Kadınlarda DEHB: neden bu kadar sık gözden kaçıyor?

Kadınlarda DEHB neden çoğu zaman gözden kaçıyor? Maskeleme, kaygıyla karışan belirtiler ve beklentiler üzerine deneyimden gelen kapsamlı bir rehber.

· · 8 dk okuma

"Sen mi? Ama sen gayet düzenli görünüyorsun." Bu cümleyi DEHB'den söz eden pek çok kadından dinledim; bir benzerini ben de duydum. Kulağa iltifat gibi geliyor ama içinde küçük bir kapı kapanıyor: Demek ki görünen yeterince dağınık değilse, yaşanan da gerçek sayılmıyor.

Kadınlarda DEHB, uzun süre "yaramaz erkek çocuk" imgesinin gölgesinde kaldı. Sınıfta yerinde duramayan, sürekli konuşan, dikkat çeken çocuk resmi zihnimize öyle yerleşti ki, pencereden dışarı bakarak saatlerce başka dünyalara giden kızlar bu resmin dışında kaldı. Bu yazıda kadınlarda DEHB'nin neden bu kadar sık gözden kaçtığını, nasıl görünebildiğini ve fark ettiğinde neler yapabileceğini, kendi deneyimimden ve dinlediklerimden yola çıkarak anlatmak istiyorum.

Bir şeyi baştan söyleyeyim: Ben uzman değilim. DEHB ile yaşayan bir kadınım ve bu yazı bir tanı rehberi değil, bir harita taslağı.

Kısaca: Kadınlarda DEHB çoğu zaman daha sessiz belirtilerle seyredebildiği, maskelemeyle örtüldüğü ve kaygı ya da depresyonla karıştırılabildiği için gözden kaçabiliyor. Kendinde bu tabloyu tanıyorsan, yaşadıklarını not alıp bir psikiyatriste danışmak en sağlam adım.

Kadınlarda DEHB nedir, neden ayrıca konuşuyoruz?

DEHB nörogelişimsel bir durumdur; yani beynin dikkat, dürtü ve öz düzenleme süreçlerini nasıl yönettiğiyle ilgilidir. Tanı ölçütleri cinsiyete göre değişmez. Ama aynı ölçütlerin gündelik hayatta nasıl göründüğü, kişinin içinde büyüdüğü beklentilerle şekillenebiliyor.

Kızlardan genellikle uyumlu, sessiz, düzenli ve başkalarını düşünen olmaları beklenir. Bu beklentiyle büyüyen biri, içindeki karmaşayı dışarı yansıtmamayı erkenden öğrenebiliyor. Sonuçta belirtiler kaybolmuyor; sadece yer değiştiriyor. Sınıfta kıpırdanmak yerine zihinde kıpırdanıyor, sesli bir dağınıklık yerine sessiz bir yorgunluk olarak yaşanıyor.

Bu yüzden "kadınlarda DEHB" diye ayrı bir başlık açmak, farklı bir durum tarif etmek anlamına gelmiyor. Aynı durumun başka bir kılıkta nasıl dolaşabildiğine bakmak anlamına geliyor. Bu kılığı tanımak, hem kendini hem de çevrendeki kadınları daha adil görebilmenin yolu.

Kadınlarda DEHB belirtileri nasıl görünebilir?

Her kadının hikâyesi başka. Yine de DEHB'li kadınların birbirine anlattıklarında sık sık tekrar eden bazı temalar var. Ben de kendimde bunların bir kısmını tanıyorum:

  • Sessiz dalgınlık: Konuşmanın ortasında zihnin başka bir yere gitmesi, sonra "evet, evet" diyerek akışa yeniden tutunmaya çalışmak.
  • İç huzursuzluk: Dışarıdan sakin görünürken içeride hiç susmayan bir motor sesi.
  • Zihinsel yorgunluk: Günü "normal" geçirmek için harcanan enerjinin akşam hepsini birden geri istemesi.
  • Erteleme ve son dakika telaşı: İşin ancak baskı artınca başlayabilmesi, sonra o telaşın bedelini ödemek.
  • Duygusal yoğunluk: Küçük bir eleştirinin içeride beklenenden çok daha büyük yankılanması.
  • Unutkanlık ve kaybolan eşyalar: Anahtar, randevu, söz verilen telefon. Ve her birinin ardından gelen utanç.
  • Aşırı telafi: Unutmamak için on alarm kurmak, her şeyi üç kez kontrol etmek, geç kalmamak için bir saat erken çıkmak.

Bu listedeki maddelerin hiçbiri tek başına DEHB demek değil. Herkes zaman zaman dalgın, unutkan ya da yorgun olabilir. Önemli olan, bunların ne kadar süredir, hayatın kaç alanında ve ne yoğunlukta yaşandığı. Bunu değerlendirmek de bir uzmanın işi.

Hayatın farklı alanlarında nasıl görünebilir?

Bu belirtiler bir laboratuvarda değil, gündelik hayatın tam ortasında yaşanıyor. Bu yüzden bazen en kolay sahnelerden tanınıyor.

İş hayatında bu, uzun bir toplantının ortasında konuyu kaçırıp sonradan bir iş arkadaşına "ne karar verdik?" diye yazmak olabilir. Ya da ilgini çeken bir projeye saatlerce gömülürken basit bir formu haftalarca ertelemek.

Evde, kafanda dönen ve hiç bitmeyen bir liste olarak görünebilir: alınacaklar, ödenecekler, aranacaklar. Hepsini aynı anda hatırlamaya çalışırken hiçbirine başlayamamak.

İlişkilerde ise bir arkadaşın doğum gününü unuttuğun için günlerce kendini kötü hissetmek ya da bir konuşmanın ortasında aklının başka yere gittiğini fark edip utanmak şeklinde ortaya çıkabilir. Bu sahnelerin her biri tek başına küçük; ama üst üste bindiklerinde kişinin kendine bakışını derinden etkileyebiliyor.

Neden bu kadar sık gözden kaçıyor?

Kadınlarda DEHB'nin geç fark edilmesinin tek bir nedeni yok. Birbirine dolanmış birkaç iplik var.

Maskeleme ve aşırı telafi

Birçok DEHB'li kadın, zorlandığı yerleri örtmek için yıllar içinde ince ayarlı stratejiler geliştiriyor. Listeler, alarmlar, gece geç saatlere kadar süren yetiştirme mesaileri, hep gülümseyen bir yüz. Dışarıdan bakan "ne kadar düzenli" diyor; içeride ise her gün yeniden kurulan bir iskele var.

Ben de uzun süre düzenli görünmenin bedelini fark etmedim. Sadece neden bu kadar yorulduğumu anlamıyordum. Başkalarına sıradan görünen bir günü bitirdiğimde, sanki maraton koşmuş gibi oluyordum.

Kaygı ve depresyonla karışması

DEHB ile yaşamanın getirdiği sürekli yetişememe hissi, zamanla kaygıyı ya da çökkünlüğü besleyebiliyor. Bir kadın ilk kez yardım almaya gittiğinde çoğu zaman bu en görünür tabloyla gidiyor. Kaygı ya da depresyon gerçekten oradaysa onların ele alınması çok önemli. Ama altta yatan dikkat ve düzenleme güçlükleri soru olarak masada durmazsa, resmin bir parçası eksik kalabiliyor. Bu ayrımı yapmak bir psikiyatristin işi.

"Yaramaz çocuk" imgesi

Hareketli, sınırları zorlayan çocuk resmi o kadar baskın ki, sessizce hayal kuran kızlar çoğu zaman "dalgın", "hayalperest" ya da "biraz dağınık" diye etiketlenip geçiliyor. Etiket bir açıklama gibi duruyor ama aslında soruyu kapatıyor.

Hayatın yükü arttıkça görünür olması

Bazı kadınlar, okul yıllarını bir şekilde idare ettiklerini, ama sorumluluklar çoğaldıkça kurdukları sistemlerin çöktüğünü anlatıyor: iş, ev, ilişkiler, bazen çocuklar. Dışarıdan kurulan yapı, yani okul takvimi ya da ailenin hatırlatmaları çekildiğinde, içerideki zorluk daha açık hâle gelebiliyor. Bazı kadınlar da döngü, hamilelik ya da menopoz gibi dönemlerde belirtilerinin farklı hissettirdiğini söylüyor; bu konuları mutlaka bir doktorla konuşmak gerekiyor.

Kadınlarda DEHB ve "iyi kadın" beklentileri

Bu konunun sadece beyinle değil, rollerle de ilgili olduğunu düşünüyorum. Evi aklında tutan, doğum günlerini hatırlayan, herkesin ruh hâlini fark eden, işte de aksatmayan kadın imgesi... Bu beklentilerin çoğu tam da DEHB'nin zorlandığı yürütücü işlevlere dayanıyor: planlama, hatırlama, önceliklendirme, bir işten ötekine geçebilme.

Bu yüzden DEHB'li bir kadın, zorluğunu çoğu zaman bir kişilik kusuru gibi yaşıyor. "Herkes yapabiliyor, ben neden yapamıyorum?" sorusu, beynin nasıl çalıştığına dair bir soru olmaktan çıkıp "ben nasıl bir insanım?" sorusuna dönüşüyor. Utanç da tam burada büyüyor.

Bir de kıyas var. Çevrendeki kadınlar ya da ekranda gördüğün hayatlar, aynı anda her şeyi idare ediyormuş gibi görünebiliyor. Oysa gördüğün çoğu zaman sadece vitrin. Herkesin kendi dağınık çekmecesi var; sadece bazılarımızınki daha sık açılıyor ve kapatmak daha fazla enerji istiyor.

Benim için dönüm noktası, bu sorunun yerini değiştirmek oldu. "Neden beceremiyorum?" yerine "Bu iş benim beynime nasıl uyar?" diye sormak. Cevap her zaman hoş çıkmıyor ama en azından suçlamadan başlıyor.

Kendinde bunu tanıyorsan ne yapabilirsin?

Bu yazıyı okurken içinden "bu benim" dediysen, önce bir nefes al. Kendini tanımak tanı koymak değil; ama bir başlangıç.

Bir uzmana giderken

  1. Not almaya başla. Birkaç hafta boyunca seni en çok zorlayan anları, unuttuklarını, ertelediklerini kısa kısa yaz. Doktora giderken aklındakilerin uçup gitmesini engeller.
  2. Geçmişe nazikçe bak. Okul yıllarına dair hatırladıklarını, karnelerdeki öğretmen yorumlarını, ailenin anlattıklarını düşün. DEHB çocuklukta başlayan bir durum olduğu için bu bilgiler değerlendirmede işe yarayabilir.
  3. Bir psikiyatriste başvur. Yetişkinlerde DEHB tanısını psikiyatrist koyar. İnternetteki testler ya da sosyal medya içerikleri merak uyandırabilir, ama bir değerlendirmenin yerini tutmaz.
  4. Eşlik eden durumları da konuş. Kaygı, uyku, ruh hâli ya da döngüyle ilgili gözlemlerin varsa bunları da paylaş. Resmin bütününü görmek önemli.
  5. Değerlendirmeyi beklerken kendine destek kur. Tanı olsa da olmasa da zorlandığın yerler gerçek. Küçük düzenlemeler yapmak için kimseden izin almana gerek yok.

Duygusal tarafı da hesaba kat

Kendini bu tabloda tanımak her zaman sadece rahatlatıcı olmuyor. Bazı kadınlar önce derin bir rahatlama, ardından beklenmedik bir yas yaşadığını anlatıyor: Keşke daha önce bilseydim, keşke kendime bu kadar yüklenmeseydim. Bazen de öfke geliyor; neden kimse fark etmedi diye.

Bu duyguların hepsi anlaşılır ve aynı anda var olabilir. Onları bastırmaya çalışmak yerine bir arkadaşla, bir destek grubunda ya da bir psikologla konuşmak yükü hafifletebilir. Kendini yeniden tanımak zaman alan bir süreç; acele etmene gerek yok.

Günlük hayatta işe yarayabilecek küçük düzenlemeler

Bunlar reçete değil; bende ya da dinlediğim kadınlarda bir ölçüde işe yarayanlar. Hepsini birden denemene gerek yok. Birini seç, bir hafta bak.

  • Hatırlamayı dışarı taşı: Kafanda tutmaya çalıştığın her şey zihinsel yük. Görünür bir yere yazılmış tek bir liste, on ayrı nottan daha nazik.
  • Görevleri küçült: "Evi topla" yerine "masanın üstündeki bardakları mutfağa götür". Başlamak bitirmekten daha zor olabiliyor; o yüzden başlangıcı küçült.
  • Yanında biri olsun: Biri aynı odada ya da ekranın öbür ucunda kendi işini yaparken başlamak bazen daha kolay. MASA'yı da biraz bu yüzden geliştirdim; yanında sessizce çalışan birinin varlığı bazı günler beklenmedik bir fark yaratabiliyor.
  • Enerjine göre planla: Her günün aynı kapasitede olmadığını kabul et. Zor günler için bir "en az versiyon" listen olsun.
  • Maskeyi indirebileceğin yerler bul: Seni anlayan bir arkadaş, bir destek grubu, belki sadece bir defter. Her yerde idare ediyormuş gibi yapmak zorunda değilsin.

Kadınlarda DEHB hakkında yaygın yanlış inanışlar

Bu konuda dolaşan bazı cümleler, kadınların kendilerini fark etmesini geciktirebiliyor. Birkaçını burada bırakmak istiyorum:

  • "Okulda iyiydin, DEHB olamazsın." Okuldaki iyi notlar bazen yoğun çaba, kaygı ve gece yarısı mesaileriyle ayakta tutulur. İyi not, zorlanmadığın anlamına gelmez.
  • "DEHB'liler hep hiperaktif olur." Hareketlilik her zaman dışarıdan görünmez; bazen içeride, düşüncelerde yaşanır.
  • "Herkes biraz DEHB'li." Herkes dikkatini zaman zaman kaybeder. DEHB ise hayatın birçok alanını uzun süre etkileyen bir örüntüdür.
  • "Bu yaşa kadar idare ettiysen gerek yok." İdare etmek ile iyi olmak aynı şey değil. Bazen idare etmenin bedeli, kimsenin görmediği bir yorgunluktur.
  • "Biraz daha dene, olur." DEHB'li kadınların çoğu zaten fazlasıyla deniyor. Eksik olan çaba değil; çoğu zaman o çabanın beyne uygun bir yere yönelmesi.

Bu inanışları bırakmak, yaşadığını küçümsemeden adını koyabilmenin ilk adımlarından biri.

Son söz

Kadınlarda DEHB'nin gözden kaçması çoğu zaman tek bir kişinin hatası değil; uzun süre yanlış resme bakmamızın sonucu. Belki sen de yıllarca o resimde kendini bulamadın ve zorluklarını karakterine yazdın.

Kendime sık sık hatırlattığım bir şey var: Fark etmenin geç bir zamanı yok, sadece fark etmek var. Ondan sonrası kendini suçlamadan, merakla ve gerektiğinde bir uzmanla birlikte yürünecek bir yol. Bu rehberdeki diğer yazılarda o yolun farklı köşelerine, maskelemeden döngüye, ev yükünden arkadaşlıklara tek tek bakacağız.

Sık sorulanlar

Kadınlarda DEHB belirtileri erkeklerden farklı mı?

Tanı ölçütleri cinsiyete göre değişmez ama belirtiler kadınlarda çoğu zaman daha sessiz ve içe dönük görünebilir: dalgınlık, iç huzursuzluk, yoğun zihinsel yorgunluk gibi. Bu yüzden dışarıdan fark edilmesi daha zor olabilir.

Kadınlarda DEHB neden geç fark ediliyor?

Sık anlatılan nedenler arasında belirtilerin daha sessiz olması, maskeleme ve belirtilerin kaygı ya da depresyon sanılması var. Kişisel bir değerlendirme için psikiyatriste başvurmak gerekir.

Yetişkin bir kadın olarak DEHB'den şüpheleniyorsam ne yapmalıyım?

Yaşadıklarını birkaç hafta not alıp bir psikiyatriste götürmek iyi bir başlangıç olabilir. Yetişkinlerde DEHB tanısını psikiyatrist koyar; internetteki testler yalnızca fikir verir.

Bu yazı kişisel deneyime dayanır, tıbbi tavsiye değildir. Tanı ve tedavi için bir psikiyatriste ya da doktora danış.

Bunlar da ilgini çekebilir