Akşam yemeği bir sorun gibi gelmeye başlayınca ben çoğu zaman menemene dönüyorum. Çünkü menemende “şu sırayla, şu ölçüyle” diye bir baskı yok. Biber, domates, yumurta; bir tava; bitti. Kolay menemen tarifi dediğim de bu: ayrıntıya takılmadan, düşünmeden yapılabilen hâli.
Neden işe yarıyor?
Yemeği DEHB için zorlayan şey çoğu zaman adım sayısı. Bu tarifte aklında tutacağın birkaç hareket var: kavur, rendele, bekle, kır. Domatesi doğramak yerine rendelemek de işi kısaltıyor; elimde kalan tek şey bir kabuk, onu atıp geçiyorum.
Sıcak ve bildik bir yemek olması da önemli. Yorgun bir akşam yeni bir şey denemeye halim olmuyor. Tanıdık bir tat, “yemek yapabildim” duygusunu bana kolayca veriyor.
Kendini zorlamadan
En kötü gününde biberi atla, sadece domatesi rendele, yağda beş dakika pişir, sonra yumurtaları kır. İki malzeme, bir tava. Ekmeği tavadan doğrudan yersen tabak bile kirlenmez. Bence bu hâliyle de sağlam bir yemek.
Domates mevsiminde değilse ya da sulu bir domatesin yoksa, bir yemek kaşığı salça ve biraz su ekleyerek benzer bir şey çıkarabilirsin. Kusursuz olması gerekmiyor; menemen biraz dağınık yenmeyi seviyor.
Ocak başında dikkat
Ocakta bir şey pişerken telefona dalmak çok kolay: bir bildirim, bir video, ve tava çoktan koyulaşmış. O yüzden sayaç kuruyorum ve telefonu ocaktan biraz uzağa, ama sesini duyacağım bir yere bırakıyorum. Yumurtayı kırdıktan sonraki iki dakika ise tavanın başından ayrılmıyorum; yemek en çok orada yanıyor.
Sofraya ne eklenir?
Ekmek tabii, bir de varsa peynir ya da zeytin. Ben genellikle sadece ekmekle yiyorum; yanına bir şey eklemek karar yükünü artırıyor. Menemenin kendisi zaten dolu bir yemek. Çay demlemeye gücüm varsa demliyorum, yoksa bir bardak su da yetiyor.
Bu akşam kendine sıcak bir tava yemek yaptıysan, bence küçük ama gerçek bir iş başardın.