Bazı günler “yemek yemeliyim” cümlesi kafamda dönüyor ama ne yapacağım belli olmuyor. Mutfağa gidiyorum, dolaba bakıyorum, bir şey seçemeyip geri dönüyorum. Fıstık ezmeli muz bu döngüyü bitiren küçük bir yöntem: iki malzeme, birkaç hareket.
Neden işe yarıyor?
Bu atıştırmalıkta karar sayısı bir elin parmaklarından bile az: muz, ezme, ikisi birlikte. Pişirme yok, doğrama yok, sıcak bir şey yok; takip etmen gereken bir kap da yok.
Bir şeye dalıp yemeyi unuttuğum günlerde de işe yarıyor. Yemeği hızlıca “var etmek” için bir kolaylık. Üç dakikada iki üç lokma yapıp masaya geri dönebiliyorum, böylece iş de yarım kalmıyor.
Kendini zorlamadan
Sürmeye bile enerjin yoksa muzu soy, kaşıkla fıstık ezmesinden bir parça al, sırayla ye. Tabağa, bıçağa ya da kesme tahtasına ihtiyacın yok. Önce ezme, sonra muz da bir yöntemdir.
Mutfağa gitmeye de halin yoksa muzu ve ezmeyi önceden çalışma masana ya da çantana koyabilirsin. Yemeğin sana gelmesi, senin yemeğe gitmenden bazen daha kolay.
Sese kulak asma
Tatlı bir şey yemek bazen kafamda eski bir sesi uyandırabiliyor: “bunu yememeliydim.” Bu tarifte o sese kulak asmamayı seçiyorum. Karnım aç, elimde bir muz var; yeterince iyi.
Muzun kararmasından da çekinme. Fazla olgun muz daha tatlı oluyor ve ezmeyle birlikte yumuşak bir tat veriyor. Çok sert, yeşilimsi bir muz ise ezmeyle yemesi biraz zor; o durumda halka halka kesmek işi kolaylaştırır.
Biraz daha doyurucu olsun istersen
Bir bardak süt ya da çay yanına yakışıyor ama zorunlu değil. Çok acıktığın bir günde muzun üzerine biraz yulaf serpmek işi biraz daha doyurucu yapabilir. Ben çoğu zaman bunlarla uğraşmıyorum; iki lokmada bitirip işime dönüyorum. Önemli olan, o saatte karnına bir şey girmiş olması.
Bugün sadece bir muz ve bir kaşık ezme yaptıysan, kendine bakmış sayılırsın.