DEHB'de ilaç yeterli mi? Beceriler neden önemli

DEHB'de ilaç ya da herhangi bir yöntem her şeyi çözmeyebilir. Planlama, başlama ve ortam gibi becerilerin neden önemli olduğunu sakin bir dille anlatıyorum.

· · 5 dk okuma

Bir yöntem hayatını kolaylaştırmaya başladığında, içinde sessiz bir beklenti doğabiliyor: "Artık her şey yerine oturacak." Kimi zaman gerçekten bazı şeyler yerine oturuyor. Sonra bir sabah fark ediyorsun ki fatura yine unutulmuş, masa yine dolmuş, bir iş yine başlanamıyor. Ve içeriden bir ses "demek ki ben olmadı" diyor.

Bu yazı, "DEHB ilaç yeterli mi?" sorusunun ardındaki o sese bir cevap. İlaç ya da herhangi bir yöntemin her şeyi çözmeyebileceğini, bunun senin eksikliğin olmadığını ve becerilerin neden önemli olduğunu anlatmak istiyorum. Doktor değilim; ilaç önermiyorum, ilaç kullanıp kullanmamanın da senin ve doktorunun kararı olduğunu düşünüyorum. Sadece genel çerçeveyi konuşuyorum.

Kısaca: Hiçbir yöntem, planlama, başlama ve ortam düzenleme gibi günlük becerilerin yerini tam olarak almıyor. Bir yöntem zemini kolaylaştırabilir; beceriler ise küçük, tekrarlı ve merhametli bir pratikle gelişiyor. Yöntem yetmiyormuş gibi hissediyorsan bunu doktoruna anlat.

DEHB ilaç yeterli mi, yoksa beceriler de gerekir mi?

Bu soruya tek bir doğru cevap yok, çünkü DEHB herkeste aynı görünmüyor ve yöntemlere verilen tepki de kişiden kişiye değişiyor. Yine de genel bir fikir paylaşabilirim: bir yöntem yardımcı olduğunda bile, günlük hayatın becerileri kendiliğinden gelmiyor.

Şöyle bir benzetme yapıyorum kendi kendime: iyi bir ayakkabı yolu kolaylaştırabilir ama yolu senin yerine yürümez. Bir yöntem bazı engelleri hafifletebilir; ama bir işi nasıl küçülteceğini, zamanı nasıl görünür kılacağını, ortamı nasıl düzenleyeceğini ayrıca öğrenmek gerekiyor.

Bu bir yöntemi küçümseme değil. Aksine, yöntemin ne yaptığını ve ne yapmadığını bilmek, beklentiyi gerçekçi tutuyor. "Bunu da mı çözmedi?" demek yerine "bunu çözdü, şunu ayrıca çalışmam lazım" diyebiliyorsun. Hangi yöntemin sana uygun olduğu ise tamamen bir hekimin değerlendirmesiyle belli olur.

Hangi beceriler gündelik hayatta fark yaratır?

DEHB ile yaşarken benim fark ettiğim ve çoğu insanın da benzer biçimde sıraladığı bazı beceriler var:

  1. Başlamak. Görevi küçük, somut ve gülünç derecede kolay bir ilk adıma bölmek. "Raporu yaz" yerine "dosyayı aç ve ilk cümleyi yaz."
  2. Zamanı görünür kılmak. Saatin akışı bazen kayboluyor; sayaç, takvim ya da görsel bir plan zamanı somutlaştırıyor.
  3. Ortamı düzenlemek. Dikkati dağıtan şeyleri uzaklaştırmak, ihtiyaç duyulan şeyleri görünür yere koymak.
  4. Dağılınca geri dönmek. Dikkatin dağılması hata değil; asıl beceri, fark edince nazikçe geri dönebilmek.
  5. Duygularla baş etmek. Yoğun bir duyguyu fark etmek, ona bir ad vermek ve bir mola vermek.
  6. Dinlenmeyi planlamak. Uyku, yemek ve ara vermek de beceri sayılır; çoğu zaman en ihmal edilenler bunlar.
  7. Yardım istemek. Birine "yanımda otur", "hatırlat" ya da "birlikte bakalım" diyebilmek.

Bunların hiçbiri "doğuştan olan" bir şey değil; hepsi öğrenilebilir, denenebilir ve zamanla kendine göre uyarlanabilir.

Burada bir şeyi netleştirmek isterim: beceri geliştirmek "daha çok irade göster" demek değil. İradeyi artırma çabası, çoğu zaman aynı duvara daha sert çarpmakla sonuçlanıyor. Beceri ise duvarın etrafından dolaşan bir yol bulmak gibi: aynı çaba, farklı bir yöntemle daha az yorucu hâle geliyor. Bir beceri öğrendiğinde çaban azalmıyor ama daha verimli yere akıyor.

Yöntem yetmiyormuş gibi hissettiğinde

"Ben bir şey kullanıyorum/deniyorum ama hâlâ zorlanıyorum" cümlesi çok yaygın. Bu cümleyi duyduğumda önce şunu söylemek istiyorum: yalnız değilsin ve bu bir eksiklik işareti değil. Bunu taşıyan çok insan var.

Bu hissi taşıyorsan şunlar iyi bir başlangıç olabilir:

  • Hangi alanda zorlandığını tarif et. "Hâlâ zorlanıyorum" yerine "işe başlamakta", "toplantı sonrası hatırlamakta" ya da "akşamları toparlamakta" demek, doktorun daha net yardım etmesini sağlıyor.
  • Süreyi ve bağlamı not et. Bir kaç hafta boyunca ne zaman daha iyi, ne zaman daha zor geçtiğini yazmak yardımcı olabilir.
  • Kendi başına değiştirme. Bir yöntemi kendi başına değiştirmek, bırakmak ya da artırmak sağlıklı değil. Değişikliği doktorla birlikte yap.
  • Beceri desteğini de düşün. Terapi, koçluk ya da destek grupları gibi seçenekler, günlük becerilerle ilgilenmeye uygun alanlar olabilir. Hangisi sana uygun diye bir uzmana sorabilirsin.

Burada önemli olan, "yöntem yetmiyor" cümlesini bir kapanış değil, bir bilgi olarak almak. Bilgi, bir sonraki adımı belirliyor.

İki uç yanılgı

Bu konuda çevremde iki ayrı yanılgı duydum ve ikisi de insanı sıkıştırıyor:

"İlaç al, hallolur." Bu cümle, DEHB'yi tek bir hamleyle çözülebilecek bir şey gibi sunuyor. Kişi yöntemi kullandığı hâlde zorlandığında kendini daha da kötü hissedebiliyor.

"İlaç zayıflık, ilaçsız halletmeliyim." Bu da kimi insanı, yardım alması gerektiği hâlde ondan uzaklaştırıyor, sonra da zorlanmayı kendi hatası gibi görmesine yol açıyor.

İkisinin de ortak noktası, kişiyi tek bir cevabın içine hapsetmesi. Gerçekte kimi insan için yöntem, beceri ve çevre desteği bir arada gerekiyor; kimi için biri ya da ikisi yeterli oluyor. Bu karar kişisel ve tıbbi bir karar; yargılayan bir dille değil, doktorunla yapılan açık bir konuşmayla alınmalı.

Çevre de bir araçtır

Beceriler yalnızca kişinin içinde değil, çevresinde de kuruluyor. Düzenli bir masa, görünür bir takvim, hatırlatma yapan bir arkadaş, açık yazılmış bir görev listesi... Bunlar beceriyi taşıyan dış destekler. DEHB'de içsel olarak taşımakta zorlandığımız şeyleri dışarıya almak çoğu zaman çok daha sürdürülebilir.

Bu yüzden "neden hâlâ yapamıyorum?" diye sormak yerine "bunu yapmayı kolaylaştıran neyi çevreme ekleyebilirim?" diye sormak bana daha çok yardım etti. Çevreyi düzenlemek bir kaçış ya da hile değil; düzenli işleyen bir sistemin ta kendisi. İş yerinde, okulda ya da evde de bu tür küçük düzenlemeleri konuşmak, çoğu zaman mümkün.

Becerileri pratik etmek

Bir beceriyi geliştirmek, bir bilgiyi öğrenmekten farklı: tekrar istiyor. Benim için işe yarayan bazı ilkeler:

  • Haftada tek bir beceriye odaklan. Hepsini birden denemek yerine örneğin sadece "başlamayı küçültmek" üzerine çalış.
  • Küçük ve sık yap. Günde beş dakika, haftada bir saatten daha iyi tutuyor.
  • Sonucu değil, denemeyi kaydet. "Yaptım mı?" değil, "denedim mi?" sorusu daha taşınabilir.
  • Kendine merhametli kal. Bir deneme tutmadığında "yine olmadı" demek yerine "bu yol bana uymadı, başka bir yol deneyebilirim" demek.
  • Yalnız pratik yapma zorunluluğu yok. Bir beceriyi başka birinin yanında denemek bazen ayrı bir kolaylık getiriyor; ben MASA'daki sanal masada başkalarının varlığında ilk adımı atmayı kolay buluyorum, ama bu herkes için aynı değil.

Kendime not

Bir yöntem hayatımı kolaylaştırabilir, ama yine de elimde yapmam gereken küçük işler olacak. Bu bir yetersizlik değil; bu, becerinin bir kas olduğu gerçeği. Her beceri küçük bir adımla başlıyor, yalnız yapıldığında yavaş, desteklendiğinde biraz daha hızlı ilerliyor. Ve her seferinde yeniden başlama hakkım var.

Sık sorulanlar

DEHB'de ilaç tek başına yeterli olur mu?

Bu kişiden kişiye değişir ve karar doktorla birlikte verilir. Genel olarak hiçbir yöntem günlük becerilerin yerini tam olarak almaz; planlama, başlama ve ortam düzenleme gibi beceriler ayrıca desteklenebilir.

Becerileri öğrenmek için uzman desteği şart mı?

Şart değil ama bazen yararlı. Küçük stratejileri kendi başına denemek mümkün; ancak zorlandığın alanları uzmanla konuşmak, doğru yöntemi seçmeni kolaylaştırabilir.

Yöntem işe yaramıyorsa ne yapmalıyım?

Hangi alanda ve ne kadar zorlandığını kısaca not edip doktoruna anlat. Tedaviyi kendi başına değiştirmek yerine, değerlendirmeyi uzmanla birlikte yapmak daha güvenli.

Bu yazı kişisel deneyime dayanır, tıbbi tavsiye değildir. Tanı ve tedavi için bir psikiyatriste ya da doktora danış.

Bunlar da ilgini çekebilir