Makarna, benim için “hiçbir şey yapacak halim yok ama yemek lazım” gecelerinin klasiği. Ama olağan yöntemde bile üç aşama var: suyu kaynat, makarnayı pişir ve süz, sonra sosu hazırla. Tek tavada makarna tarifi bu zinciri tek bir hareketin içine topluyor.
Neden işe yarıyor?
Dikkati dağılan bir kafayla en çok sevdiğim şey, aynı anda iki ocağı kontrol etmek zorunda olmamam. Makarna suyunun kaynamasını bekleyip başka bir şeye dalmak, sonra taşan suyla uğraşmak yok. Tek tava, tek iş: pişir ve izle.
Süzgeci ve ikinci tencereyi tezgâhtan çıkarmamak da bulaşıktaki gizli yükü hafifletiyor. Yemek bitince sadece tava ve tabaklar kalıyor.
Kendini zorlamadan
En düşük enerjide makarna, su, tuz ve bir kaşık salça yeter. Sarımsağı ve kaşarı atla; su çekilince bir parça yağ ya da tereyağı ekleyip karıştır. Sade ama sıcak bir yemek olur; “sade makarna ama bir tık daha lezzetli” gibi.
Sarımsak soymak zor geliyorsa sarımsak tozu iş görüyor. Hiç doğrama yapmadan, ekstra malzemesiz de yemek çıkabilir.
Son beş dakikaya dikkat
Su çekilirken makarna tavanın dibine tutunmaya meyilli. O yüzden son beş dakikada tavadan fazla uzaklaşmamaya çalışıyorum. Pişme süresi için telefona sayaç kuruyorum; sürenin yarısında da ikinci bir hatırlatıcı çalıyor ve “karıştır” diyor. Böylece uzun uzun başında durmuyorum ama unutmuyorum da.
Sosu değiştirmek istersen
Salçalı hâl benim temel tarifim. Dolapta bir domates varsa rendeleyip suyun bir kısmının yerine kullanabilirsin; yoğurtlu seversen ocağı kapattıktan sonra bir kaşık yoğurt eklemek de iyi gidiyor. Ama bunlar zorunlu değil. Aynı tarifi aynı şekilde birkaç kez yapmak, her seferinde yeni bir şey düşünmekten çok daha rahat.
Bu akşam yemek tek tavada hazırsa, bence iyi bir akşamın küçük bir işareti.