Çoğu zaman şöyle başlıyor: Bir akşam bir videoda birinin seramik yaptığını izliyorum ve ertesi sabah sepetimde henüz hiç çamurla uğraşmadığım bir hobinin malzemeleri duruyor. Fırça setleri, bir tezgâh önlüğü, bir kitap, hatta küçük bir ışık. Hepsi “yeni başlayanlar için olmazsa olmaz” etiketli ve ben o an gerçekten öyle olduğuna inanıyorum.
Yeni hobiye başlamak DEHB'li bir zihin için büyük bir keyif. Ama hobiyle birlikte gelen malzeme alışverişi de bir o kadar tanıdık bir tuzak. Bu yazıda, hobi harcamalarını nasıl dengelemeye çalıştığımı, ekipmanın neden bazen başlamanın yerine geçtiğini ve yarım kalan hobilerle nasıl barıştığımı anlatıyorum. Finansal tavsiye değil; kendi denemelerim.
Kısaca: DEHB'de yeni hobinin heyecanı çoğu zaman malzeme alışverişine dönüşüyor ve ekipman, asıl başlamanın yerine geçebiliyor. Küçük başlangıç seti, ödünç ya da ikinci el ekipman ve “önce iki hafta dene” kuralı, hem bütçeyi hem suçluluğu hafifletiyor. Hobiyi bırakmak başarısızlık değil, bir bilgi.
Hobi malzemesi neden bu kadar kolay alınıyor?
Bende birkaç şey aynı anda çalışıyor.
Birincisi, yeni bir ilgi benim için çok yoğun bir enerji. Bir şeye merak sardığımda, o merak bütün zihnimi dolduruyor. Bu enerjiyi bir yere akıtmam gerekiyor ve malzeme almak, o enerjiye hemen bir çıkış sağlıyor. Bir şey almak, hobiye bir adım atmış gibi hissettiriyor.
İkincisi, “doğru ekipman” fikri. “İyi bir fırça olursa daha iyi çizerim”, “şu kamerayı alırsam fotoğraf çekmeye başlarım” gibi düşünceler çok ikna edici. Oysa çoğu hobide başlamak için ihtiyaç duyulan şey çok daha az. Ama yeni başlayan biri neyin gerekli olduğunu bilmediği için her şeyi gerekli sanıyor.
Üçüncüsü, hazırlanmak da keyifli. Malzemeleri seçmek, karşılaştırmak, kutuyu açmak, masayı kurmak... Bu aşamalar kendi içinde tatmin edici ve bazen asıl hobiden daha çok tatmin ediyor. Hazırlık o kadar güzel ki bazen asıl işe hiç geçemiyorum.
Hobiyle ilgili bir başka tuzak da “hobiyi ciddiye alma” baskısı. Bir şeyi sevmeye başlayınca hemen onu “düzgün yapmam gerektiği” hissine kapılıyorum. Düzgün yapmak da çoğu zaman daha iyi malzeme, daha fazla kaynak ve daha çok para demek. Oysa bir hobinin amacı, çoğu zaman keyif ve rahatlık. İlk denemelerimin düzgün olmaması, hatta çirkin olması gayet normal. Çirkin çizimlerle, eğri bardaklarla başlayabilmek, yeni bir alanda başlamanın doğal bedeli. Kendime ilk dönem için “kötü yapma izni” vermek, malzemeye olan ihtiyacımı da azaltıyor.
Ekipman başlamanın yerine geçtiğinde
Bunu ilk fark ettiğim zaman, malzeme kutumun dolu ama hobimin boş olduğunu gördüğüm zamandı. Bir şeyi başlatmak zor; malzeme almak kolay. DEHB'de başlamak zaten yürütücü işlevlerin en çok zorlandığı yerlerden biri. Bu yüzden bir hobiye başlamak yerine ona hazırlanmak, daha kolay bir alternatife dönüşüyor.
Alınan her malzeme de bir tür söz gibi duruyor: “Bunu aldım, artık yapmalıyım.” Ama bu söz bazen beni teşvik etmek yerine suçlulukla yüklüyor. Bir köşede duran kapalı kutu, her gördüğümde “yapmadın” diyor. Bu da hobiye geri dönmeyi daha da zorlaştırıyor.
Burada kendimi suçlamak istemiyorum. Bu tuzak çok insani ve yeni bir şeye heyecan duymanın doğal bir yan etkisi. Ama kalıbı fark etmek, onu biraz yumuşatmamı sağlıyor.
DEHB'de hobi harcamaları: dengelemek için ne denedim?
İki hafta kuralı
Yeni bir hobiye merak sardığımda, malzeme almadan önce en az iki hafta mevcut olanla denemeye çalışıyorum. Elimdeki kâğıt ve kalemle, ödünç aldığım bir ekipmanla ya da bedava bir çevrim içi kaynakla. İki hafta sonra hâlâ heyecanlıysam ve gerçekten bir şey üretiyorsam, o zaman malzemeye bakıyorum. Bu bekleme, bir ilgiyle gerçek bir hobi arasındaki farkı gösteriyor.
Küçük başlangıç seti
Mümkün olduğunca en küçük ve en basit seti alıyorum. “Profesyonel set” yerine “deneme seti”. Bir şeyin bütün çeşitlerini değil, bir tanesini. İhtiyaç olursa sonra eklemek her zaman mümkün. Başlangıç setini küçük tutmak, hobi yarım kalsa bile kaybımı sınırlıyor.
Ödünç, ikinci el, paylaşım
Bazı malzemeleri ödünç alabilirim, ikinci el bulabilirim ya da bir atölye ya da kütüphane gibi ortak alanlarda kullanabilirim. Bunlar özellikle pahalı ekipmanlar için işe yarıyor. Hobiyi sevip sevmediğimi anlamak için yeni bir şey almama gerek yok.
Hobi bütçesi
Aylık bütçemde küçük bir “hobi payı” ayırdım. Yeni bir ilgi çıktığında o paydan harcıyorum. Pay bittiyse beklemek zorundayım. Bu, harcamayı yasaklamıyor ama bir sınır çiziyor. Sınır olunca karar vermem de kolaylaşıyor, çünkü her şeyi alamayacağımı biliyorum.
Satın almadan önce sorular
Sepetteki bir hobi malzemesine bakarken kendime şu soruları soruyorum:
- Bunu bugün kullanacak mıyım, yoksa “bir gün” kullanacağım bir şey mi?
- Bunun olmadan başlayabileceğim bir sürümü var mı?
- Hobiye başlamamak için bir bahane mi arıyorum, yoksa gerçekten bu malzeme mi eksik?
- İlgim sönerse bunu başkasına devredebilir miyim?
İlk soru bana en çok şey söyleyen. “Bir gün” kelimesi geldiğinde genellikle o malzeme kutuda kalacak demektir. Bugün kullanacaksam, almak mantıklı.
Yarım kalan hobiler ve suçluluk
DEHB'li biri olarak hobilere ilgim dalgalı oluyor. Birini bir dönem çok seviyorum, sonra başka bir şeye kayıyorum. Bunu uzun süre bir kusur olarak gördüm. Her bırakılan hobiyi, boşa giden paranın ve zamanın kanıtı sandım.
Şimdi biraz farklı bakmaya çalışıyorum. Bir hobiyi denemek, bir bilgi kazanmak demek: Neyi sevdiğimi, hangi süreçten hoşlandığımı, hangi hobinin bana hitap etmediğini öğreniyorum. Bu bilgi bazen çok işe yarıyor. Örneğin bir hobiyi bırakmış olsam bile, elimle bir şey yapmanın bende ne kadar iyi geldiğini öğrenmiş oluyorum.
Yarım kalan malzemeyle ne yaptığım da önemli. Bazılarını bir kutuya koyup “bir süre bekleyecek” diyorum ve kutuyu bir köşeye kaldırıyorum. Bazılarını bir arkadaşa veriyorum ya da satıyorum. Malzemenin bir yerde işe yaraması, suçluluğu azaltıyor. Hiçbir malzemenin yıllarca bir köşede duran suçluluk kaynağı olmasını istemiyorum.
Ne zaman uzman desteği düşünmeli?
Hobi harcamaları bir noktada kontrolden çıkıp borca ya da sürekli bir kaygıya dönüşüyorsa, bunu küçümsememek önemli. Finansal bir danışman ya da borç yönetimi konusunda uzman biri bu durumda yararlı olabilir. Dürtüsel harcamanın DEHB ile ilgisi hakkında kafan karışıksa bir psikiyatristle konuşmak da seni rahatlatabilir.
Tekrar eden bir kalıp varsa ve bu seni yoruyorsa, tek başına çözmen gerekmiyor.
Kendime not
Yeni bir hobiye merak sarmak güzel bir şey ve bunu bastırmak istemiyorum. Sadece merakla ekipman alışverişini birbirinden ayırmaya çalışıyorum. Önce denemek, sonra küçük almak, sonra gerekirse eklemek.
Bu hafta aklında bir hobi varsa, bir şey satın almadan önce elinde olanla ya da bedava bir kaynakla on beş dakika dene. Sonra kendine sor: Devam etmek istiyor muyum? Cevap “evet” ise, o zaman malzemeye bakmanın tam zamanı.