Taşınmak ve DEHB: kutular, listeler ve bunalma anları

Taşınmak ve DEHB bir araya gelince neden bu kadar yorucu? Kutulamadan ilk haftaya kadar işi küçük parçalara bölen, bunalmayı hafifleten adımları anlatıyorum.

· · 5 dk okuma

Taşınma dönemlerinden aklımda kalan en net şey, üstünde “karışık” yazan kutular. O kutunun içinde ne olduğunu hatırlamıyordum. Açtığımda bir kablo, yarım bir ayakkabı bağı, eski bir şarj aleti ve bir tabak çıktığını gördüm. Hepsi bir aradaydı çünkü o an daha fazla karar verecek halim kalmamıştı.

Taşınmak ve DEHB, birbirini çok zorlayan iki şey. Çünkü taşınmak, yürütücü işlevlerin hepsini aynı anda çağıran bir iş: planlamak, sıralamak, karar vermek, hatırlamak, zamanı kestirmek. Bu yazıda taşınma sürecini küçük parçalara bölmek için bende işe yarayanları paylaşıyorum.

Kısaca: Taşınmak DEHB'de yorucu, çünkü çok sayıda karar ve küçük görev aynı anda geliyor, rutinler de bozuluyor. İşi erken başlayarak parçalara bölmek, kutuları oda oda ve etiketli hazırlamak, bir “ilk gün kutusu” ayırmak ve yeni evde önce ritmi kurmak süreci hafifletebilir. Bunalmak normal; yardım istemek de bu işin parçası.

Taşınmak ve DEHB: neden bu kadar yorucu?

Taşınma benim için aslında tek bir iş değil, yüzlerce küçük işin birleşimi. Bunlardan birkaçı DEHB'de özellikle zorlayıcı:

  • Karar yükü. Bu kalacak mı, gidecek mi? Hangi kutuya girecek? Önce hangisini toplayacağım? Her eşya küçük bir karar demek.
  • Zaman körlüğü. “Bir saatte toparlarım” dediğim oda bir günü alabiliyor. Taşınma tarihi yaklaştıkça bu tahmin hatası panik yaratıyor.
  • Çalışma belleği. Hangi kutuda ne var, kimi aramam gerekiyor, hangi adrese bildirim yapmalıyım? Hepsini aklımda tutmak mümkün değil.
  • Rutinin kaybolması. Yemek, uyku, ders ya da iş düzeni dağılıyor. Rutin de dikkat için bir iskele; kaybolunca her şey daha zor.
  • Duygusal yük. Eski bir evden ayrılmak ya da yeni bir yere alışmak, DEHB olsun olmasın yorucu bir duygusal iş. Dahası, eşyalara bakarken anılar da kutulara karışıyor.

Bu yüzden taşınma sürecinde yorgun, dağınık ya da bunalmış hissetmek bir zayıflık işareti değil; yükün gerçekliğinin bir göstergesi.

Taşınmadan önce: işi küçük parçalara bölmek

Taşınma tarihi belli olduğunda ilk yaptığım şey, her şeyi tek bir kâğıda boşaltmak. Sonra bu listeyi üç başlığa ayırıyorum:

  1. Bürokratik ve idari işler. Adres değişikliği gereken kurumlar, abonelikler, fatura ve posta adreslerinin güncellenmesi. Bu işleri bir yere yazıp birer birer işaretliyorum.
  2. Eşyalar ve kutular. Hangi odadan başlayacağım, hangi eşyalar en son toplanacak?
  3. Taşınma günü. Nakliye, kim gelecek, anahtarlar, temizlik.

Listeyi yazdıktan sonra her maddeye küçük bir tarih koymak yerine, “bu hafta”, “önümüzdeki hafta”, “taşınmadan son birkaç gün” gibi geniş bölmeler kullanıyorum. Kesin tarihler beni baskı altına alıyor; geniş bölmeler daha az.

Bir de olabildiğince erken başlıyorum. Her gün on ya da yirmi dakika bile ayırmak, son hafta yaşanacak paniği azaltıyor. İlk önce en az kullandığım şeylerle başlıyorum: mevsimlik kıyafetler, kitaplar, süs eşyaları. Günlük kullandıklarım en sona kalıyor.

Taşınma sürecinde yardım istemek de planın bir parçası. Bir arkadaşın yanımda oturup eşya sarması, bana bütün işi tek başıma yapmaktan çok daha kolay geliyor. Birinin yanında olmak başlamayı kolaylaştırıyor; aynı mantık burada da geçerli.

Kutulama: bir oda, bir seferde

Kutulama sırasında en büyük hatam, birçok odayı aynı anda açmak ve her yeri yarım bırakmaktı. Şimdi tek bir odayı baştan sona bitirmeye çalışıyorum. Bir oda bitince “bu oda tamam” demek, bana küçük bir kapanış hissi veriyor.

Kutular için kurallarım şunlar:

  • Her kutuya oda ve içerik. “Mutfak: tabaklar ve bardaklar” gibi. “Karışık” yazmıyorum.
  • Etiket iki yerde. Kutunun üstünde ve bir yanında. Üst üste dizilince de okunabiliyor.
  • Renkli çıkartmalar. Her oda için bir renk. Yeni evde taşıyıcılar kutuyu hangi odaya götüreceğini bir bakışta anlıyor.
  • “Bilemediklerim” kutusu. Karar veremediğim eşyalar için ayrı bir kutu. Taşınma sürecinde karar yorgunluğuna girmeden, onları taşınmadan sonra bakmak üzere bir kenara bırakıyorum.
  • Fotoğraf. Bir çekmecenin ya da rafın içini kutulamadan önce fotoğraflamak, yeni evde yerleştirirken işimi kolaylaştırıyor.

Bir de “ilk gün kutusu” ya da çantası hazırlıyorum. İçinde ilk gece ve ertesi sabah için gerekenler var: şarj aletleri, diş fırçası ve temel bakım ürünleri, bir bardak, bir çaydanlık ya da kahve ekipmanı, yatak takımı, birkaç gün yetecek kıyafet, düzenli ihtiyaç duyduğum hayati şeyler (gözlük, varsa ilaçlar gibi), anahtarlar ve önemli belgeler. Bu kutuyu nakliye kamyonuna koymuyor, yanımda taşıyorum.

Taşınma günü: bunalmayı azaltan küçük kararlar

Taşınma günü bende genellikle yoğun duyusal ve duygusal yük demek: gürültü, kalabalık, kararlar, belirsizlik. Birkaç şey bunu hafifletiyor:

  • Gün planını bir gün önce yazıyorum. Saatleriyle değil, sırayla: önce şu, sonra şu.
  • Karar verme yetkisini paylaşıyorum. Birinden, “eşyaları nereye koyacağına sen karar ver” demek, o gün karar yükünü azaltıyor.
  • Yemek ve su. Yoğun günlerde yemek yemeyi unutmak bende çok kolay. Önceden bir şeyler hazırlıyor ya da sipariş edebileceğim bir plan yapıyorum.
  • Dinlenme molaları. Her birkaç saatte bir on dakikalık, sessiz bir mola. Yorgunluk büyümeden dinlenmek, günün sonunu daha kolay kılıyor.

Mükemmel bir taşınma günü hayal etmiyorum. Hedefim, bütün eşyaların yeni eve ulaşması ve benim yıkılmamam.

Yeni evde ilk hafta: önce ritim, sonra düzen

Yeni eve girdiğimde her şeyi hemen yerleştirmek istiyorum. Bu çoğu zaman bir iki gün sonra yoruluyor ve kutuların arasında kayboluyorum. Bu yüzden ilk haftanın hedefini küçültüyorum:

  1. Uyku alanı. Yatak hazır olsun.
  2. Mutfak. Birkaç tabak, çatal, su ısıtıcısı, temel gıdalar.
  3. Banyo. Temel bakım malzemeleri.
  4. Giriş noktası. Anahtar, cüzdan, telefon şarjı için kapının yakınında sabit bir yer. Bunu ilk günden belirlemek, “anahtar nerede” turunu baştan önlüyor.
  5. Günlük ritim. Uyku, yemek, hareket gibi temel rutinleri mümkün olan en kısa sürede tekrar kurmak.

Geri kalan kutuları sırayla, günde bir tane açıyorum. Bir kutu açıp içindekileri yerleştirmek, çok daha yönetilebilir bir iş. Bazı kutular haftalarca kapalı kalabiliyor; bu da sorun değil. Evin yerleşmesi bir hafta değil, birkaç ay alıyor.

Bunalma geldiğinde

Her hazırlığa rağmen bunalma anları gelecek. O anlarda yaptığım şeyler:

  • Durmak. Kutuyu bırakıyor, dışarı çıkıp beş dakika yürüyor ya da bir bardak su içiyorum.
  • Küçültmek. Bütün evi değil, tek bir rafı ya da tek bir çekmeceyi düşünüyorum.
  • Yardım istemek. Bir arkadaşa “yanımda otur, ben kutu açayım” diyebiliyorum.
  • Bırakmak. Bazen en iyi karar, o günü bitirip ertesi gün devam etmek.

Taşınma sonrası uzun süre moralin düşük, uykun bozuk ya da günlük işlerini yapamıyorsan, bunu yalnızca “alışma dönemi” diye geçiştirmeden bir psikoloğa ya da psikiyatriste anlatmak iyi olabilir.

Kendime not

Taşınmak bir hafta sonunda biten bir iş değil, bir dönem. Bu dönemde dağınık, yorgun ve bazen kayıp hissetmem normal. Yapabildiğim kadarını yapıyorum, yardım istiyorum ve ev yavaş yavaş yerine oturuyor.

Yakında bir taşınma varsa, bugün küçük bir adımla başlayabilirsin: Bir kâğıt al, aklındaki her işi sırasız yaz. Sonra üç başlık altında topla. İlk adım yalnızca bu.

Sık sorulanlar

Taşınmak DEHB'li biri için neden bu kadar zor olabilir?

Çünkü taşınmak aynı anda çok sayıda karar, planlama ve sıralama gerektiriyor; rutinler de bozuluyor. Yürütücü işlevlerde zorlanan biri için bu kombinasyon bunaltıcı olabilir.

Taşınırken kutuları nasıl düzenlemeliyim?

Oda ve içerik yazan etiketler kullanmak, “ilk gün kutusu” hazırlamak ve karar veremediklerin için ayrı bir kutu ayırmak işe yarayabilir. “Karışık” yazan kutulardan kaçınmak sonradan çok vakit kazandırıyor.

Yeni eve taşındıktan sonra her şeyi hemen düzenlemem gerekiyor mu?

Hayır. Önce yatak, mutfak ve banyo gibi temel alanları, ardından eşyalarını yerleştirmek yeterli. Bir evin yerleşmesi günler değil, çoğu zaman haftalar ve aylar alıyor.

Bu yazı kişisel deneyime dayanır, tıbbi tavsiye değildir. Tanı ve tedavi için bir psikiyatriste ya da doktora danış.

Bunlar da ilgini çekebilir