DEHB topluluklarında son zamanlarda giderek daha sık karşılaştığım bir soru var: "Bende hem DEHB hem de otizm olabilir mi?" Bazen bir yorumun altında, bazen uzun bir mesajın sonunda, çoğu zaman da çekingen bir merakla soruluyor. Soranların önemli bir kısmı, DEHB tarifine tam oturmayan bazı deneyimlerinin bir açıklaması olup olmadığını merak ediyor.
DEHB ve otizm ilişkisi hassas ve karmaşık bir konu. Bu yazıyı bir uzman olarak değil, DEHB ile yaşayan ve bu konuyu merakla okuyan biri olarak yazıyorum. Otizmi içeriden anlatmak benim yerim değil. Bu yüzden olabildiğince temkinli kalacağım ve her adımda şunu hatırlatacağım: Değerlendirme bir uzmanın işi.
Kısaca: DEHB ve otizm aynı kişide birlikte görülebilir ve güncel tanı ölçütleri ikisinin birlikte tanılanmasına izin verir. Topluluk içinde bu durum için "AuDHD" ifadesi kullanılıyor ama bu resmî bir tanı adı değil. İki durum bazı özellikleri paylaştığı için kendi başına ayırt etmek zor; değerlendirmeyi bir psikiyatrist yapar.
DEHB ve otizm birlikte olabilir mi?
Evet, olabilir. DEHB de otizm de nörogelişimsel durumlar; yani beynin gelişimi ve işleyişiyle ilgili, çocuklukta başlayan ve çoğu zaman yaşam boyu süren farklılıklar. İki durumun aynı kişide birlikte görülmesi mümkün.
Eskiden tanı ölçütleri bu iki durumun aynı kişide birlikte tanılanmasına izin vermiyordu. Bu yüzden bazı insanlar uzun süre yalnızca birinin tanısıyla yaşadı ve diğer tarafları açıklanmadan kaldı. Güncel tanı ölçütlerinde ise bu sınırlama yok. Bu değişiklik, pek çok insanın kendi deneyimini daha bütünlüklü anlamasına kapı araladı.
Ama bir şeyin mümkün olması, herkeste olduğu anlamına gelmiyor. DEHB'li olmak otizmin de olduğu anlamına gelmez; otizmli olmak da DEHB'nin olduğu anlamına gelmez. Her iki durumun birlikte olup olmadığını anlamak, dikkatli ve kapsamlı bir değerlendirme gerektiriyor.
AuDHD ne demek?
AuDHD, İngilizce "autism" ve "ADHD" kelimelerinin birleştirilmesiyle oluşmuş bir ifade. Hem otizmi hem de DEHB'si olan insanlar, kendilerini anlatmak için bu kelimeyi giderek daha sık kullanıyor. Türkçe içeriklerde de bu ifadeye rastlamak mümkün.
Burada önemli bir nokta var: AuDHD resmî bir tanı adı değil. Bir topluluk dili; insanların kendi deneyimlerini paylaşmak ve birbirini bulmak için kullandığı bir kelime. Bu tür kelimeler değerli, çünkü yalnızlık hissini azaltabiliyor. Ama bir topluluk kelimesinin bir tanı yerine geçmediğini de akılda tutmak gerekiyor.
Bu kelimeyi kullanan insanların paylaşımlarını okurken en çok dikkatimi çeken şey, bir kelimenin insanlara ne kadar büyük bir rahatlama sağlayabildiği oldu. Uzun süre "ne tam o, ne tam bu" hissiyle yaşayan biri, aynı hissi paylaşan başkalarını bulduğunda yalnızlığının biraz hafiflediğini anlatıyor.
İki durum nerelerde örtüşebilir?
DEHB ve otizm, bazı alanlarda dışarıdan benzer görünebilen deneyimler içerebiliyor. Okuduklarımda ve dinlediklerimde en sık karşılaştığım örtüşme alanları şunlar:
- Dikkat farklılıkları: Bir konuya derinlemesine dalmak ya da dikkati istenen yere yöneltmekte zorlanmak.
- Yürütücü işlev güçlükleri: Planlama, işe başlama, işler arasında geçiş yapma ve zamanı takip etmekte zorlanmak.
- Duyusal hassasiyet: Seslere, ışıklara, dokulara ya da kalabalığa yoğun tepki vermek.
- Sosyal ortamlarda yorulmak: Uzun sosyal etkileşimlerden sonra tükenmiş hissetmek.
- Duyguların yoğunluğu: Duyguları güçlü yaşamak ve düzenlemekte zorlanmak.
Ama dışarıdan benzer görünen bu deneyimlerin altında farklı sebepler olabiliyor. Örneğin sosyal ortamda zorlanmanın bir nedeni, dikkatin konuşmadan kayması olabilir; başka bir nedeni ise sosyal ipuçlarını farklı işlemek. Dışarıdan aynı görünen tablo, içeride bambaşka süreçlere işaret edebilir. Bu ayrımı yapmak, tam da bu yüzden uzmanlık gerektiriyor.
Duyusal hassasiyet bunun iyi bir örneği. Kalabalık bir kafede bunalmak, DEHB'li biri için çoğu zaman dikkatin her sese aynı anda gitmesiyle ilgili olabilir. Otizmli biri için ise uyaranların kendisinin çok yoğun, hatta acı verici hissedilmesiyle. İki deneyim de gerçek ve ikisi de zorlayıcı. Ama farklı ihtiyaçlara işaret edebilirler: Birinde dikkati yönlendirecek bir düzen, ötekinde uyaranı azaltacak bir ortam daha çok işe yarayabilir. Elbette bu bir genelleme ve herkes için geçerli olmayabilir.
Nerelerde ayrışıyor ya da çatışıyor gibi hissettiriyor?
Hem DEHB hem de otizmi olduğunu anlatan insanların paylaşımlarında sık geçen bir tema var: iç çatışma hissi. Bu kısmı, kendi deneyimim olarak değil, dinlediğim anlatımlar olarak aktarıyorum.
Bazı anlatımlarda otizmle ilişkilendirilen öngörülebilirlik, rutin ve tanıdık olana duyulan ihtiyaç ile DEHB'yle ilişkilendirilen yenilik arayışı ve çabuk sıkılma aynı insanda bir arada yaşanıyor. Kişi hem düzenli bir rutine ihtiyaç duyuyor hem de o rutinden hızla sıkılıyor. Hem sessiz ve öngörülebilir bir ortam istiyor hem de uyarıcı bir şeylerin peşine düşüyor.
Bu çatışma, bazı insanlar için kendini anlamayı zorlaştırabiliyor. Çünkü ne yalnızca DEHB tarifine ne de yalnızca otizm tarifine tam oturuyorlar. Bu yüzden bazıları uzun süre "ben hiçbir kalıba uymuyorum" hissiyle yaşadığını anlatıyor.
Bir de şunu eklemek istiyorum: Bu çatışma herkes için aynı biçimde yaşanmıyor. Her insanın deneyimi kendine özgü. Benim burada aktardığım, sadece sık duyduğum bir tema.
Neden kendi kendine etiket koymamak gerekiyor?
Sosyal medyada otizm ve DEHB hakkında giderek daha fazla içerik var. Bunların bir kısmı gerçekten aydınlatıcı; insanlar ilk kez kendilerini bir tarifte görüyor. Ama kısa videolardan yola çıkarak kendine bir etiket koymak, bazı riskler taşıyor:
- Örtüşen özellikler yanıltabilir: İki durumun ortak görünen yanları, birinin varlığını ötekine bağlamaya yol açabilir.
- Başka durumlar da benzer görünebilir: Kaygı, travma sonrası etkiler ve başka durumlar da bazı benzer deneyimlere yol açabilir.
- İhtiyaç duyduğun destek değişebilir: Hangi durumun ya da durumların söz konusu olduğu, sana uygun desteğin ne olacağını etkileyebilir.
- Belirsizlik yorucu olabilir: Kendini sürekli bir listeye göre ölçmek, kaygıyı artırabilir.
Bu yüzden eğer kendinde hem DEHB hem de otizmle ilişkilendirilen özellikler fark ediyorsan, bunu bir psikiyatristle konuşmak en sağlıklı yol. Değerlendirme süreci zaman alabilir ve bazen birden fazla görüşme gerektirebilir. Bu süreçte aceleci olmamak ve kendine sabır göstermek önemli.
Görüşmeye giderken çocukluğuna dair hatırladıklarını, rutinlerle ve değişimle ilişkini, duyusal deneyimlerini ve sosyal ortamlarda neler hissettiğini not almak işine yarayabilir. Mümkünse seni çocukluğundan beri tanıyan birinden gözlemlerini dinlemek de değerli olabilir.
Son söz
DEHB ve otizm birlikte olabilir. Bu bilgi, bazı insanlar için uzun süredir aradıkları bir parçayı yerine oturtabilir. Ama bu parçayı yerine koymak, bir videonun ya da bir yazının değil, dikkatli bir değerlendirmenin işi.
Eğer bu yazıyı okurken kendini bir yerde gördüysen, bu his değerli. Onu ne küçümse ne de aceleyle bir sonuca bağla. Merakını bir uzmanla paylaş ve kendini anlamanın bir süreç olduğunu hatırla. Hangi tarife uyarsan uy, kendini anlamaya çalışman zaten anlamlı bir adım.