Alışveriş listesi tutmak: DEHB ile markette kaybolmamak

Markete gidip asıl alacağını unutuyor musun? Alışveriş listesi tutmak DEHB'de neden zor, tek bir listeyle neler değişti? Kendi sistemimi anlatıyorum.

· · 5 dk okuma

Ekmek almak için markete girdim. Eve döndüğümde elimde bir paket mum, iki çeşit kurabiye, yeni bir bulaşık süngeri ve bir kavanoz zeytin vardı. Ekmek yoktu. Mutfağa girip poşetleri boşaltırken fark ettim ve bir an gülsem mi kızsam mı bilemedim.

Bu hikâye bende bir istisna değil, uzun süre bir alışkanlıktı. Alışveriş listesi tutmak, kulağa çok basit gelen ama DEHB'de şaşırtıcı biçimde zor olan işlerden biri. Bu yazıda neden zor olduğunu ve tek bir liste fikrinin bende neleri değiştirdiğini anlatıyorum.

Kısaca: Alışveriş listesi tutmak, biten ürünü fark ettiğin anda kaydetmeyi ve markette o listeye bağlı kalmayı gerektirir. DEHB'de en çok işe yarayan, her zaman yanında olan tek bir liste tutmak, eklemeyi tek harekete indirmek ve listeyi markette bir çapa gibi kullanmaktır.

Alışveriş listesi tutmak neden bu kadar zor?

Bir alışveriş listesi, kâğıt üzerinde basit bir şey. Ama aslında birkaç ayrı becerinin bir araya gelmesini istiyor:

  • Fark etmek. Bir şeyin bittiğini ya da bitmek üzere olduğunu o an görmek.
  • Kaydetmek. Bunu o an, unutmadan bir yere yazmak.
  • Hatırlamak. Markete giderken listeyi yanına almak ya da nerede olduğunu bilmek.
  • Kullanmak. Markette listeye bakmak ve ona bağlı kalmak.

Bu zincirin her halkası bende kopabiliyordu. Deterjanın bittiğini fark ediyordum ama ellerim ıslaktı, sonra yazarım diyordum. Sonra hiç yazmıyordum. Ya da yazıyordum ama buzdolabındaki kâğıda; markete giderken o kâğıt evde kalıyordu. Ya da listeyi yanıma alıyordum ama markette ona bakmayı unutuyordum.

Bir de market ortamının kendisi var. Işıklar, renkler, raf aralarındaki kampanyalar, müzik, kalabalık. Bu kadar çok uyaranın içinde aklımdaki tek bir ürünü tutmak zor. Ekmek için girdiğim markette dikkatim ilk rafta dağılıyor.

Tek liste kuralı

Bende değişimi başlatan şey, kaç tane listem olduğunu fark etmem oldu. Buzdolabında bir kâğıt, telefonda iki ayrı not, bir mesajlaşma uygulamasında kendime yazdığım mesajlar, bir de çantamda buruşmuş bir fiş arkası. Hepsinde farklı şeyler yazıyordu. Hiçbiri tam değildi.

Şimdi tek bir kuralım var: Tek liste. Telefonumdaki tek bir notta. Başka hiçbir yerde değil. Telefonu seçmemin sebebi basit: Her zaman yanımda olan tek şey o. Kâğıt listeyi denedim, sevdim de, ama markete giderken evde kalıyordu.

Bu listeyi telefonun ana ekranına, tek dokunuşla açılacak bir yere koydum. Bir şeyi eklemek için uygulama aramam, menüde gezinmem gerekmiyor. Bu küçük ayrıntı, eklemenin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmemesini belirliyor.

Evi başkalarıyla paylaşıyorsan, ortak bir liste de işe yarayabilir. Herkesin aynı listeye eklediği ve markete kim giderse onun baktığı bir liste. Böylece aynı şey iki kez alınmıyor, biten bir şey de gözden kaçmıyor.

Listeye eklemenin sürtünmesini sıfırlamak

Listeye bir şey eklemek ne kadar kolaysa, o kadar çok ekleniyor. Bende işe yarayan küçük yöntemler şunlar:

  1. Bittiği an ekle. “Sonra yazarım” yok. Son yumurtayı kırdığımda, kabuğunu çöpe atmadan telefonu açıp “yumurta” yazıyorum. Beş saniye.
  2. Sesli eklemeyi dene. Ellerin doluyken telefondaki sesli asistana söylemek. Benim için mutfakta çok işe yarıyor.
  3. Boş ambalajı görünür bırak. Hemen yazamıyorsam, boş kutuyu ya da şişeyi tezgâhın üstüne, göreceğim bir yere koyuyorum. Gördüğümde yazıyorum, sonra atıyorum.
  4. Fotoğraf çek. Belirli bir marka ya da çeşit lazımsa, ürünün fotoğrafını çekip listeye eklemek. Markette raflar arasında hangisi olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorum.
  5. Alışverişten önce kısa bir tur. Mutfağa ve banyoya iki dakikalık bir bakış. Listeye eklemeyi unuttuklarımı yakalıyorum.

Bunların hepsini her zaman yapmıyorum. Ama ilk madde tek başına bile listenin büyük kısmını dolduruyor.

Listeyi markette gerçekten kullanmak

Liste tutmak işin yarısı. Diğer yarısı, onu markette kullanmak. Bende işe yarayan birkaç şey:

  • Listeyi bölümlere göre sıralamak. Sebze meyve, süt ürünleri, kuru gıda, temizlik. Markette bölümden bölüme geçerken listede de sırayla ilerliyorum. Geri dönüp unuttuğum bir şeyi aramak zorunda kalmıyorum.
  • Aldığımı işaretlemek. Sepete koyduğum her şeyin üstünü çiziyorum. Kasaya gitmeden önce listeye son bir kez bakıyorum: Çizilmemiş bir şey kaldı mı?
  • Telefonu elimde tutmak. Listeyi cebe koyduğumda unutuyorum. Elimde açık durduğunda, her rafta bir göz atıyorum.
  • Mümkünse kısa tutmak. Markette ne kadar uzun kalırsam, dikkatim o kadar çok dağılıyor. Listeyle hızlıca girip çıkmak, hem zihnimi hem sepetimi daha sade tutuyor.

Plansız alışveriş ve listenin sınırı

Ekmek yerine mumla dönmenin bir sebebi de, markette gözüme çarpan şeylerin o an çok çekici görünmesi. DEHB'de anlık isteklerle hareket etmek daha kolay olabiliyor. Bunun maddi tarafı ayrı bir konu; burada sadece listenin bu konudaki rolüne değinmek istiyorum.

Liste bende bir çapa gibi çalışıyor. Listede olmayan bir şeyi elime aldığımda kısa bir an duruyorum. Kendime yasak koymuyorum; sadece soruyorum: Bunu gerçekten şimdi mi istiyorum? Emin değilsem, onu bir sonraki alışveriş listesine yazıyorum. Çoğu zaman bir sonraki alışverişte o isteğin çoktan geçtiğini görüyorum. Bazen geçmiyor, o zaman da alıyorum.

Bu yöntem her zaman işe yaramıyor. Bazen yine eve mumla dönüyorum. Ama artık bunu kendimi suçlayarak değil, “demek ki bugün çapa biraz kaydı” diyerek karşılıyorum.

Temel ürünler için sabit bir liste

Son olarak, bende çok işe yarayan bir şey daha var: Evde hep olması gereken ürünlerin sabit bir listesi. Ekmek, süt, yumurta, makarna, tuvalet kâğıdı, bulaşık deterjanı gibi. Bu listeyi alışveriş listesinin en üstüne sabitledim. Her alışverişten önce bu kısa listeye bakıyorum: Bunlardan biri bitti mi, bitmek üzere mi?

Böylece temel ürünleri hatırlamak için hafızama güvenmem gerekmiyor. Liste benim yerime hatırlıyor.

Bu sabit listeye küçük bir kural da ekledim: En kritik birkaç ürün için evde hep bir yedek bulunsun. Tuvalet kâğıdı, diş macunu, bulaşık deterjanı gibi. Biri açıldığında yedeği listeye yazılıyor. Böylece bir şey bittiğinde panikle gece yarısı markete koşmak yerine, bir sonraki alışverişe kadar rahatça bekleyebiliyorum. Yedek, unutkanlığıma karşı küçük bir tampon gibi çalışıyor.

Markete gitmenin kendisi zor geliyorsa, online sipariş de bir seçenek olabilir. Ben bazı haftalarda bunu kullanıyorum. Listeyi uygulamaya aktarmak, raf aralarındaki uyaranlardan uzak kalmak ve sepeti göndermeden önce sakin kafayla bir kez daha bakmak, yorgun dönemlerde işimi kolaylaştırıyor.

Bugünlük bu kadar

Hâlâ bazen ekmeği unutuyorum. Ama artık eve döndüğümde poşetlerin içinde çoğu zaman listemde yazan şeyler oluyor. Bu küçük fark, akşam yemeğinde eksik malzeme yüzünden vazgeçtiğim tarifleri azalttı, aynı şeyi üçüncü kez almamı engelledi.

Bugün telefonunda yeni bir not açıp adını “Alışveriş” koyabilirsin. Ana ekrana taşı. Bir sonraki biten şeyi oraya yaz. Tek liste, tek yer, tek hareket. Gerisi zamanla oturur.

Sık sorulanlar

Alışveriş listesini nerede tutmak daha iyi?

Her zaman yanında olan tek bir yerde. Çoğu insan için bu, telefondaki tek bir not ya da liste uygulamasıdır. Birden fazla liste tutmak, hangisine ne yazdığını unutmaya yol açabilir.

Biten ürünleri listeye eklemeyi nasıl hatırlarım?

Ürün bittiği anda, ertelemeden eklemek en kolayıdır. Bunu kolaylaştırmak için listeyi tek dokunuşla açılabilir tutmak, sesli asistan kullanmak ya da boş ambalajı bir sonraki kontrol anına kadar görünür bir yerde bırakmak işe yarayabilir.

DEHB'de markette plansız alışverişi nasıl azaltabilirim?

Listeyi bir çapa gibi kullanmak, listede olmayan bir şeyi almak istediğinde onu bir sonraki listeye yazmak ve markette geçirilen süreyi kısa tutmak yardımcı olabilir. Burada amaç kendini suçlamak değil, küçük bir duraklama alanı yaratmaktır.

Bu yazı kişisel deneyime dayanır, tıbbi tavsiye değildir. Tanı ve tedavi için bir psikiyatriste ya da doktora danış.

Bunlar da ilgini çekebilir