“Güçlü yanların neler?” sorusu bende bir süre sessizlik yarattı. Zorluklarımı sayabilirdim, bunu ezbere biliyordum: unuttuklarım, ertelediklerim, yetiştiremediklerim. Ama güçlü yanlarım sorulunca sanki soru bana başka bir dilde sorulmuştu. Başka DEHB'li kadınların anlattıklarında da aynı sessizliği duydum.
Bu yazıda DEHB'li kadınların güçlü yanlarını konuşacağız, ama kimseyi parlatmadan ve zorlukları gölgede bırakmadan. Çünkü bir yanımızı görmek için diğerini görmezden gelmek gerekmiyor.
Kısaca: DEHB'li kadınlar yaratıcılık, merak, empati, uyum sağlama ve dayanıklılık gibi yanlarını sık sık anlatıyor. Bunlar herkeste aynı değil ve her zaman işe yaramıyor. Hem güçlü yanları hem de bedellerini birlikte görmek, kendine daha adil bakmanın bir yolu.
DEHB'li kadınların güçlü yanları: bu soru neden bu kadar zor?
Birçok DEHB'li kadın hayatı boyunca eksikleriyle anıldı. “Dağınık”, “dalgın”, “hep geç kalıyor”. Bu etiketler yıllarca duyulunca, güçlü yan sorulduğunda zihin boş bir sayfa gibi kalabiliyor.
Bir de kadınlara özgü bir katman var: Kadınlara kendi başarılarını küçümsemek, “şansmış”, “herkes yapar” demek öğretiliyor. DEHB'li bir kadın hem eksikliklerine odaklanmış bir geçmişten hem de kendini övmeyi öğretmeyen bir kültürden geliyor olabilir. Ortaya çıkan şey, güçlü yanlarını fark edememek.
Bu yüzden bu yazıyı bir övgü listesi gibi değil, bir fark etme egzersizi gibi düşün. Bazı maddeler sana tanıdık gelecek, bazıları hiç gelmeyecek. İkisi de normal.
Anlatılan güçlü yanlar
Aşağıdakiler, kendi deneyimimde ve DEHB'li kadınların anlattıklarında sık duyduğum şeyler. Bilimsel bir sınıflama değil, gözlem.
Yaratıcı bağlantılar kurmak
Birbirine uzak görünen iki şeyi birleştirebilmek, bir sorunu alışılmışın dışında bir yoldan çözmek. Bazı kadınlar bunu işte, bazıları el işlerinde, yazıda ya da evdeki küçük çözümlerde yaşıyor. Dikkatin “yanlışlıkla” başka yerlere kayması, bazen tam da o beklenmedik bağlantıyı getiriyor.
Merak
Bir şeyle ilgilendiğinde derinlemesine ilgilenmek, yeni bir konuya hızla dalmak. Birçok kadın bu merakı, hayatını zenginleştiren bir şey olarak anlatıyor. Merakın bir de tuzağı var, onu aşağıda anlatacağım.
Uyum sağlama
Yıllarca beklentilere uyum sağlamaya çalışmış biri, farklı ortamları ve insanları okumakta pratik kazanabiliyor. Bu bazen iyi bir sezgiye dönüşüyor: Odaya girince havayı hissetmek, kimin rahat kimin gergin olduğunu fark etmek.
Empati
Başkalarının duygularını yoğun hissetmek ve onlarla bağ kurabilmek. Birçok DEHB'li kadın bunu en çok değer verdiği yanlarından biri olarak anlatıyor. Bunun toplumsal olarak kadınlara yüklenen “bakım rolü” ile de iç içe geçtiğini unutmamak gerek; her empatik kadın DEHB'li değil, her DEHB'li kadın da aynı ölçüde empatik değil.
Mizah
Yaşanan aksilikleri anlatırken gülmeyi bulmak. Kendi “gaflarını” bir hikâyeye çevirmek, bazen bir ortamın havasını yumuşatabiliyor. Mizah bazen de bir kalkan; bunu ayırt etmek de ayrı bir iç gözlem işi.
Dayanıklılık
Yıllarca zorlanıp yine de ayakta kalmak. Bunu romantize etmek istemiyorum: Dayanıklılığın bir bölümü, gerekmeyecek kadar çok çabadan geliyor olabilir. Yine de, bir şeyi birçok kez denemek ve yeniden başlamayı öğrenmek, kendi başına değerli bir beceri.
Her güçlü yanın bir bedeli de var
Bu bölüm, bu yazının en önemli kısmı. Çünkü güçlü yanları konuşmak, ancak bedellerini de konuşursak dürüst olur.
- Empati, aşırı yüklenmeye, başkalarının duygularını taşıyıp tükenmeye dönüşebilir.
- Uyum sağlama, kendini kaybedecek kadar maskelemeye dönüşebilir.
- Merak, yarım kalan projelere ve sürekli yeni bir şeye geçmeye yol açabilir.
- Dayanıklılık, “yardım istemem, ben hallederim” alışkanlığına dönüşebilir.
- Mizah, canını yaktığı şeyleri ciddiye almamak için bir perde olabilir.
Bunları yazmam “güçlü yanların aslında zayıflık” demek için değil. Aynı özelliğin hem işe yarayan hem yoran yüzü olabileceğini göstermek için. Benim için bu dengeyi görmek, kendime hem daha az yüklenmeyi hem de daha az küçümsemeyi öğretti.
Güçlü yan, görev tanımı değildir
Bir şeyde iyi olmak, sürekli o şeyi yapmak zorunda olmak anlamına gelmiyor. Empatik biri olmak, herkesin duygusal çöp kutusu olmak değil. İyi organize edebilmek, ailenin ve iş yerinin görünmez yöneticisi olmak demek değil. Kadınlar için bu çizgi çoğu zaman kolayca bulanıyor.
“Bunu iyi yapıyorsun” cümlesi, bazen sessiz bir görev ataması. Fark ettiysen kendine sorabilirsin: Bu benim seçimim mi, yoksa herkesin alıştığı bir düzen mi?
Güçlü yanlar günlük hayatta nasıl görünüyor?
“Güçlü yan” kulağa büyük bir şey gibi geliyor, oysa çoğu zaman gündelik hayatın küçük anlarında saklı. Bazı örnekler:
- Planlar son anda değiştiğinde paniğe kapılmak yerine hızla başka bir yol bulmak.
- Bir arkadaşın sesindeki küçük değişikliği fark edip “iyi misin?” diye sormak.
- Sıkıcı bir toplantıda, kimsenin aklına gelmeyen bir fikri ortaya atmak.
- Kriz anında, herkes dağılırken sakin kalıp yapılacak ilk şeyi söylemek.
- Yeni bir konuyu birkaç günde kavrayıp başkasına anlatabilmek.
Bunların her biri her gün olmuyor. Bazı günler tam tersini yapıyorsun: planlar değişince bunalıyorsun, toplantıda hiçbir şey söyleyemiyorsun. Güçlü yanlar bir sabit özellikten çok, uygun koşulda ortaya çıkan eğilimler gibi. Hangi koşulda ortaya çıktıklarını fark etmek, onları kolaylaştırmak için de bir ipucu.
Güçlü yanlarla ilgili üç yanlış anlama
“Güçlü yanların varsa, zorluk çekmemelisin.” Bu doğru değil. İyi fikirleri olan biri, o fikirleri yazıya dökerken zorlanabilir. İkisi aynı kişide yaşıyor.
“Güçlü yanlarına odaklan, gerisi düzelir.” Güçlü yanları bilmek çok işe yarayabilir ama zorlukların yerini almıyor. Güçlü bir hayal gücü, fatura gününü kendiliğinden hatırlatmıyor.
“Herkesin güçlü yanı var, sorun sende.” Bu cümle, güçlü yanını bulamayanı bir kez daha eksik bırakıyor. Güçlü yanları fark edememek bir kusur değil, çoğu zaman uzun süre eleştirilmiş olmanın doğal sonucu.
Kendi güçlü yanlarını fark etmek için sorular
Kimseyi bir kalıba sokmak istemiyorum. Ama işe yarayabilecek birkaç soru önerebilirim:
- Başkalarının sana sık söylediği ama senin “önemli değil” diye geçtiğin şeyler neler?
- Hangi işleri yaparken zaman akıp gidiyor ve yorgunluk değil, hafif bir canlılık hissediyorsun?
- Başkaları zorlanırken sen hangi durumlarda sakin kalabiliyorsun?
- Hangi zorlukları aştığında “bunu nasıl yaptım?” diye şaşırdın?
- Hangi konularda çevrendekiler sana danışıyor?
Cevaplarını bir kâğıda ya da telefona yaz, birkaç gün sonra tekrar oku. Genellikle ilk günkü cevaplar küçültülmüş oluyor; ikinci okumada başka şeyler görünür hâle geliyor. Gerekirse bunu güvendiğin bir arkadaşınla ya da bir psikologla paylaşabilirsin.
Güçlü yan arayışı bir baskıya dönüşmesin
Bir de şu var: Güçlü yan bulamamak da bir sorun değil. Bazı dönemlerde sadece zorluklarla baş etmek bile yeterince büyük bir iş. “Güçlü yanlarını bul” demek, “mutlaka bir şey bulmalısın” baskısına dönüşebiliyor. Böyle zamanlarda yapman gereken tek şey kendine nazik davranmak; güçlü yanların seni beklemeye devam edecek.
Ayrıca tek başına bir listeye indirgenmek zorunda değilsin. Sen bir güçler ve zorluklar toplamı değilsin; ikisinden de fazlasısın.
Son söz
DEHB'li kadınların güçlü yanları gerçek. Zorlukları da gerçek. Bu ikisini aynı cümlede söyleyebilmek, bence kendimize yapabileceğimiz en adil şeylerden biri.
Eğer bugün hiçbir güçlü yanını göremiyorsan, bunun sadece bir sessizlik olduğunu, bir yokluk olmadığını hatırla. Soru sormaya devam et.