Küçük finansal hedefler: DEHB'li zihnin tutunabildiği hedefler

Küçük finansal hedefler, DEHB'de uzak ve büyük hedeflerden çok daha sürdürülebilir. Küçük, somut ve yakın hedefleri nasıl seçtiğimi anlatıyorum.

· · 5 dk okuma

“Bir yıl içinde şu kadar birikim yapacağım.” Bu cümleyi kaç kez kurduğumu hatırlamıyorum. Ve kaç kez ilk iki ayda tutup üçüncü ayda unuttuğumu da. Hedefe niyetim hep gerçekti ama hedefin kendisi, benim için fazla büyük, fazla uzak ve fazla soyuttu.

DEHB'li bir zihin için hedef belirlemek, sadece ne istediğini bilmekle ilgili değil; hedefin nasıl göründüğüyle de ilgili. Bu yazıda küçük finansal hedeflerin bende neden işe yaradığını, nasıl seçtiğimi ve hedefi tutturamadığımda ne yaptığımı anlatıyorum. Finansal tavsiye değil; kendi denemelerim.

Kısaca: DEHB'de uzak ve büyük para hedeflerinin ödülü gecikmiş olduğu için motivasyonu sürdürmek zorlaşabilir. Küçük, somut, yakın ve görünür hedefler ilerleme hissini sık sık yaşatır ve sürdürmeyi kolaylaştırır. Hedef bir ceza aracı değil, bilgi kaynağı olmalı.

Büyük hedefler neden kayboluyor?

Bende büyük hedeflerin kaybolmasının birkaç sebebi var.

Uzaklık. Bir yıl sonrası, bende “yok” gibi bir şey. Henüz gelmedi, görünmüyor, hissedilmiyor. Bugün atılan küçük bir adımın o uzak sonuca nasıl katkı sağladığını zihnimde canlandıramıyorum.

Soyutluk. “Biraz birikim yapmak” ya da “parayı daha iyi yönetmek” gibi hedefler net değil. Neyi yapacağım, ne zaman, nasıl? Netlik yoksa başlamak da zor.

Ödül gecikmesi. Hedefe ulaştığımda hissedeceğim iyi duygu çok uzakta. Bu arada her gün vazgeçmem gereken şeyler var. Bugünkü bir keyfi, uzak bir hedef için bırakmak, bende zor bir takas.

Mükemmeliyetçi bir başlangıç. Büyük bir hedef koyunca, tam da mükemmel olmayı bekliyorum. Bir ay aksayınca “hedef bozuldu” diye bırakıyorum. Ya hep ya hiç düşüncesi, hedeflerimin en büyük düşmanı oldu.

Küçük finansal hedefler nasıl olmalı?

Küçük bir finansal hedefi, benim için işe yarar kılan birkaç özellik buldum.

  1. Kısa süreli. Bir hafta, iki hafta, en fazla bir ay. Bitiş çizgisi görünmeli.
  2. Somut. “Daha az harcayacağım” değil, “bu hafta bir faturayı ödeyeceğim.” Ne yapacağım belli.
  3. Tek bir eylem. Bir hedefte tek bir iş. Üç şeyi birden hedeflemek çoğu zaman hiçbirini yapmamakla bitiyor.
  4. Ölçülebilir. Bittiğinde “oldu” ya da “olmadı” diyebilmeliyim. Yarı belirsiz hedeflerde ilerleme hissi oluşmuyor.
  5. Görünür. Bir yere yazılmış, bir listede işaretlenebilir ya da bir çizelgede boyanabilir.

Bu beş özellik bir araya geldiğinde hedef, “bir gün yapacağım” kategorisinden “bu hafta yapacağım” kategorisine geçiyor.

Hangi hedefleri seçiyorum?

Bu kısımda tutar vermiyorum çünkü herkesin durumu farklı. Ama bende işe yarayan hedef türlerini paylaşabilirim.

Düzen hedefleri

  • Bir faturayı son günden önce ödemek.
  • Bir aboneliği gözden geçirip gereksizse iptal etmek.
  • Haftalık harcama bakışını üst üste iki hafta yapmak.
  • Önümüzdeki ay için gelen ödemelerin bir listesini çıkarmak.

Bu hedefler paraya dokunmuyor ama düzene dokunuyor. Düzen oturunca, paraya dair diğer şeyler de kolaylaşıyor.

Beklemek hedefleri

  • Bir plansız alışverişi sepette iki gün bekletmek.
  • Bu hafta bir sipariş hakkını planlı kullanmak.
  • Haftalık keyif payının bir kısmını kullanmadan hafta sonuna taşımak.

Bu hedefler dürtünün kendisine değil, dürtü ile eylem arasındaki mesafeye dokunuyor.

Birikim hedefleri

Küçük birikimler de yapılabilir; ama bende bunlar “bir miktar ayırmak” gibi soyut değil, “bu ay şu kutuya şu kadar atmak” gibi somut olunca işe yarıyor. Burada tutar vermiyorum; senin bütçen sana ne söylüyorsa onunla başla. Ne kadar olduğundan çok, tutarlı olması önemli. Bir yatırım ya da birikim ürünü seçimi ise ayrı bir konu; bunun için bir finansal danışmana ya da güvendiğin bir uzmana bakmak daha doğru.

Bir ayı dört küçük hedefle kurmak

Hedeflerimi aya yayarken bir sıra kullanıyorum. Her hafta tek bir küçük hedef. Dört hafta, dört hedef. Örneğin birinci hafta bir düzen hedefi (gelen ödemeleri listelemek), ikinci hafta bir bekleme hedefi (plansız bir alışverişi sepette bekletmek), üçüncü hafta bir görünürlük hedefi (haftalık harcama bakışını yapmak), dördüncü hafta bir birikim hedefi (küçük bir kutuya düzenli ayırmak). Bunlar sadece bir örnek; kendi aylarına göre değiştirebilirsin.

Bu yapının güzel yanı, her hafta yeni bir başlangıç sunması. Bir hafta aksasa, ertesi hafta yeni bir sayfa açıyorum. Zaten bir hafta içinde bitmesi gereken hedefte, geçen haftanın yükü yok. DEHB'de “yeniden başlayabilmek”, çoğu zaman sürdürebilmekten daha değerli bir beceri.

Dikkat ettiğim bir şey de hedef sayısı. Aynı anda üç dört hedef koymak cazip geliyor ama genelde hepsini yarım bırakıyorum. Bir tane yeterli. Birini bitirmenin verdiği his, dördünü yarım bırakmanın verdiğinden çok daha iyi.

İlerlemeyi görünür kılmak

Hedefin küçük olması yetmiyor, ilerlemeyi görmem de gerekiyor. Bende birkaç şey işe yarıyor:

  • Bir kâğıda “hedef” yazıp duvara asmak. Her tamamlanan adıma çarpı atmak.
  • Telefon takviminde “yapıldı” diye işaretlemek.
  • Hedef için küçük bir çizelge hazırlayıp her gün ya da her hafta bir kareyi boyamak.
  • Tamamlanan hedeflerin listesini tutmak. Ay sonunda geriye bakıp “şunları yapmışım” demek çok iyi hissettiriyor.

Bu görünürlük, uzak ödülün yerine daha yakın bir ödül koyuyor: ilerleme duygusu. Bu duygu benim için çok değerli çünkü anlık ödüle duyarlı bir zihnim var ve “yapıldı” işaretinden bile küçük bir tatmin alabiliyorum.

Hedefi kimle paylaşacağım da önemli. Bir hedefi yalnız taşımak bazen ağır. Güvendiğim birine “bu hafta şunu yapacağım” demek, hem sorumluluk hem de küçük bir destek yaratıyor. Karşımdaki bunu kontrol etmek zorunda değil; sadece söylemiş olmak bile bende bir bağlılık oluşturuyor. Bir hafta sonra “oldu mu?” diye sorduğunda, ister evet ister hayır, konuşabileceğim biri var. Bu da hedefi daha az yalnız ve daha az utanç verici kılıyor.

Hedefi tutturamadığımda

Bazı hedefleri tutturamıyorum ve bunu bir başarısızlık olarak görmemeye çalışıyorum. Hedef bir ölçü değil, bir deney. Tutmazsa şu soruları soruyorum:

  • Hedef fazla büyük müydü?
  • Zamanlaması yanlış mıydı? Yoğun bir haftaya mı denk geldi?
  • Eksik olan bir şey var mıydı: hatırlatma, görünürlük, destek?
  • Hedef gerçekten benim için önemli miydi, yoksa “yapmam gerekir” diye mi koymuştum?

Cevaplara göre hedefi küçültüyorum, ertesi haftaya kaydırıyorum ya da bırakıyorum. Bırakmak da bir karar; her hedefin sonuna kadar gitmesi gerekmiyor. Önemli olan, hedefin beni cezalandırmaması.

Bir de şunu hatırlıyorum: Küçük hedefler büyük hedeflerin yerine geçmek zorunda değil. İkisi birbirini besleyebilir. Uzun vadeli bir plan varsa, küçük hedefler onun basamakları olabilir. Uzun vadeli planlar ve yatırımlar konusunda ise kendi başıma karar vermek yerine uzmanla konuşmak istiyorum.

Kendime not

Küçük hedefler büyük hayalleri küçümsemek değil; onlara gerçekçi bir yoldan yaklaşmak. Bir hafta, bir adım, bir çarpı.

Bu hafta tek bir küçük hedef seç: yapılabilir, somut, bir hafta içinde bitebilecek bir şey. Bir kâğıda yaz, bir yere as. Bittiğinde çarpı at ve kendine kısa bir teşekkür et. Büyük hikâye, çoğu zaman bu küçük çarpılarla yazılıyor.

Sık sorulanlar

Küçük finansal hedef nedir?

Kısa sürede tamamlanabilen, somut ve ölçülebilir bir para hedefidir; örneğin bir faturayı erken ödemek, bir aboneliği gözden geçirmek ya da belirli bir hafta için harcama planı yapmak. Amaç hızlı bir ilerleme hissi yaratmak.

DEHB'de uzun vadeli hedefler neden işe yaramıyor?

Uzak ve soyut hedeflerin ödülü gecikmiş olduğu için motivasyonu sürdürmek zorlaşabilir. Küçük hedefler ödülü yaklaştırır ve ilerlemeyi görünür kılar; ama uzun vadeli planlar da önemli, ikisini birlikte düşünmek mümkün.

Hedefime ulaşamazsam ne yapmalıyım?

Hedefi suçluluk için değil, bilgi için kullan. Neden zorlandığına bak, hedefi küçült ya da süreyi uzat. Para konusunda ciddi zorluk yaşıyorsan bir finansal danışmana danışmak iyi olur.

Bu yazı kişisel deneyime dayanır, tıbbi tavsiye değildir. Tanı ve tedavi için bir psikiyatriste ya da doktora danış.

Bunlar da ilgini çekebilir