“Bu unutkanlık DEHB mi, yoksa yaş mı?” Bu soruyu çevrimiçi sohbetlerde, kadınların kendi yazdıkları paylaşımlarda tekrar tekrar görüyorum. Bazen kaygıyla, bazen espriyle, bazen de yorgun bir iç çekişle soruluyor. Cevabı yok, çünkü cevabı bir blog yazarında değil, kişinin kendi hayatına bakan doktorlarında.
Bu yazıda menopoz ve DEHB üzerine bir bilgi aktarmayacağım, bir tedavi önermeyeceğim. Ben doktor değilim ve bu dönemin tıbbi tarafı beni aşar. Yapabileceğim şey, aklına takılabilecek soruları sıraya dizmek ve onlarla bir doktor randevusuna nasıl hazırlanabileceğini anlatmak.
Kısaca: Menopoz ve DEHB üzerine kesin cevaplar vermiyorum; çünkü bu konu kişiye göre değişir ve tıbbi değerlendirme gerektirir. Bu yazı, fark ettiklerini not etmen ve jinekoloğuna ya da psikiyatristine götürebileceğin soruları hazırlaman için bir başlangıç listesi.
Menopoz ve DEHB neden birlikte konuşuluyor?
Menopoza yaklaşan ya da menopoza giren bazı kadınlar odaklanmanın, kelime bulmanın, planlamanın ya da ruh hâlinin önceki yıllara göre değiştiğini anlatıyor. “Kafamda sis var”, “bir şeyi alıp odaya gidiyorum, ne için geldiğimi unutuyorum” gibi cümleler çok tanıdık. DEHB'li kadınlar da bu cümleleri zaten bildikleri için bir soru doğuyor: Bu benim eski tanıdığım zorluk mu, yoksa yeni bir şey mi?
Bu sorunun iki tarafı da dürüstçe kabul edilmeli. Bir yandan hormonlarla dikkat ve ruh hâli arasında bir ilişki olabileceği sık konuşuluyor. Öte yandan menopoz dönemi uykuyu, enerjiyi ve duyguları da etkileyebiliyor ve bunların her biri tek başına odaklanmayı zorlaştırabiliyor. Yani aynı belirti birkaç farklı kapıdan gelebilir.
Bence işin zor tarafı şu: Bu kapıları dışarıdan, kendi kendine ayırmaya çalışmak insanı yoruyor ve çoğu zaman yanlış sonuca götürüyor. Bunun yerine neyi fark ettiğini sakin sakin kaydedip doğru kişilere götürmek daha az yıpratıcı.
Önce fark ettiklerini not et
Doktora gitmeden önce elinde somut bir şey olması, hem seni hem de karşındakini rahatlatır. Bir ay kadar basit bir not tutmayı deneyebilirsin. Mükemmel olması gerekmiyor; telefonun not uygulamasına yazdığın üç kelime bile yeter.
Notlarında şunlara bakabilirsin:
- Dikkatin ve unutkanlığın ne zaman belirgin değişiyor? Sabah mı, akşam mı, belirli günlerde mi?
- Uykun nasıl? Gece uyanıyor musun, sabah dinlenmiş kalkıyor musun?
- Ruh hâlin, öfken ya da kaygın bu dönemde farklı mı?
- Bu değişiklikler yeni mi, yoksa yıllardır bildiğin DEHB zorluklarının daha yoğun hâli mi gibi geliyor?
- Gündelik hayatını, işini, ilişkilerini ne kadar etkiliyor?
Burada amaç kendine tanı koymak değil. Amaç, doktora “bir şeyler değişti” demenin ötesinde, neyin, ne zaman, ne kadar değiştiğini anlatabilmek.
Doktora sorulabilecek sorular
Aşağıdaki sorular bir kontrol listesi gibi değil, bir sohbet başlatıcı olarak düşünülmeli. Hepsini sormak zorunda değilsin; sana yakın gelenleri seç.
Jinekoloğuna
- Yaşadığım belirtiler menopoza yaklaştığımı düşündürüyor mu?
- Odaklanma, hafıza ve ruh hâlindeki değişiklikler bu dönemle ilişkili olabilir mi?
- Bu dönemde bana özel olarak izlenmesi gereken bir şey var mı?
- Uyku ve enerji sorunlarım için hangi değerlendirmeler yapılabilir?
- Kullandığım ilaçlar ve takviyeler varsa, bunları psikiyatristimle de paylaşmam gerekir mi?
Psikiyatristine
- Yaşadığım zorluklar DEHB ile mi, bu dönemin getirdiği değişimlerle mi, yoksa ikisinin birleşimiyle mi daha uyumlu?
- Kaygı ya da depresif belirtiler bu tabloya nasıl karışıyor olabilir?
- Bu dönemde DEHB ile ilgili izlemem ya da düzenli kontrol ettirmem gereken bir şey var mı?
- Jinekoloğumla ortak bir değerlendirme yapılması işe yarar mı?
- Günlük hayatta kendime nasıl destek olabilirim, bunlar için hangi tür görüşmeler yardımcı olur?
İlaç kullanımı, doz ya da hormonla ilgili bir tedavi söz konusuysa bu kararlar tamamen doktorunla vereceğin kararlar. Kendi başına bir şeyi bırakmak, değiştirmek ya da eklemek için forumlardaki deneyimlere güvenmemeni isterim; herkesin bedeni ve hikâyesi farklı.
Randevuya nasıl hazırlanılır?
DEHB'li biri olarak randevulara hazırlanmanın başlı başına zor olduğunu biliyorum. Unutmak, ne söyleyeceğini toparlayamamak, odadan çıkınca “şunu da sormalıydım” demek. Benim için işe yarayan birkaç küçük şey:
- Soruları önceden yazıp telefonuna ya da kâğıda koymak.
- En önemli üç şeyi en üste yazmak. Zaman azalırsa bunlar kalsın.
- Gerekirse yanına güvendiğin birini almak; bazı insanlar birlikte gittiklerinde daha net anlatabiliyor.
- Görüşmenin sonunda “Özetlersek ne yapacağız?” diye sormak ve bunu yazmak.
Doktora “bende DEHB var” demek de bazen ayrı bir yük. Tanın varsa ve konuşmak istiyorsan, önce bunu söylemek görüşmenin çerçevesini belirler. Tanı konmamış ama şüphen varsa, onu da “DEHB'ye benzer şeyler yaşıyorum, değerlendirmek ister misiniz?” diye sorabilirsin. Tanıyı koymak psikiyatristin işi.
Cevap hemen gelmezse
Cevapsız bir soruyla yaşamak benim için hep zor oldu. Belirsizlik bazen, bir şeyin olmadığının değil, kötü bir şeyin olduğunun işareti gibi hissettiriyor. Oysa çoğu zaman “henüz bilmiyoruz” demek. Bu dönemde bir görüşme yetmeyebilir; bazen iki doktor, birkaç randevu ve biraz zaman gerekebilir.
Beklerken sorunun adı ne olursa olsun işe yarayan bazı şeyler var ve bunlar bir tedavi değil, sadece yükü azaltan küçük düzenler:
- Aklında tutmaya çalıştığın şeyleri dışarı taşımak: tek bir liste, tek bir takvim.
- Önemli eşyalara sabit bir yer vermek.
- Zor gördüğün saatlere ağır işleri koymamak.
- “Bugün sis var” diyebileceğin bir kişi bulmak.
Kendini bu sürede daha çok yargılıyorsan, bu da bir veri. Kendine kızdığın her cümleyi yazıp doktoruna götürebilirsin. “Hep kendime kızıyorum” da önemli bir bilgi.
Yakınlarına nasıl anlatabilirsin?
Yakınların bu değişimleri fark edebilir, bazıları da hiç fark etmeyebilir. İkisi de normal. Anlatmak istersen, uzun bir açıklama yapmak yerine somut bir cümle işe yarayabilir: “Son zamanlarda dikkatimi toplamakta zorlanıyorum, bir uzmanla konuşuyorum. Bu arada bana şunlar iyi gelir…” İhtiyacını söylemek, tanıyı ya da nedeni bilmeden de mümkün.
Tersi de olabilir: Biri “yaş ilerliyor” gibi bir cümle kurup geçebilir. Bu cümlenin sana ait bir hükme dönüşmesine izin vermek zorunda değilsin. Yaşadığın şey belirli bir ismi olan bir durum da olabilir, sadece geçici bir dönem de; bunu ayırt edecek olan kişi onlar değil.
Seni dinlemeyen bir doktorla karşılaşırsan
Bazı kadınların anlattığı bir şey var: Belirtiler “yaşının getirdiği” diye geçiştiriliyor ya da “biraz stres” deniyor. Bu her doktorun tutumu değil, ama yaşanırsa seni çaresiz bırakmamalı. İkinci bir görüş almak kabul edilebilir bir hak. Rahat hissettiğin, seni dinleyen ve sorularını ciddiye alan bir doktor bulmak, bu dönemde kendin için yapabileceğin en değerli şeylerden biri.
Son söz
Menopoz ve DEHB hakkında bilinmesi gerekenlerin çoğunu ben bilmiyorum. Bildiğim şey, hayatındaki değişimleri “benim eksikliğim” diye okumak yerine soruya çevirmenin hafifletici olduğu.
Bu dönemde yaşadığın her şeyin bir adı olmak zorunda değil. Ama dinlenmeyi, sorulmayı ve gerekirse bir uzmanla birlikte düşünmeyi hak ediyorsun. Soruların varsa, onları cesaretle götür.