve bu hükümler sürekli birbirini çürütüyor.
DEHB'li öğrenciler için bu durum tanıdık bir duyguyu canlandırabiliyor: “Dün yapabiliyordun, bugün neden yapamıyorsun?” sorusu. Bu soru, hayatın birçok alanında karşına çıkmış olabilir. Netlerdeki tutarsızlık, bu eski sorunun YKS versiyonu gibi hissettirebiliyor.
DEHB'de performans neden daha dalgalı?
DEHB'nin en tanıdık özelliklerinden biri, performansın günden güne, hatta saatten saate değişebilmesi. Bilgi ve beceri aynı kalsa bile, onlara erişme ve onları kullanma kapasitesi farklı günlerde farklı olabiliyor.
Bir deneme sonucunu etkileyebilecek birçok etken var:
- O gece nasıl uyuduğun.
- Denemeden önce ne yediğin ve ne kadar su içtiğin.
- Kaygı düzeyin ve o gün yaşadığın duygusal yük.
- Deneme ortamı: gürültü, ışık, oturduğun yer.
- Denemenin zorluğu ve hangi konulardan soru geldiği.
- O haftanın genel yorgunluğu.
Bu etkenler herkesi etkiliyor. Ama DEHB'li bir beyin, dikkatini sürdürmek için daha fazla kaynak harcadığından, bu etkenlere daha duyarlı olabiliyor. İyi uyuduğun, sakin bir günde dikkatin sana daha çok imkân tanıyor. Yorgun ve kaygılı bir günde ise aynı bilgiye ulaşmak çok daha zorlaşıyor.
Bunu bilmek, düşük bir neti senin bilgin ya da değerin hakkında bir hüküm olarak görmeni engelliyor. Bazen düşük bir net, sadece zor bir günün izi.
Tek denemeye değil eğilime bakmak
Tek bir deneme, sana fotoğraf gibi bir an gösteriyor. Ama asıl önemli olan, bu fotoğrafların yan yana dizildiğinde oluşturduğu film. Netlerinle sağlıklı bir ilişki kurmanın ilk adımı, tek denemelere değil eğilime bakmak.
Bunu yapmanın basit bir yolu var. Her denemeden sonra netini bir tabloya yaz. Ama yalnızca o denemenin netine değil, son birkaç denemenin ortalamasına da bak. Bu ortalama, tek tek denemelerdeki iniş çıkışları yumuşatıyor ve genel yönünü daha net gösteriyor.
Ortalamanın yavaş da olsa yükseldiğini görmek, tek bir düşük denemenin yarattığı paniği büyük ölçüde azaltıyor. Ortalamanın düştüğünü görmek ise gerçekten dikkat etmen gereken bir işareti, tek bir kötü günden ayırt etmeni sağlıyor.
Netlerini ders ders takip etmek de işe yarayabiliyor. Bazen toplam net düşerken bir derste yükseliş, bir derste düşüş oluyor. Bu ayrıntı, nereye odaklanman gerektiğini daha net gösteriyor.
Netlerinle arana biraz mesafe koymak
Her denemeden sonra netine saatlerce bakmak, onu arkadaşlarının netleriyle karşılaştırmak ve kafanda tekrar tekrar hesaplamak, dalgalanmanın yarattığı kaygıyı büyütüyor. Netini yaz, ortalamaya bak ve sonra defteri kapat. Net bir bilgi; ama günün geri kalanını belirleyen bir karar olmak zorunda değil.
Netin dışında ilerlemeyi gösteren başka işaretlere de bak. Daha önce hiç çözemediğin bir soru tipini artık çözebiliyor musun? Bir dersin konularından birini nihayet oturtabildin mi? Bu küçük ilerlemeler netlere hemen yansımayabilir, ama birikerek bir gün yansıyor.
Düşüşün arkasındaki etkenleri not etmek
Netlerin dalgalandığında, sadece sonuca değil, o sonuca yol açan koşullara da bakmak önemli. Her denemeden sonra netinin yanına kısa bir not eklemeyi dene: O gece nasıl uyudum? Kaygı düzeyim nasıldı? Nerede ve hangi koşullarda çözdüm?
Birkaç hafta sonra bu notlara baktığında, büyük ihtimalle bazı örüntüler göreceksin. Belki uykusuz gecelerin ertesinde netlerin hep düşüyor. Belki evde çözdüğün denemeler, kursta çözdüklerinden farklı sonuçlar veriyor. Belki belirli bir dersin ağırlıklı olduğu denemelerde zorlanıyorsun.
Bu örüntüler, netlerdeki tutarsızlığı daha anlaşılır hale getiriyor. Ve anlaşılır olan şey, daha az korkutucu. Ayrıca bu örüntüler, neyi değiştirebileceğini de gösteriyor. Uyku bir etkense, deneme öncesi geceye özen göstermek. Ortam bir etkense, denemeleri daha uygun koşullarda çözmek.
Düşüş haftalarında ne yapmalı?
Bazen düşüş tek bir denemeyle sınırlı kalmıyor; birkaç deneme boyunca sürüyor. Böyle haftalarda paniğe kapılmak ve her şeyi değiştirmeye çalışmak çok cazip gelebiliyor. Yeni kaynaklar, yeni programlar, yeni yöntemler. Ama aynı anda çok fazla şeyi değiştirmek, neyin işe yarayıp neyin yaramadığını görmeyi daha da zorlaştırıyor.
Düşüş haftalarında şu adımları deneyebilirsin:
- Yanlışlarının türüne bak. Bilgi eksikliği mi artıyor, dikkat hataları mı, zaman sorunları mı?
- Son haftalarda hayatında neyin değiştiğine bak: uyku, kaygı, çalışma düzeni.
- Tek bir değişiklik seç ve onu birkaç deneme boyunca dene.
- Gerekirse bir öğretmenden ya da rehber öğretmenden bir dış göz iste.
Bazen düşüşün nedeni yorgunluk. Aylarca süren bir çalışma temposunun sonunda beyin dinlenmek isteyebiliyor. Böyle bir durumda kısa ve bilinçli bir hafifletme, kendini daha da zorlamaktan daha iyi sonuç verebiliyor.
Grafiğe uzaktan bakmak
Netlerinin grafiği bir dağ silsilesine benziyorsa, bu senin dağınık ya da güvenilmez olduğun anlamına gelmiyor. Sadece performansının, birçok değişkenden etkilenen canlı bir şey olduğu anlamına geliyor. Önemli olan tek tek zirveler ya da vadiler değil, silsilenin genel yönü.
Bu hafta sadece bir şey yap: Son birkaç denemenin netlerini yan yana yaz ve ortalamalarına bak. Sonra her birinin yanına o günün koşullarını not et. Belki ilk kez, o dağ silsilesinin içinde bir yol görmeye başlarsın.