Kapıyı arkamdan kapattığım an omuzlarımın düştüğünü hissettiğim çok gün oldu. Dışarıda her şey yolundaydı: Zamanında gelmiştim, sorulara cevap vermiştim, gülmüş, dinlemiş, not almıştım. Kimse bir şey fark etmemişti. Ama eve vardığımda üzerimde görünmez bir kostüm vardı ve onu çıkarmak bütün akşamımı alıyordu.
Bu kostümün bir adı olduğunu öğrenmem zaman aldı: DEHB maskeleme. Bu yazıda maskelemenin ne olduğunu, kadınlarda neden bu kadar sık konuşulduğunu ve "iyi idare ediyor" görünmenin içeride neye mal olabildiğini anlatmak istiyorum.
Kısaca: DEHB maskeleme, zorlandığın yerleri başkaları görmesin diye geliştirdiğin örtme ve telafi davranışlarıdır. Dışarıdan düzenli görünmeni sağlar ama çoğu zaman yoğun yorgunluk, kaygı ve "kimse beni gerçekten tanımıyor" hissiyle ödenir.
DEHB maskeleme nedir?
Maskeleme, en basit hâliyle, zorlandığın şeyin üstünü örtmek. Unutkanlığını gizlemek için her şeyi üç kez kontrol etmek. Dalgınlığını gizlemek için konuşmada başını sallamak ve bağlamdan tahmin yürütmek. Geç kalmamak için herkesten bir saat önce yola çıkmak. Dağınık görünmemek için misafir gelmeden önce bütün eşyaları bir dolaba tıkmak.
Bunların hiçbiri kendi başına kötü değil. Bazıları gerçekten işe yarayan stratejiler. Sorun, bunların bir seçim olmaktan çıkıp zorunluluğa dönüşmesi ve altında yatan nedenin "kimse fark etmesin" olması.
Bence maskelemeyi strateji kullanmaktan ayıran şey niyet ve bedel. Strateji hayatını kolaylaştırır. Maske ise başkalarının gözündeki bir imajı korur ama çoğu zaman senin hayatını zorlaştırır.
Gündelik hayatta maskeleme nasıl görünür?
Maskeleme çoğu zaman o kadar sessizdir ki, yapan kişi bile fark etmez. Kendimde ve başka kadınların anlattıklarında tanıdığım bazı sahneler:
- Bir talimatı anlamadığında sormak yerine başkalarının ne yaptığını izleyip taklit etmek.
- Unuttuğun bir ismi, sohbet boyunca hiç kullanmadan idare etmek.
- Bir işi yetiştirmek için gece geç saatlere kadar çalışıp ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi davranmak.
- Bir toplantıda dikkatin dağıldığında, sonradan notlara gizlice bakıp boşlukları doldurmak.
- Başlayamadığın bir işin gecikmesini "çok yoğundum" diyerek açıklamak.
- Arkadaş ortamında hep neşeli ve enerjik görünmek, eve dönünce saatlerce kimseyle konuşamamak.
Bu davranışların her biri o an için bir sorunu çözüyor. Ama birlikte düşünüldüğünde, gün boyu süren görünmez bir performansa dönüşüyor. Ve performans, ne kadar iyi olursa olsun, yoruyor.
Kadınlar neden daha çok maskeliyor olabilir?
Bunu kesin bir kural gibi söylemek istemem, ama DEHB'li kadınların anlattıklarında maskeleme çok sık karşıma çıkıyor. Bence bunun bir kısmı kızlara erkenden öğretilen şeylerle ilgili:
- Sessiz ve uyumlu olmak takdir edilir.
- Başkalarının ihtiyaçlarını fark etmek bir erdem sayılır.
- Dağınıklık kızlarda daha sert yargılanabilir.
- "Düzgün görünmek" bir sorumluluk gibi sunulur.
Bu beklentilerle büyüyen biri, zorlandığı yerleri göstermemeyi çok erken öğrenebiliyor. Ve maskeleme ne kadar iyi çalışırsa, DEHB o kadar görünmez kalıyor. Bu yüzden bazı kadınlar belirtileri yıllarca kimseye, hatta kendilerine bile fark ettirmeden yaşayabiliyor.
Bir de övgünün tuzağı var. Maskeleme işe yaradıkça "ne kadar düzenlisin", "her şeye nasıl yetişiyorsun" gibi cümleler duyuyorsun. Bu cümleler hem iyi hissettiriyor hem de maskeyi çıkarmayı zorlaştırıyor. Çünkü çıkarırsan o övgüyü de kaybedeceğinden korkuyorsun.
"İyi idare ediyor" görünmenin bedeli
Maskenin bir faturası var ve genellikle sonradan geliyor. Kendimde ve dinlediğim kadınlarda en sık gördüğüm kalemler şunlar:
- Gün sonu çöküşü: Bütün gün tuttuğun şeyin akşam bir anda bırakılması. Kanepeden kalkamamak, kimseyle konuşamamak.
- Sürekli tetikte olmak: Bir şeyi unutacağım, yanlış anlayacağım, fark edilecek kaygısıyla dolaşmak.
- Sahtekâr hissi: Övüldüğünde içinden "aslında bilseler..." diye geçirmek.
- Yardım isteyememek: Herkes seni idare eden biri olarak tanıdığı için, zorlandığını söylemenin inandırıcı olmayacağını düşünmek.
- Kendini kaybetmek: Maskeyi o kadar uzun takmak ki, altındaki yüzü tanıyamamak.
Bu son madde bana en çok dokunanı. Bir dönem neyi gerçekten sevdiğimi, neyin bana iyi geldiğini ayırt etmekte zorlandığımı fark ettim. Çünkü uzun zamandır "benden ne bekleniyor?" sorusuyla yaşıyordum.
Maskenin altında kalan sadece zorluklar değil. Bazen merak, oyunbazlık ve kendiliğindenlik de oraya gömülüyor. Maskeyi biraz gevşetmek, yalnızca zorlukları göstermek değil, bu yanlara da yeniden nefes alacak yer açmak demek.
Uzun süren maskeleme kaygı ve tükenmişlikle de iç içe geçebiliyor. Bunlardan biri ya da birkaçı seni gündelik hayatında ciddi şekilde zorluyorsa, bir psikiyatrist ya da psikologla konuşmak iyi bir adım olur.
Maskeyi biraz gevşetmek: nereden başlanır?
Maskeyi bir anda çıkarıp atmak gerçekçi değil, her ortamda güvenli de olmayabilir. İş yerinde, ailede, bazı ilişkilerde maskeyi korumak senin için bilinçli bir tercih olabilir ve bu da anlaşılır. Benim önerim onu biraz gevşetmek. Bende işe yarayan birkaç adım:
Neyi örttüğünü fark et
Bir hafta boyunca "şu an saklıyorum" dediğin anları not al. Belki bir toplantıda bir şeyi kaçırıp sormadığın an, belki unuttuğun bir randevuyu başka bir bahaneyle açıkladığın an. Yargılamadan, sadece fark etmek için.
Bir güvenli alan bul
Maskeyi indirebileceğin tek bir kişi bile çok şey değiştirebilir. "Bugün kafam çok dağınık, toparlanamıyorum" diyebileceğin bir arkadaş. Ya da benzer şeyler yaşayan kadınlarla bir araya geldiğin bir topluluk.
Telafiyi dönüştür
Her şeyi üç kez kontrol etmek yerine, gerçekten işe yarayan tek bir sistem kurmayı dene. Mesela tek bir takvim, tek bir liste. Amaç kusursuz görünmek değil, kafandaki yükü dışarı taşımak.
Küçük açıklamalar yap
"Sözlü söylenenleri kolay kaçırıyorum, bunu yazılı da gönderebilir misin?" demek, kendini tamamen açmadan maskeyi biraz gevşetmenin bir yolu. İhtiyacını söylemek için tanını açıklamak zorunda değilsin. Benim için bu tür cümleler, maskeyle tam açıklık arasında bir köprü oldu. Söyledikçe de korktuğum kadar büyük tepkiler gelmediğini gördüm.
Maskeleme ile strateji arasındaki fark
Bunu ayırt etmek için kendime sorduğum birkaç soru var:
- Bunu yapınca hayatım kolaylaşıyor mu, yoksa sadece başkalarının gözünde mi iyi görünüyorum?
- Bunu yapmasam ne olacağından korkuyorum?
- Bunun bedeli bana ne kadar enerji olarak geri dönüyor?
Alarm kurmak bir strateji olabilir. Ama alarmı kaçırdığında kendini günlerce suçluyorsan, oradaki asıl yük alarm değil, utanç. Utancı azaltmak bazen yeni bir sistemden çok daha fazla işe yarıyor.
Kendime not
Maskeyi takmayı öğrenmenin bir nedeni vardı. Belki o zamanlar seni korudu, belki hâlâ bazı yerlerde koruyor. Ona düşman olmana gerek yok.
Ama bir yerde, en azından tek bir yerde, yüzünü olduğu gibi gösterebilmeyi hak ediyorsun. Dağınık, unutkan, yorgun hâlinle de sevilebileceğin bir alan. Benim için o alanı bulmak, yeni bir planlayıcıdan çok daha fazla işe yaradı.