Bazı yemekler senin yerine çalışıyor. Yoğurtlu fırın patates onlardan biri: elli dakikanın büyük kısmı boyunca sen hiçbir şey yapmıyorsun. Patatesler fırında kendi kendine pişiyor, sen de mutfağın dışında başka işlerle ilgilenebiliyorsun.
Neden işe yarıyor?
Aktif iş neredeyse sadece başlangıçta: yıka, deldir, yağla, tepsiye koy. Bu beş dakikayı başardıktan sonra yemek kendi kendine ilerliyor. DEHB'li bir günde ihtiyacım olan şey bu: başlamak zor, sürdürmek kolay.
Bekleme süresi uzun olduğu için “şimdi ne yapacağım” boşluğu kalıyor. Ben bu süreyi çoğu zaman küçük bir işe ayırıyorum; çamaşırı asmak, masayı toplamak gibi. Ama bunu da zorunlu tutmuyorum. Sadece oturmak da olur.
Kendini zorlamadan
En düşük enerjili hâl şu: patatesi yıka, çatalla delikler aç, tepsiye koy, fırına ver. Yağı ve tuzu unuttuysan yoğurt ve peynirle toparlarsın. İstediğin kadar sade olabilir.
Fırını açmak bile zor geliyorsa mikrodalga bir seçenek. Biraz farklı bir tat çıkar ama karnın doyar. Bence o gün için önemli olan da bu.
Fırını unutmamak için
Fırında yemek pişirirken en büyük tehlike unutmak. Sayaç kurduğum hâlde bile bazen mutfaktan çıkıp başka bir şeye dalıyorum. Bu yüzden fırın kapısının önüne, gözüme çarpacak bir yere küçük bir not bırakıyorum: “fırın açık”. Sayaç çalınca da hemen kalkıp patatesleri çıkarıyorum. Tepsi sıcak olacağı için eldiven ya da tutacak kullanmayı unutma.
Yanına ne yakışır?
Basit bir domates salatası ya da turşu yeter. Çok acıkmışsan üstüne haşlanmış yumurta ya da ton balığı koyabilirsin. Ben çoğu zaman yoğurdu bol tutuyorum, çünkü böylece başka bir şey hazırlamam gerekmiyor. Bir de patatesi kabuğuyla yiyorum; soymakla uğraşmıyorum.
Bir saat kadar sonra karşında sıcak ve yoğurtlu bir akşam yemeği olacak; kendin için o kadar da büyük bir emek vermiş olmayacaksın.