Yumurta, mutfakta en çok güvendiğim malzemelerden biri. Ama her sabah ya da akşam tek tek haşlamak, bir de kabuğunu temizlemek yorucu olabiliyor. Haşlanmış yumurta hazırlığı bunu tek seferlik bir işe çeviriyor: bir tencere, altı yumurta, bir kez ocak.
Neden işe yarıyor?
Dolapta hazır bir parça yemek olduğunu bilmek, yemek kararını çok kolaylaştırıyor. Yorgun bir sabahta yarım ekmek ve bir yumurta; yorgun bir akşamda bir kase salata ve yumurta. Hiçbirinde tava, yağ ya da bekleme yok.
DEHB'li biri olarak benim için bu tür “hazır parçalar” çok değerli: yemeği baştan yapmak yerine hazır parçaları birleştiriyorum. Başlama eşiği düşüyor.
Kendini zorlamadan
Altı yumurta çok geliyorsa üç tane haşla. Tencere yerine küçük bir tava da olur. Soğuk suya almayı unuttuysan da dert değil; kabuğu biraz zor soyulur, o kadar.
Sayaç kurmayı da mümkün olduğunca basit tut: kaynamaya başlayınca sayaca bas, bitince yumurtaları suyun içinden çıkar. Adım sayısı bu kadar.
Dolapta nasıl durmalı?
Yumurtaları kabuklarıyla, kapalı bir kapta ve dolabın orta raflarından birinde saklıyorum. Kapağın üstüne bir bant yapıştırıp pişirme gününü yazıyorum. Böylece “bu ne zamandı” sorusunu bir daha düşünmüyorum. Soyulmuş yumurtayı ise daha çabuk yiyorum. Bir yumurta kokarsa ya da görüntüsü tuhafsa tereddüt etmeden çöpe atıyorum.
Haşlanmış yumurtalar masada beklemesin diye, soğuyunca hemen kabı kapatıp dolaba kaldırmaya çalışıyorum. Bu, sonradan düşünme yükünü de azaltıyor.
Haşlanmış yumurtayı nerede kullanıyorum?
Kahvaltıda tuzla ve ekmekle, öğlen salatanın üstüne, akşam yoğurtlu bir pilavın yanına. Bazen sadece çantadan çıkarıp yiyorum; elde hazır bir şey olunca atıştırmak kolaylaşıyor. Hiçbirini önceden planlamıyorum. Bir kap yumurta var, ben de “bugün ne yiyeceğim” sorusunu en az bir öğün için yanıtlamış oluyorum.
Dolapta seni bekleyen bir kap yumurta, o hafta kendine bıraktığın en küçük kolaylık olabilir.